Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.공공선의 향상은 핵심 목표가 됐습니다.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.La mise en valeur de l'intérêt général devient l'objectif principal.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Mejorar el bien público se convierte en un objetivo primario.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Sporirea bunului public devine un obiectiv de bază.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Tăng cường lợi ích cộng đồng trở thành một mục tiêu hàng đầu.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Zapewnianie publicznego dobra stało się podstawowym celem.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Η αύξηση της κοινής ωφέλειας γίνεται βασικός στόχος.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Підвищення суспільного блага стає головною метою.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Подпомагането на общественото благо става първостепенна цел.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.Приумножение общественно-доступных ресурсов становится первоочередной задачей.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.קידום טובת הציבור הופך ליעד ראשון במעלה.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.تعزيز الصالح العام يصبح الهدف الأساسي.
Toplum refahının artırılması öncelikli hedef olmalıdır.市民に相応しい美徳の達成は
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.이것들 모두가 성장에 중요한 역활을 합니다. 특히 가난에서 나온지 얼마 안됬으면 사회복지 쪽으로 가야죠.
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.Wszystkie te rzeczy są ważne dla rozwoju. Szczególnie gdy wychodzimy z ubóstwa i zmierzamy do dobrobytu.
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.Все перечисленные вещи важны для развития, особенно в период выхода из нищеты, продвижения к благополучию.
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.כל הדברים האלה חשובים לפיתוח במיוחד מתי שאתה בדיוק יוצא מהעוני ואתם צריכים ללכת לכיוון הרווחה
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.كل تلك الأشياء مهمة للتطور. و خصوصا عندما تكون خارجا للتو من الفقر و تريد أن تتجه إلى الرفاهية و الإنتعاش.
Tüm bu şeyler gelişme için önemlidir. özellikle yoksulluktan henüz çıktığınızda ve refaha doğru gitmelisiniz.特に貧困から抜け出したばかりで 福祉に向かおうとしているときには。 さて、何が必要か考えるということは、
Tünel bir zamanlar şehrin refahı için inşaa edilmişti ama şimdi toplumdan dışlanmış insanlar için bir sığınak.그 터널은 한때 도시의 번영을 위해서 지어졌지만 지금은 도시민들의 일상으로부터 완전히 잊혀져버린
Tünel bir zamanlar şehrin refahı için inşaa edilmişti ama şimdi toplumdan dışlanmış insanlar için bir sığınak.המנהרה נבנתה בגלל השגשוג של העיר, אבל עכשיו היא מקלט עבור הדחויים,
Tünel bir zamanlar şehrin refahı için inşaa edilmişti ama şimdi toplumdan dışlanmış insanlar için bir sığınak.لقد تم إنشاء هذا النفق للإسهام في إذدهار المدينة, ولكنه الأن ملاذا للمنبوذين،
Tünel bir zamanlar şehrin refahı için inşaa edilmişti ama şimdi toplumdan dışlanmış insanlar için bir sığınak.今は世間に見捨てられた人たちの避難所となっています 彼らは 都会に住む普通の人の日常から完全に忘れられた存在です
Uluslarin refahiyla ilgili.Ez a nemzetek jólétéről szól.
Uluslarin refahiyla ilgili.Det handlar om nationers välmående.
Uluslarin refahiyla ilgili.Det handler om nationernes velbefindende.
Uluslarin refahiyla ilgili.Elle représente le bien-être des nations.
Uluslarin refahiyla ilgili.Het gaat over het welzijn van landen.
Uluslarin refahiyla ilgili.Ini tentang kesejahteran sebuah negara.
Uluslarin refahiyla ilgili.국가의 웰빙에 관한 것이죠.
Uluslarin refahiyla ilgili.Měří blahobyt národů.
Uluslarin refahiyla ilgili.Nó đo sự thịnh vượng của các quốc gia.
Uluslarin refahiyla ilgili.Respektívne blahobyt národov.
Uluslarin refahiyla ilgili.Se referă la bunăstarea națiunilor.
Uluslarin refahiyla ilgili.Sie repräsentiert das Wohlbefinden der Nationen.
Uluslarin refahiyla ilgili.Si tratta del benessere delle nazioni.
Uluslarin refahiyla ilgili.Tiene que ver con el bienestar de las naciones.
Uluslarin refahiyla ilgili.To miara jakości życia narodów.
Uluslarin refahiyla ilgili.Trata-se do bem-estar das nações.
Uluslarin refahiyla ilgili.Είναι για την ευδαιμονία των εθνών.
Uluslarin refahiyla ilgili.Всичко това се отнася за благополучието на нациите.
Uluslarin refahiyla ilgili.Он говорит о благополучии стран.
Uluslarin refahiyla ilgili.הוא אודות רווחה של אומות.
Uluslarin refahiyla ilgili.انه يعبر عن رفاهية الدول
Uluslarin refahiyla ilgili.「幸せ」をかけ合わせた平均余命のようなものです
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.A již dlouho víme, že to není dobré měřítko pro hodnocení blahobytu zemí.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.A vieme už dosť dlho, že to nie je dobrý spôsob akým hodnotiť blahobyt národov.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Dan sudah sejak lama kita tahu bahwa ini bukan ukuran yang baik bagi kemakmuran suatu negara.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.En we weten sinds lange tijd dat dit geen goede maatstaf is van het welzijn van volkeren.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.E sappiamo da molto tempo che non è una buona misura del benessere delle nazioni.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.És egy jó ideje tudjuk, hogy ez nem egy jó mércéje a nemzetek jólétének.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Et ça fait longtemps que nous savons que ce n'est pas une bonne mesure du bien-être des nations.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Já sabemos há muito tempo que isto não é uma boa medida de bem-estar das nações.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.그리고 국가의 복지를 측정하는 데에는 이것이 썩 좋은 방법이 아니라는것도 오래전부터 알고 있었습니다.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Och vi har vetat länge att detta inte är ett bra mått på välfärden hos en nation.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Og vi har vidst i lang tid, at dette ikke er et godt mål af landes velfærd.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Și știm de ceva vreme că asta nu este o măsură bună a bunăstării unei națiuni.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Und wir wissen schon lange, dass das keine gute Maßeinheit ist, um das Wohl einer Nation zu messen.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Wiem, że nie jest to odpowiednia miara bogactwa narodów.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Y sabemos desde hace mucho que esta no es una buena medida de bienestar de las naciones.