refah ile cümle
refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Περίπου το 1300, αιώνες ευημερίες και ανάπτυξης στην Ευρώπη έφτασαν σταδιακά στο τέλος τους.
Devlet, vatandaşın refah ve mutluluğunu amaçlar.Στόχος μας, πολιτική μας, είναι η ευημερία του λαού.
Dük Jacob Kettler'in yönetimi altında, düklük refah seviyesinde zirveye ulaşmıştır.Under hertug Jacob Kettler nåede hertugdømmet velfærdsmæssigt toppen.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Omkring år 1300 ophørte en langvarig fremgang og vækst i Europa.
Buna rağmen Roma idaresi altında Katanya refahlı ve zengin bir şehir olmuştur.De samme kilder vidner om, at byen under Romerriget har været en blomstrende og velhavende by.
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.I et landbrugssamfund er den primære kilde til rigdom dyrkning af jorden.
Onun yönetimi görece bir barış ve refah sağladı.Hans succes skyldtes fred og fremgang.
Bu refahlı yıllar II. Ferdinandino'nun dönemine kadar devam etti.Dette fortsatte indtil den victorianske tid.
List, Adam Smith'in işgücü verimliğinin ulusal refahın temeli olduğu görüşünü doğru buluyordu.Det var en betydelig ændring af Adam Smith's tanker om at bestemme udbudsprisen.
Kırsal refahı artırmak.Øgning af generel trivsel.
İslam inancında bolluk, mutluluk, refah gibi iyi kavramlarla özdeşleşmiştir.Rettferdiggjøring kommer gjennom tro, sammen med gode gjerninger og lydighet.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Dens hovedformål er å sikre rettighetene og velferden til flyktninger.
Toskana Grand Dükalığı "Lorraine Hanedanı" idaresine geçtiğinde ise Grosseto daha refahlı bir döneme girdi.Under styret til Huset Lorrain blomstret Grosseto på ny.
Yeryüzündeki huzur ve refah meydana getirir."På jorden fred og glede."
Hellenistik çağda Kos Zenith in refahını elde eder.I hellenistisk tidsalder oppnådde Kos høydepunktet for sin framgang.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Tujuan utamanya adalah untuk melindungi hak-hak para pengungsi.
Minarşistler genellikle laissez-faire yaklaşımının ekonomik refahı arttıracağını düşünür.Kaum minarkis umumnya meyakini kesejahteraan ekonomi dapat dicapai dengan pendekatan ekonomi laissez-faire.
Refah devletinin geleceği.Hakikat masa depan negara Palestina.
Halkının refahına çok dikkat etti ve Song İmparatorluğunu daha müreffeh yaptı.Ia memberikan perhatian yang besar terhadap kesejahteraan rakyatnya dan membuat kekaisarannya semakin makmur.
Kendisine yöneltilen en önemli eleştirilerden biri, refah toplumunu yok ettiği iddiasıdır.Hal terburuk yang bisa diajukan terhadapnya adalah bahwa dia menginginkan kematian ayahandanya.
Bu bağ, yeni doğan çocuğun duygusal gelişimini, neredeyse tamamen iç refah üzerine kurmuştur.Sehingga pengucilan kepada orang-orang lahir baru ini terjadi hampir di segala pelosok.
Sosyal adalet ve sosyal refahın gerçekleşmesi için gerekli tedbirleri almak.Bersama-sama berusaha mewujudkan kemajuan yang merata dan berkeadilan sosial.
Kersen, Erzincan ilinin Refahiye ilçesine bağlı bir köydür.Kersen adalah sebuah desa di distrik Refahiye di provinsi Erzincan pada negara Turki.
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.Từ khoảng năm 1300, sự thịnh vượng và phát triển của châu Âu trong nhiều thế kỷ đã bị dừng lại.
Adalet, özgürlük ve refah Sonsuza kadar egemen olsun.Vì hòa bình, tự do và công lý Thì triều đại mãi mãi.
Refah devletinin geleceği.Thành phố của tương lai?
Nobel Ekonomi Ödülü, refah ekonomisine katkıları için 1998 yılında.Năm 1998, Sen được Chứng nhận trong giải Nobel kinh tế đối với những đóng góp về kinh tế phúc lợi.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.Bảo vệ quyền và lợi ích hợp pháp công dân.
Bu üç sebep; refah, güvenlik ve kalkınmayı garanti edecek tek bir devlette birleşmeyi haklı kılıyor.Ba yếu tố này hợp lý trong một trạng thái duy nhất sẽ đảm bảo sự thịnh vượng, an ninh và phát triển.
Men, gender divisions and welfare (Erkekler, cinsiyet ayrımları ve refah).Sexuality and Human Rights (Tình dục và quyền con người).
Güneyde Mısır'a açılan çıkış ise Refah Kapısı'dır.Cánh cửa vào phía nam Hungary đã được mở.
Milliyet. s. 29. ^ "Refah'ın adayları".“92 quốc gia hưởng ứng” (HTML).
Halkın refah seviyesi yüksektir.この世の至高の幸福とはどんなものであるか。
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.1300年頃、それまでの数百年間のヨーロッパの繁栄と成長に歯止めがかかった。
Refah devletinin geleceği.国家の前途果して如何。
PvdA, bir refah devleti inşa etmeyi taahhüt eden, geleneksel bir sosyal demokrat parti olarak başladı.伝統的に福祉国家建設を目指す社会主義政党を標榜してきた。
Tarım toplumunda toprak yetiştiriciliği refahın başlıca kaynağıdır.農耕社会では、土地の耕作が富の第一の源である。
Yeryüzündeki huzur ve refah meydana getirir.愛と平和が地球を救う!
Şehir tekrar yalnızca 18. yüzyılda refaha kavuşabildi.街は、18世紀半ばにやっとこの人口を回復した。
1994 Şubat’ında Refah Partisi’ne katıldı.2月に行なわれた「ダイノジロックフェスティバル」にて復活。
Peygamber olduğunu savunan Mazdek, kamu mülkiyeti ve sosyal refahı arttırma programlarını uyguladı.彼は自分が神の預言者だと主張し、財産共有制と社会福祉計画を始めた。
Ertesi yıl Denizciler Refah Görevlisi olarak atandı.翌年には海軍副都統に任命された。
İmparatorların ve hükümetin refahı ile çeşitli konularda danışmanlık yapmak için dua etti.王国のさまざまな事象について王女や総理に助言をする。
Yaklaşık olarak 1300 yılına gelindiğinde, Avrupa'da yüzyıllarca süren refah ve büyüme durdu.到了1300年左右,歐洲幾世紀以來的繁榮與成長告一段落。
Filoyu ve fabrikaları yenilemeye başlamıştır fakat Düklük eski refah seviyesine bir daha ulaşamamıştır.公爵试图重建船队和贸易站,但公国再也无法重现它往日的繁荣了。
Green Kolej, çalışmalarını çağdaş toplumda insanın refahına adamıştı.格林学院专注于人类福祉。
Temel konuları, istihdam, sosyal refah ve kamu eğitimine yatırım, kamu güvenliği ve sağlık bakımıdır.其核心議題有就業;社會保險和福利;公共教育、公共安全與健保的投資。
1932-1934 yılları arasında sosyal refah bakanı olarak görev yaptı.1932年至1934年任社会福利大臣。
Venedik barış ve refah içinde ticaret hayatına devam etti.此后圣马力诺恢复了和平与繁荣。
PvdA, bir refah devleti inşa etmeyi taahhüt eden, geleneksel bir sosyal demokrat parti olarak başladı.工黨作為社會民主主義政黨,承諾建立福利國家。
Anayasasında Karadağ "demokratik, refah ve çevreci bir ülke" olarak tanımlanır.國家自稱为「不可分割的、世俗的、民主的和社會的共和國」。
Sosyal adalet ve sosyal refahın gerçekleşmesi için gerekli tedbirleri almak.達成公平的高教資源分配,追求社會正義。
Orta sınıfa ve çiftçilere "düzen" ve "refah", yoksullara yardım sözü verdi.중간계급과 농민들에게는 '질서'와 '번영'을, 빈곤층에 대해서는 '지원'을 약속했다.
Asıl amacı, mültecilerin haklarını ve refahını savunmaktır.그것의 주요 목적은 난민들의 권리와 행복을 보호하기 위함이었다.
'Yeniden Refah Partisi'ni kurduk…".“부활의 축제가 시작됐다.”.
Gerçekten, bir kurum olarak polis en azından 6. yüzyıla kadar refah içinde kalmıştır.사실 그리스의 폴리스는 일개 사회 체제로서 최소 6세기까지도 번영하는 지역이었던 것 같다.
Refah devletinin geleceği.대한민국 환경부.
Siyasal İslam: Refah Partisi'nin anatomisi.로널드 사이더: 나는 사실 낙관주의자이다.
Stasia refah dolu bir ailede yetişir.벨레스는 유복한 가정에서 태어났다.
1983 - Refah Partisi kuruldu.1982: CERAS가 설립되었다.