Gezi için bir rehber bulmak gerekliydi.It was necessary to find a guide for the trip.
Tom bizim rehberimiz.Tom is our guide.
Bir telefon rehberim yok.I don't have a phone book.
Biraz rehberliğe ihtiyacım var.I need some guidance.
Rio'ya gelirsen rehberin olmam için beni aramayı unutma.If you come to Rio, don't forget to call me to be your guide!
Hiç Fransızca yazılmış rehber kitap satar mısın?Do you sell any guidebooks written in French?
Senin favori seyahat rehberin nedir?What is your favorite travel guide?
Tom rehberlik için Mary'ye dikkat etti.Tom looked to Mary for guidance.
Tom Mary'den rehberlik istedi.Tom asked Mary for guidance.
Tom'un bizim rehberliğimize ihtiyacı var.Tom needs our guidance.
Senin rehberliğine ihtiyacımız var.We need your guidance.
Bu rehber kitap gezinde yararlı olabilir.This guidebook might be useful on your trip.
Tom ormanda bize rehberlik etti.Tom guided us through the woods.
Rehber yıldızlara inanıyor musun?Do you believe in guiding stars?
Rehber öğretmeniniz kim?Who's your guidance counselor?
Tom rehberim gibi davrandı.Tom acted as my guide.
Tanrılar sonuna kadar insanlığa rehberlik etmek için yeryüzüne indiler.Gods came down on earth to guide humanity to its end.
Tom bir otobüs sürüyor ve Mary bir tur rehberi.Tom drives a bus and Mary is a tour guide.
Bizim içgüdülerimiz bize rehberlik eder ve bizi korur gibi görünüyor.It seems our instincts guide and protect us.
Burada bana bir rehberlik ver.Give me some guidance here.
Rehber köpek, kör adamın sokağı geçmesine yardımcı olur.The seeing-eye dog helps the blind man to cross the street.
Rehberi anlıyor musun?Do you understand the guide?
Rehberimize veda etmemiz gerekir.We must say good-bye to our guide.
Rehberimize veda etmeliyiz.We must say good-bye to our guide.
Biz rehberimize güvenmeliyiz.We must trust our guide.
Rehber ve Amerikalı turistler, Loire Vadisi kalelerini ziyaret edecekler.The guide and the American tourists are going to visit the castles of the Loire valley.
Rehberimiz bütün bu yerlerin tarihini biliyor.Our guide knows the history of all these places.
Rehber bize eşlik edecek.The guide will accompany us.
Mary bir zamanlar turist rehberi olarak çalışmıştı.Mary once worked as a tourist guide.
Biz Tom'un biraz ruhsal rehberliğe ihtiyacı olduğunu hissediyoruz.We feel Tom needs some spiritual guidance.
Rehberliğin için teşekkür ederim.Thank you for your guidance.
Telefon rehberi nerede?Where's the phone book?
Tom bir zamanlar bir turist rehberi olarak çalıştı.Tom once worked as a tour guide.
Tom'un ihtiyacı olan rehberlik.What Tom needs is guidance.
Melekler bizi koruyup rehberlik ederler.Angels guard and guide us.
Ben bir rehberim.I am a guide.
Sen bir rehbersin.You are a guide.
Ben bir rehber değilim.I am not a guide.
Bana rehberlik edilmiyor.I am not being guided.
Rehberlik sadece randevuyladır.Counseling is by appointment only.
İş gezin için bir yolcu rehberin var mı?Do you have an itinerary for your business trip?
Senin iş gezin için yolcu rehberi nerede bulabilirim?Where can I find the itinerary for your business trip?
Ben bir rehber tuttum.I hired a guide.
Bizim tur rehberimizin ismi Tom'du.Our tour guide's name was Tom.
Tom'un iyi bir rehberi vardı.Tom had a good mentor.
Bize rehberlik edecek kimsemiz yok.We have no one to guide us.
Tom rehberde Mary'nin telefon numarasını buldu.Tom found Mary's phone number in the phone book.
Ben vicdanımın benim rehberim olmasına izin verdim.I let my conscience be my guide.
Rehberimiz Tom'du.Our guide was Tom.
Tur rehberi kimliğimi çaldı.The tour guide stole my identity.
Ne kadar süredir bir tur rehberi olarak çalışıyorsunuz?How long have you been working as a tour guide?
Rehberliğe ihtiyacım vardı.I needed guidance.
Tom bir tur rehberi.Tom is a tour guide.
Senin rehberliğine ihtiyacım var.I need your guidance.
O telefon rehberini bana ver.Give me that phone book.
Artık kimse telefon rehberi kullanmıyor.No one uses phone books anymore.
Sen bir tur rehberisin, değil mi?You're a tour guide, aren't you?
Sami, telefon rehberinde Leyla'nın numarasını buldu.Sami found Layla's number in the phone book.
Tom, Tanrı'nın rehberliği için dua etti.Tom prayed for God's guidance.
Sami, Mısır'da bir tur rehberi olarak çalıştı.Sami worked as a tour guide in Egypt.