refah ile cümle
refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet."...tutti avremmo più cibo, che è il Bene o Servizio..." "...per eccellenza".
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.במובן הטוב ביותר שלו.
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.وهذه بضاعة وخدمة حقيقية بكل معنى الكلمة
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.でもどうやってたくさんの人を雇って
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Anche nei paesi ricchi ormai è normale veder aumentare le diseguaglianze.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Bahkan di negara kaya, kesenjangan yang semakin lebar adalah hal yang biasa.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Chiar şi în ţări bogate este acum normal să vezi lipsa de egalitate de şanse crescând.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Incluso en los países ricos, es común ver cómo crece la desigualdad.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.I v bohatých zemích můžeme nyní obecně pozorovat nárůst této nerovnosti.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.심지어 선진국에서도 이러한 불균등한 성장은 흔하게 볼 수 있습니다.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Même dans des pays riches, l'accroissement des inégalités est devenu habituel.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Ngay cả ở các nước giàu, sự bất bình đẳng cũng là rất bình thường.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Obecnie nawet w krajach wysoko rozwiniętych powszechnie obserwuje się rosnące dysproporcje.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Selbst in wohlhabenden Ländern ist es nun normal, einen Zuwachs an Ungleichheit zu verzeichnen.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Zelfs in rijke landen is het tegenwoordig normaal om de ongelijkheid toe te zien nemen.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Ακόμη και στις πλούσιες χώρες, βλέπουμε πως η ανισότητα αυξάνεται.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Даже в благополучных странах неравноправие заметно растёт.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Дори в богатите държави виждаме увеличаване на неравенството.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Навіть у багатих країнах зростання нерівності стає звичним.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.אפילו במדינות עשירות נפוץ כיום לראות חוסר שיוויון מתרחב.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.حتى في البلدان الغنية من الشائع الآن أن نرى عدم المساواة يتزايد.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.アメリカでは 2001年から5年間経済成長が続き
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.A felszínen minden normálisnak tűnik, korszerű virágzás.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.An der Oberfläche scheint heute alles normal, modern, erfolgreich zu sein.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Aparentemente, hoje, tudo parece normal, moderno, próspero.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Di permukaan, semuanya kini tampak normal, modern dan sejahtera
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.En la superficie, todo parece normal, moderno, próspero
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.In superfice, oggi, tutto sembra normale, moderno, prosperoso.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Na powierzchni dzisiaj wszystko wydaje się normalne, nowoczesne i bogate
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Na prvi pogled se danes vse zdi moderno, normalno, uspešno.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Navonok sa dnes zdá všetko normálne, moderné a prosperujúce.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.På ytan verkar allt normal, modern, välmående
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Σήμερα, επιφανειακά, όλα φαίνονται φυσιολογικά, μοντέρνα, ευημερούντα.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Внешне сегодня все кажется нормальным, современным, процветающим
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.На повърхността днес всичко изглежда нормално, модерно, проспериращо.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.על פני השטח היום, הכל נראה .נורמלי, מודרני, משגשג
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.ブッシュ政権にとってチリは 経済的成功モデルです
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Aujourd'hui, je veux vous parler de prospérité, de nos espoirs de prospérité partagée et durable.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Chcę dziś pomówić z wami o dobrobycie, o naszych nadziejach na wspólny i trwały dobrobyt.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Dnes by som rád hovoril o prosperite o našej nádeji na spoločnú a pretrvávajúcu prosperitu.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Hoy quiero hablarles de prosperidad, de nuestras esperanzas en una prosperidad compartida y duradera.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Idag skulle jag vilja prata med er om välstånd, om våra förhoppningar om ett delat och varaktigt välstånd.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Ik wil het vandaag met jullie hebben over welvaart, over onze hoop op een gedeelde en blijvende welvaart.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.저는 오늘 여러분들에게 번영과 희망에 대해 말씀드리려고 합니다. 함께 공유하고 지속가능한 그런 번영 말이죠.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Oggi vi voglio parlare di prosperità, delle nostre speranze di una prosperità condivisa e durevole.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Θέλω να σας μιλήσω σήμερα για την ευημερία, για τις ελπίδες μας για μια κοινή και διαρκή ευημερία.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Днес искам да ви говоря за просперитета, за нашите надежди за споделен и дълготраен просперитет.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.Я хочу поговорить с вами сегодня о процветании, о наших надеждах на счастье для всех и на долго.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.ברצוני לדבר אתכם היום על שגשוג, על תקוותינו לשגשוג משותף ומתמשך.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.أود أن أحدثكم اليوم عن الإزدهار، عن آمالنا فى إستمرارية المشاركة فى هذا الإزدهار.
Bugün sizinle refah hakkında, umutlarımız hakkında konuşacağım, paylaşılan ve devam eden.私たちは 共に末永く 繁栄したいと願っています 私たちだけでなく
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Aceasta este ceva ce trebuie să acceptăm -- o Chină bogată, o Indie bogată, o Africă bogată.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Anzi, è qualcosa che dovremmo incoraggiare - una Cina ricca, un'India ricca, un'Africa ricca.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Dat is iets wat we moeten omarmen -- een rijk China, een rijk India, een rijk Afrika.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Det är något vi bör uppmuntra - ett rikt Kina, rikt Indien, rikt Afrika.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Det er noget vi skal tage i mod med åbne arme et rigt Kina, et rigt Indien, et rigt Afrika.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Es algo que debería alegrarnos -- una China próspera, una India próspera, una África próspera.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.É uma coisa que devíamos desejar — uma China rica, uma Índia rica, uma África rica.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Ez olyasmi amit mi fel kell karoljunk -- egy gazdag Kína, egy gazdag India, egy gazdag Afrika.
Bu hoşnutluk verici bir durumdur-- Refaha erişmiş bir Çin, bir Hindistan ve Afrika.Nous devrions le désirer -- une Chine riche, une Inde riche, une Afrique riche.