Ana içeriğe geç
Sözlük

rejim ile cümle

rejim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Bunu size anlatmak için, 1975 ile 1979 arasındaki Kızıl Kmerler rejimini anlatan kısa bir klibim var.Для того, щоби все пояснити, у мене є коротке відео про режим Червоних кхмерів з 1975 по 1979 роки.
Bunu size anlatmak için, 1975 ile 1979 arasındaki Kızıl Kmerler rejimini anlatan kısa bir klibim var.За да обясня това, съм подготвил кратък видеоклип с разказ за режима на Червените кхмери от 1975 до 1979 г.
Bunu size anlatmak için, 1975 ile 1979 arasındaki Kızıl Kmerler rejimini anlatan kısa bir klibim var.טוב, כדי להסביר את זה יש לי וידאו-קליפ קצר שיסביר את משטר הקמר רוז' ("הקמרים האדומים") בין 1975 ל1979
Bunu size anlatmak için, 1975 ile 1979 arasındaki Kızıl Kmerler rejimini anlatan kısa bir klibim var.حسناً لشرح ذلك، لدي فيديو قصير لتوضيح حكم دولة الخمير الحمر في الفترة من 1975 الى 1979.
Bunu size anlatmak için, 1975 ile 1979 arasındaki Kızıl Kmerler rejimini anlatan kısa bir klibim var.クメールルージュ政権を 説明する短いビデオを用意しました 1975年4月17日
Bu rejimi istemiyoruzDas Volk möchte das Regime stürzen!
Bu rejimi istemiyoruzLe peuple veut renverser le régime
Bu rejimi istemiyoruzالشعب يريد إسقاط النظام
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Aceste regimuri au dat naștere la ceva înăuntrul nostru, în această perioadă.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Ces régimes ont créé quelque chose en nous pendant cette période.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Deze regimes hebben ons tijdens deze periode gevormd.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Diese Regime erzeugten etwas in uns während dieser Zeit.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Estes regimes criaram algo entre nós durante esse período.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Estos regímenes generaron algo dentro nuestro en este período.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Ezek a rendszerek valamit belénkültettek ebben az időszakban.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.이 정권들은 이 기간 동안 우리 내부에 뭔가를 만들었습니다.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Những chế độ đã tạo ra điều gì đó trong chúng ta trong suốt thời kỳ ấy.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Questi regimi hanno creato qualcosa dentro di noi durante questo periodo.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Rezim-rezim ini menciptakan sesuatu di dalam diri kita selama periode ini.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Tieto režimy v nás za tie roky niečo vytvorili.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Tyto režimy v nás během tohoto času něco vytvořili.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.W tym czasie te reżimy coś w nas wykształciły.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Αυτά τα καθεστώτα δημιούργησαν κάτι μέσα μας όλο αυτό το διάστημα.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Такие условия что-то изменили внутри нас самих.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Тези режими оставиха отпечатък в нас самите през този период.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.Ці режими вплинули на становлення нас як особистостей.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.משטרים אלה יצרו משהו בתוכנו בתקופה זו.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.ھذه الأنظمة أوجدت شيئا في أنفسنا خلال تلك الفترة.
Bu rejimler bu süreç boyunca bizde bir iz bıraktı.私たちの中に何かを植えつけたのです 私は43歳ですが
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.이런 "나는 공유한다, 고로 존재한다."는 식의 새로운 체계의 문제는 소셜 네트워크와 같은 연결이 없다면,
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.Problém s týmto novým režimom "Zdieľam, teda som" je, že keď nemáme pripojenie, necítime sa byť sami sebou.
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz."Tôi chia sẻ nên tôi tồn tại" là nếu chúng ta không có những kết nối chúng ta không cảm thấy là chính mình.
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.Проблемът с този нов модел "аз споделям, значи съм" е че ние нямаме връзка, не се чувстваме като себе си.
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.הבעיה עם השיטה החדשה של "אני משתף משמע אני קיים" היא שאם אנו לא מחוברים,
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.المشكل في هذا النظام الجديد لـ: "أنا أشارك إذن أنا موجود" هي أننا إذا لم يكن لدينا ارتباط،
Bu yeni "Paylaşıyorum öyleyse varım" rejimindeki sorun bağlantımız olmadan kendimiz gibi hissetmiyor oluşumuz.問題なのは つながってなければ 自分じゃない気がすること
Daha otokratik, laik rejim böylece sona erdi, ki bu rejim Türkiye'nin doğuşuydu.이는 독재주의적이고 세속적인 정권을 종식시킨 터키의 시작이었습니다.
Daha otokratik, laik rejim böylece sona erdi, ki bu rejim Türkiye'nin doğuşuydu.דבר שסיים את המשטר האוטוקרטי החילוני, שזו היתה ההתחלה של טורקיה.
Daha otokratik, laik rejim böylece sona erdi, ki bu rejim Türkiye'nin doğuşuydu.والتي انهت عصر الاستبداد العلماني وكانت تلك الانتخابات بداية انطلاقة تركيا
Daha otokratik, laik rejim böylece sona erdi, ki bu rejim Türkiye'nin doğuşuydu.それはトルコの始まりだったのです。 トルコにいる敬虔深いイスラム教徒は
Dini Lider’i açıkça eleştirip kırmızı çizgileri aşıyordu, rejime karşıtlığını cesaretle ifade ediyordu.הוא הביע התרסה נועזרת כלפי המשטר, וחצה קווים אדומים כגון לבקר בפומבי את המנהיג העליון.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Ele au cerut guvernelor reglementări care să le sprijine şi, în multe cazuri, le-au obţinut.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Hanno chiesto ai governi regimi normativi in loro favore, e in molti casi li hanno ottenuti.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Họ yêu cầu chính phủ đưa ra pháp quy để hỗ trợ, và đã nhiều lần thành công.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.그들에게 이로운 쪽으로 규제를 만들어 낼 것을 정부에 요청했고, 상당한 부분 성공을 거두었습니다.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Les pidieron a los gobiernos que apoyen marcos regulatorios y en muchos casos lo lograron.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Pediram aos governos para apoiarem regimes reguladores e, em muitos casos, conseguiram-no.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Poprosili rząd o poparcie ustaw wykonawczych, i w wielu przypadkach - dostali je.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Sie forderten von den Regierungen unterstützende Regelwerke, und in vielen Fällen haben sie sie auch bekommen.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Ze vroegen de overheid om een soepel regelgevend kader, en vaak kregen ze dat ook.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Ζήτησαν την υποστήριξη των ρυθμιστικών καθεστώτων των κυβερνήσεων, και σε πολλές περιπτώσεις την απέκτησαν.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Вони попросили уряд затвердити систему нормативного регулювання і отримали її.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Они просили у правительства поддержки нормативных режимов, и в большинстве случаев они получали эту поддержку.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.Те помолиха правителствата да създадат подкрепящи регулаторни режими и в ного случаи ги получиха.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.הם ביקשו מהממשלים משטרי ויסות תומכים, ובמקרים רבים הם קיבלו את זה.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.طلبت من الحكومات دعمها بأنظمة تنظيمية، وقد حصلت عليه في أغلب الحالات.
Düzenleyici rejimleri desteklemesi için hükümetlerden destek istediler ve birçok durumda aldılar.いろいろな制度を獲得しました しかし経済全体を通して
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Dacă te uiți în istoria omenirii, vezi că orice regim inuman a fost învins de către bine."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Ha visszapillantasz az emberiség történelmébe akkor láthatod, hogy minden gonoszon felülkerekedett a jó."
"Eğer insanlık tarihine bakarsanız, her kötü rejimin iyilik tarafından alt edildiğini görürsünüz.""Jeśli przyjrzysz się ludzkiej historii, zrozumiesz, że każdy zły reżim został pokonany przez dobro".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
rejim ile cümle - Sayfa 16 - rejim kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App