rehberlik ile cümle
rehberlik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O, saraya kadar bana rehberlik yaptı.Il me guida jusqu'au palais.
Buffy'e, gözetmeni Rupert Giles (Anthony Stewart Head) rehberlik eder.Buffy est guidée, entraînée et assistée par son Observateur, Rupert Giles (Anthony Stewart Head).
Kondüktör bütün yolculara rehberlik yapar.L'auteur les présente comme un guide pour le voyageur.
Bu işlev kullanıcıya Flyovers bulunan yerler üzerinden rehberlik etmeyi mümkün kıldı.Cet acte lui a permis d'avoir une place chez les Skylanders.
Ama Diego'nun kendilerine rehberlik edebileceğini söyler.Il sait que Diego a des pouvoirs.
Bu konsept Einstein’ın genel relativiteyi geliştirmesine rehberlik etmiştir.Ces idées ont été utilisées par Einstein pour développer la théorie de la relativité générale.
Doktor, televizyonda Keşişlerin insanlara rehberlik ettiğini söylerken ve Keşişleri överken görünmektedir.El Doctor aparece en la televisión alabando la orientación de los Monjes sobre la humanidad.
Bu sırada, Cheshire Kedisi (Sırıtan Kedi) Alice'e Çılgın Şapkacı'ya kadar rehberlik eder.El Gato de Cheshire invita a Alicia a que observe una danza de langostas.
Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş'e birçok dönemlerde rehberlik etmiştir.El sol, las espadas de Tuareg y la lanza simbolizan el valor de la gente en el pasado.
Nagasaki çevresinde onlara rehberlik edebilmem için kadınla birlikte gittim.Sono venuto con le donne, così posso guidarle in giro per Nagasaki.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.Comunque fu il copione di Mankiewicz ad essere usato come linea guida per il progetto.
Beatrice Dante'ye rehberlik ederek onu semaya, ilahi ışığın kaynağına ulaştırır.Contemplando Beatrice, Dante viene trasportato al cielo successivo.
Fatih Terim, Mustafa Denizli ve Şenol Güneş'e birçok dönemlerde rehberlik etmiştir.Su Adult Swim, Toonami continua a trasmettere anime d'azione il sabato sera.
Bagheera, yakındaki insan köyüne kadar ona rehberlik kararı verir.Его наставник Багира готов проводить своего воспитанника до деревни, где живут люди.
Yolculuk boyunca rehberlik etmesi için kızlara, Mokona adlı tuhaf bir yaratık verilir.Вместе с рыцарями в качестве проводника отправляется странное существо по имени Мокона.
İnsanların çoğu onların Dünya'da milyonlarca yıldır var olduğunu ve insanlara rehberlik ettiğini sanmaktadır.Теперь всем кажется, будто они помогали развитию человечества на протяжении миллионов лет.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Тамино и Папагено в сопровождении троих юношей отправляются в путь.
Onlar ruhsal rehberlik yaptı.Но у них появились духовные потребности.
Ripred: İnsanlara yardım eden (rehberlik eden) sıçan.И, как повествует народная молва, он помогал людям в трудное время.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.من جديد ايضا أرشد سيناريو (مانكويتش) الي المشروع .
Bu konsept Einstein’ın genel relativiteyi geliştirmesine rehberlik etmiştir.كان هذا المفهوم إرشاديا لتطوير آينشتاين لنظرية النسبية العامة.
Aktif rehberlik yaşamını sürdüren Şerif Yenen, turist rehberliği eğitimleri ve konferanslar vermektedir.واصل شريف ينن حياته بنشاط في الإرشاد وأعطى تدريبات في الإرشاد السياحى وأقام المؤتمرات.
O, saraya kadar bana rehberlik yaptı.أوصلني حتى القصر.
Temmuz 2012’de NIST, kriptografik anahtar yönetimi için rehberlik sağlayan SP800-57’yi tekrar gözden geçirdi.Em julho de 2012, NIST revisou o SP800-57, que fornece orientações para a gestão de chaves criptográficas.
Çeşitli siyasi örgütler kamuoyuna rehberlik etmek için veri ihlaliyle elde edilen bilgileri kullandılar.Várias organizações políticas utilizadas informações da violação de dados para orientar a opinião pública.
Doktor, televizyonda Keşişlerin insanlara rehberlik ettiğini söylerken ve Keşişleri överken görünmektedir.O Doutor aparece na televisão, elogiando a orientação dos Monges sobre a humanidade.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.No entanto, foi o roteiro de Mankiewicz que ainda estava sendo usado para orientar o projeto.
Genellikle, hasta kimseler, psikoterapik rehberlik ve antidepresan ilaç kullanımı ile tedavi edilmektedir.O tratamento consiste geralmente em aconselhamento psiquiátrico e medicamentos antidepressivos.
Beatrice Dante'ye rehberlik ederek onu semaya, ilahi ışığın kaynağına ulaştırır.Beatrice begeleidt Dante door de hemel, tot aan het goddelijke licht.
Ma'at'ın son görevi, güneş tanrısı Ra'ya gökyüzündeki seyahatlerinde rehberlik etmektir.Ra is de god die met zijn zonnebark over de hemel voer.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.Hij huurde Tom Mankiewicz in om het scenario te schrijven.
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.Hij moet in 10 levels de schuilplaats van zijn aartsvijand Clyde doorzoeken.
Uluslararası sesli rehberlikle birlikte sürüş ve yürüyüş.Popularnie gitarzystów dzieli się na rytmicznych i prowadzących.
Teğmen Eva Lee - Müttefiklerin oyununda oyuncuya rehberlik eder.Lieutenant Eva Lee - Löjtnant, hon meddelar spelaren under kampanjerna med viktig information.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.Det var emellertid Mankiewicz's manus som även används för att styra projektet.
Ama Diego'nun kendilerine rehberlik edebileceğini söyler.Men kommer deras egon att tillåta dem samarbeta?
Bu sırada, Cheshire Kedisi (Sırıtan Kedi) Alice'e Çılgın Şapkacı'ya kadar rehberlik eder.Аліса натрапляє на Чеширського Кота, який радить піти до Божевільного Капелюшника.
Kondüktör bütün yolculara rehberlik yapar.Usměrnění cestujících měl na starosti průvodčí.
Tarihsel olarak, Fermat ilkesi fiziksel yasaların değişken hesaplarına rehberlik eden bir prensiptir.Jan Vermeer a fost la timpul său un precursor al principiilor compozițiilor configurative.
Beatrice Dante'ye rehberlik ederek onu semaya, ilahi ışığın kaynağına ulaştırır.Din acest moment, Dante va fi călăuzit de Beatrice, instrumentul voinței divine.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Lukko otetaan pois Papagenon suulta ja kolmen pojan opastamana Tamino ja Papageno lähtevät matkaan.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Papagena Papagena Papagena") De tre barneånder viser sig og standser ham.
(Papageno Hım, hım, hı beşlisini söyler) Papageno, Tamino’ya eşlik eder ve üç çocuk onlara rehberlik eder.Under Taminos oppdrag slår Papageno følge, sammen med tre unge gutter.
Çeşitli siyasi örgütler kamuoyuna rehberlik etmek için veri ihlaliyle elde edilen bilgileri kullandılar.Berbagai organisasi politik memanfaatkan kebocoran data ini untuk menggiring opini publik.
Beatrice Dante'ye rehberlik ederek onu semaya, ilahi ışığın kaynağına ulaştırır.Kemudian dia bergabung dengan Beatrice, yang membimbingnya melalui Surga.
Okulun rehberlik öğretmenidir.Jurusan Pendidikan Guru Sekolah.
Yine de Mankiewicz'in senaryosu projeye rehberlik etti.Giải thưởng được Mankiewicz sáng tạo trong kịch bản.
Çeşitli siyasi örgütler kamuoyuna rehberlik etmek için veri ihlaliyle elde edilen bilgileri kullandılar.Nhiều tổ chức chính trị đã sử dụng thông tin từ những vi phạm dữ liệu để hướng dẫn dư luận.
Temmuz 2012’de NIST, kriptografik anahtar yönetimi için rehberlik sağlayan SP800-57’yi tekrar gözden geçirdi.2012年7月、NISTは暗号鍵管理に関するガイドラインであるSP800-57を改訂した。
Arsenyev'in teklifiyle ekibe gezileri sırasında rehberlik eder.冒険の途中でピノン達にアドバイスをすることがある。
Buffy'e, gözetmeni Rupert Giles (Anthony Stewart Head) rehberlik eder.巴菲從她的Watcher-Rupert Giles(Anthoy Stewart Head飾演)得到了許多指導。
Bir etik danışmanı, profesyonel davranış ve saygıyı gizli bir rehberlik çerçevesinde sağlamalıdır.專業人士在處理專業方面的倫理道德問題時,應該遵循專業倫理所涵蓋的道德價值觀與行為規範。
Dave'e on seviyede rehberlik etmek ve düşmanın saklandığı Clyde'da kupalar toplamaktır.임무는 데이브를 10개의 탄을 통해 안내하면서 클라이드(Clyde)라는 적이 숨겨 놓은 트로피를 모으는 것이다.
Şaire rehberlik edecek olan arkadaşı, Aşk'a yenik düşenleri ona bir bir sıralar.Ona govori o podršci koju će potpisnici pružiti jedna drugoj u bilo kojem trenutku.
Öğrencilerin üniversitelere kabul olmasında da rehberlik hizmeti verir.Pri prijímaní študentov sú univerzity autonómne.
Kerberos onun akıl hocası olur ve tahkiklerinde ona rehberlik eder.Figaro mu čestita in mu da nekaj dobrih nasvetov.
Üniversite öğrencileri için açılan rehberlik kursunu tamamlayan 129 genç mesleğe adım atmıştır.Kokku lõpetas Elementaarkooliõpetajate Seminari 403 noormeest.
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.Jos olet alle 30-vuotias, voit saada neuvoja ja ohjausta Ohjaamo-palvelusta.
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.linkkiAalto-yliopisto: Tekniikan-, taiteen-, ja kauppatieteellisen alan yliopistosuomi _ ruotsi _ englanti
30 yaşın altındaysanız, Ohjaamo-hizmeti tarafından sunulan danışmanlık ve rehberlikten yararlanabilirsiniz.Ohjaamo服务向未满30周岁的青年提供咨询及指导。Ohjaamo的工作人员为失业及没有地方上学的人士提供帮助。您亦可获取其它事务的咨询帮助,例如居住和财务问题。