Ana içeriğe geç
Sözlük

refah ile cümle

refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.Sú nám známe pravdy o tom, ako ľudská komunita prosperuje, či už im rozumieme alebo nie.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.קיימות אמיתות שיש להכירן לגבי נסיבות שגשוגן של קהילות אנושיות, בין אם אנו מבינים אמיתות אלו או לא.
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.فهنالك حقائق معلومة عن كيفية ازدهار المجتمعات البشرية سواء فهمنا تلك الحقائق او لم نفهمها
Biz anlasak da anlamasak da insan topluluklarının refaha ermesini sağlayan evrensel gerçekler mevcut.理解するかどうかに関係なく 知っておかなくてはいけない事実があり 道徳観はこの事実と関係性があります
Britanya'nin refah devletini yaratti.영국의 모든 시민들이 스스로의 안녕을 위하여
Britanya'nin refah devletini yaratti.יצר את מה שהפך להיות מדינת הרווחה של בריטניה
Britanya'nin refah devletini yaratti.أسس ما سيعرف لاحقا بدولة الرعاية الإجتماعية في بريطانيا
Britanya'nin refah devletini yaratti.彼は全市民が社会の利益のために
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum."이 100가지 중 어떤 것이라도 나에게 일어날 수가 있고, 나의 부를 결정하게 될 수가 있어."입니다.
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Accept faptul că oricare din aceste 100 de lucruri ar putea să mi se întâmple şi să îmi influenţeze averea."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Accetto che potrebbe realizzarsi una di queste 100 eventualità che potranno influire sul mio benessere".
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Akceptuję, że każda z tych 100 rzeczy może mnie spotkać i zdecydować o moim majątku".
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Eu aceito que qualquer uma destas 100 coisas podem acontecer-me e determinar a minha riqueza."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Ik aanvaard dat elk van deze 100 dingen kan gebeuren met mij en mijn welstand kan bepalen."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Jeg accepterer, at ethvert af disse 100 ting kan ske for mig og bestemme min velstand."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Приемам, че всяко от тези 100 неща може да ми се случи и да предопредели благосъстоянието ми."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Я визнаю, що будь-який варіант із цієї сотні може трапитися зі мною і визначити рівень мого достатку".
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum.""Я понимаю, что возможен любой из этих 100 результатов, и от него зависит моё благосостояние".
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum."שכל אחת מ-100 התוצאות יכולה להתממש עבורי ולקבוע את עושרי."
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum."أن أي واحد من هذه الأمور ال 100 يمكن أن يحدث لي و يحدد لي مستوى الثروة الخاصة بي . "
"Bu 100 şeyden birisinin gerçekleşebileceğini ve bunun da refah seviyemi belirleyeceğini kabul ediyorum."将来の財産を確定することを受け入れよう」と。 それではマーカーをいろいろ動かしてみましょう。
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.공동의 소유인거죠.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.הוא סחורה פשוטה.
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.انها متاع مشترك
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.タイの例を見てみましょう
Bu durum toplumsal refahın ortak refah olması ortak mallardan teşkil edilmesinden kaynaklanıyor.大家係好處
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet."...tutti avremmo più cibo, che è il Bene o Servizio..." "...per eccellenza".
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.במובן הטוב ביותר שלו.
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.وهذه بضاعة وخدمة حقيقية بكل معنى الكلمة
Bu gerçek anlamda refahın artmasını sağlayacak bir hizmet.でもどうやってたくさんの人を雇って
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Anche nei paesi ricchi ormai è normale veder aumentare le diseguaglianze.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Bahkan di negara kaya, kesenjangan yang semakin lebar adalah hal yang biasa.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Chiar şi în ţări bogate este acum normal să vezi lipsa de egalitate de şanse crescând.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Incluso en los países ricos, es común ver cómo crece la desigualdad.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.I v bohatých zemích můžeme nyní obecně pozorovat nárůst této nerovnosti.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.심지어 선진국에서도 이러한 불균등한 성장은 흔하게 볼 수 있습니다.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Même dans des pays riches, l'accroissement des inégalités est devenu habituel.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Ngay cả ở các nước giàu, sự bất bình đẳng cũng là rất bình thường.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Obecnie nawet w krajach wysoko rozwiniętych powszechnie obserwuje się rosnące dysproporcje.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Selbst in wohlhabenden Ländern ist es nun normal, einen Zuwachs an Ungleichheit zu verzeichnen.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Zelfs in rijke landen is het tegenwoordig normaal om de ongelijkheid toe te zien nemen.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Ακόμη και στις πλούσιες χώρες, βλέπουμε πως η ανισότητα αυξάνεται.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Даже в благополучных странах неравноправие заметно растёт.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Дори в богатите държави виждаме увеличаване на неравенството.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.Навіть у багатих країнах зростання нерівності стає звичним.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.אפילו במדינות עשירות נפוץ כיום לראות חוסר שיוויון מתרחב.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.حتى في البلدان الغنية من الشائع الآن أن نرى عدم المساواة يتزايد.
Bugün artık refaha kavuşmuş ülkelerde bile eşitsizliğin büyüdüğüne tanık oluyoruz.アメリカでは 2001年から5年間経済成長が続き
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.A felszínen minden normálisnak tűnik, korszerű virágzás.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.An der Oberfläche scheint heute alles normal, modern, erfolgreich zu sein.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Aparentemente, hoje, tudo parece normal, moderno, próspero.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Di permukaan, semuanya kini tampak normal, modern dan sejahtera
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.En la superficie, todo parece normal, moderno, próspero
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.In superfice, oggi, tutto sembra normale, moderno, prosperoso.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Na powierzchni dzisiaj wszystko wydaje się normalne, nowoczesne i bogate
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Na prvi pogled se danes vse zdi moderno, normalno, uspešno.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Navonok sa dnes zdá všetko normálne, moderné a prosperujúce.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.På ytan verkar allt normal, modern, välmående
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Σήμερα, επιφανειακά, όλα φαίνονται φυσιολογικά, μοντέρνα, ευημερούντα.
Bugün görünürde, herşey normal, modern, refah içinde.Внешне сегодня все кажется нормальным, современным, процветающим
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod