Ana içeriğe geç
Sözlük

refah ile cümle

refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.Γνωρίζουμε εδώ και καιρό πως αυτός δεν είναι καλός τρόπος μέτρησης επιπέδου ζωής κρατών.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.А ние отдавна знаем, че тове не е добър начин за измерване на благосъстоянието на нациите.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.И мы уже давно понимаем, что это не эталон благополучия народов.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.אנחנו יודעים כבר זמן מה, שזאת אינה מידה טובה לרווחה של אומות.
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.ونحن نعي تماما ان الامتلاك ليس مؤشراً على ان الدول تعيش برخاء
Uzun zamandir biliyoruz ki bu, uluslarin refahinin iyi bir olcusu degil.測れるわけではないことも知っています 実際 アメリカの会計システムを設計した
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.Dan sulit sekali untuk membayangkan dari segi kesejahteraan, karena semuanya terus menerus memburuk.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.E' davvero difficile trovarne un lato positivo, perché le cose vanno sempre peggio.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.En het is echt moeilijk nog een gevoel van welzijn te ervaren omdat het alleen maar erger wordt.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.Et il est vraiment difficile d'invoquer beaucoup de sens de bien-être, parce que c'est en train de s'aggraver.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.그리고 번영에 대한 느낌을 떠올리기가 정말 어려워집니다, 왜냐하면 정말 더 심해지기만 하기 때문이죠.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.On todella vaikea loihtia suurta hyvänolon tunnetta, koska huononeminen jatkuu yhä.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.Și e chiar greu să invocăm prea multă conștiință de bunăstare, pentru că se înrăutățește pe zi ce trece.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.Trudno w sobie wzbudzić jakikolwiek optymizm, ponieważ sytuacja wciąż się pogarsza.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.Y es realmente difícil imaginarse que todo estará bien, porque simplemente sigue empeorando.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.И е много трудно да се призовава към усет за добруване, просто защото става все по-зле.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.И становится достаточно трудно воскресить чувство благополучия, так как всё становится только хуже.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.וקשה מאד למצוא בהם משהו שמח, מפני שהמצב הולך ומחמיר.
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.ومن الصعب ان تستحضر الذاكرة الكثير من معنى الصحة والعافية وذلك بسبب أن الأمور تزداد سوء
Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor.とても難しいのです 状況は悪くなるばかりだからです 状況が悪化する原因は
Ve bu toplumun refah düzeyleri arasındaki uçurum dünyanın birçok yerinde aynen bu şekilde yaşanıyor.A to se právě děje v některých částech světa, kde existují závažné rozdíly v dělbě bohatství.
Ve bu toplumun refah düzeyleri arasındaki uçurum dünyanın birçok yerinde aynen bu şekilde yaşanıyor.Και αυτό συμβαίνει σε αρκετά σημεία του κόσμου. Που έχουμε έντονες ανισότητες στην κατανομή πλούτου.
Ve bu toplumun refah düzeyleri arasındaki uçurum dünyanın birçok yerinde aynen bu şekilde yaşanıyor.І таке трапляється в деяких куточках світу, де є велика відмінність між бідними та багатими.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.E felicità, naturalmente, è una parola così vaga, così la chiamerò ben-essere.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.En geluk is nogal een erg vaag woord, dus laten we het welzijn noemen.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.És a "boldogság" szó persze nagyon el is van használva, hívjuk inkább "jól-létnek".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Et le bonheur, bien sûr, est une notion si vague, donc disons le bien-être.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Felicidade é uma palavra tão vaga. Vamos antes falar de bem-estar.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim."Glück" ist natürlich so ein vager Begriff, nennen wir es also "Wohlbefinden".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Iar fericirea e, desigur, un cuvânt foarte vag, aşa că o voi numi "stare de bine".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Kebahagiaan itu tentunya kata yang cukup samar, sebut saja "kenyamanan".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim."행복"은 너무 추상적인 단어이니까 대신 "웰빙"이라고 합시다.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.La felicidad, por supuesto, es una palabra tan vaga, que mejor usaremos bienestar.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Och lycka är, så klart, ett sådant vagt ord, så låt oss säga välbefinnande.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim."Onnellisuus" on niin epämääräinen sana, että sanotaan "hyvinvointi".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Štastie je pravdaže také všeobecné slovo, takže, nazvyme ho "pohodou".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim."Štestí" je samozřejmě vágní slovo, řekněme tedy "pocit duševní pohody".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Szczęście to niejasne słowo. Mówmy o dobrym samopoczuciu.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Và "hạnh phúc", tất nhiên, là một từ mơ hồ, vì vậy chúng ta hãy nói "niềm vui sống."
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Και επειδή η ευτυχία είναι τόσο ασαφής λέξη, ας πούμε για την ευημερία.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.І щастя, звичайно, таке невизначене слово, тож зосередимося, наприклад, на добробуті.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Конечно, "счастье" — очень нечёткое слово, поэтому будем говорить "благоденствие".
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.Щастие е толкова неопределена дума, така че нека използваме благосъстояние.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.ואושר, כמובן, הוא מילה מעורפלת כל-כך, אז בואו נאמר שביעות-רצון.
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.و " السعادة , " بالطبع كلمة غامضة , لذا دعونا نقول " الرضا "
Ve mutluluk, tabii ki, çok belirsiz bir kelime, o yüzden refah diyelim.仏教徒の見解から 最もふさわしい定義は
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.A díky bohu, že existují dva lidé s takovým majetkem, kterým na světě skutečně záleží.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Dzięki Bogu, jest dwóch ludzi, którzy, pomimo swego bogactwa, szczerze dbają o świat.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.E grazie a Dio, esistono due persone che sinceramente si preoccupano del mondo e con quel tipo di ricchezza.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.És hála Istennek, van két ember, akik eredeti módon gondoskodnak a világról a vagyonukkal.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Et, Dieu merci, vous avez deux personnes qui sincèrement se préoccupent du monde et avec ce genre de fortune.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Godzijdank heb je dus twee mensen die oprecht begaan zijn met de wereld.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Gott sei Dank gibt es hier zwei Leute, die viel für die Welt tun möchten und sehr reich sind.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Graças a Deus, tens duas pessoas que genuinamente se preocupam com o mundo e com esse tipo de riqueza.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.아, 그들이 있다는 것이 얼마나 축복인지 몰라요. 이 세상을 정말 걱정하고 그 정도의 부를 가진 두 삶이 있어요.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Och, tack gode gud, att man har de här två personerna som genuint bryr sig om världen, trots sin rikedom.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Si, slava Domnului, ai doi oameni carora le pasa cu adevarat de lume si cu o astfel de bogatie.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.Y, gracias a Dios, tienes dos personas que se preocupan genuinamente por el mundo y con este tipo de riqueza.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.И слава Богу, имаме двама души, които са истински заинтересовани от света и този вид богатство.
Ve Tanrıya şükür,içten gelerek o refahta dünyayı umursayan iki insanımız var.І, слава Богу, у нас є двоє людей, котрі щиро дбають про світ і мають таке багатство.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod