refah ile cümle

refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Но ако говорим за човешкото благосъстояние, сме принудени да говорим за човешкия мозък.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.אך אם בכוונתנו לדון ברווחת האדם הרינו בהכרח דנים במוח האנושי.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.ولكن ان كنا نريد التحدث عن معيشة الانسان فانه يتوجب علينا التحدث حتما عن دماغ الانسان
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.人間の脳は切り離せません なぜなら我々がこの世で経験することは
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Aber dann müssen wir wieder über Wohlbefinden in einem größeren Kontext reden.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale musimy mówić o szczęściu ludzkości w szerszym kontekście.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ale pak musíme mluvit o blahobytu v širším kontextu.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.De, ismétlem, a jólétről nagyobb összefüggésben kell beszélnünk.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Însă, din nou, trebuie să ne gândim la bunăstare într-un context mai larg.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.하지만 , 그렇다면 우리는 더욱 넓은 의미에서의 복지에 대해 이야기해야만 합니다.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Maar we moeten het dan hebben over welzijn in een grotere context.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Ma di nuovo, dobbiamo parlare del benessere in un contesto più grande.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mais encore une fois, nous devons parler du bien-être dans un plus grand contexte.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mas repito, temos de falar sobre o bem-estar num contexto mais alargado.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Mutta taaskin, meidän tulee puhua hyvinvoinnista laajemmassa yhteydessä.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Nhưng một lần nữa, chúng ta phải nói về hạnh phúc ở một tầm lớn hơn.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Pero, de nuevo, luego tenemos que hablar de bienestar en un contexto más grande.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Potom by sme však opäť mali hovoriť o blahu v širšom kontexte.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Αλλά και πάλι, έπειτα θα πρέπει να μιλήσουμε για την ευημερία σε μεγαλύτερο πλαίσιο.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.Но отново, тогава ще трябва да говорим за добруване в по-широк контекст.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.אבל שוב, אז נצטרך לדבר על רווחת האדם בהקשר רחב יותר.
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.ولكن مرة اخرى .. نحن نتحدث عن الوجود الانساني بنطاقه الشاسع
Ama yine de bu durumda, daha geniş bir kavram olarak refahtan bahsetmek gerekir.範囲を広げて話さなくてはいけません 皆が関わるべきことであって
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Also werden wir noch weiter voranzubringen Defizitabbau
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.As vrea sa fac aceasta precizare: asa cum am demonstrat de-a lungul ultimelor saptamani, sunt foarte deschis
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Bien pire que les effects de la falaise fiscale.
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Cada uno hace su parte.
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Chúng ta không thể bước vào lối mòn đó lần nữa.
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Con meno drammaticita', piu " collaborazione.
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Dan kegagalan itu mendatangkan beban biaya, karena proses yang secara alamiah kacau selama lebih dari
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.Demokraci i republikanie mogą razem dokonać cięć w wydatkach i podnieść przychody tak,
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.그래서 발표자 보드너와 저는 최초로 거대 협상을 진행하려 했습니다.
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.أغنى 2٪ من الأميركيين، في حين سيمنع القانون
Ancak, biz refaha birden kavuşamayız.この数週間に渡る政変状態により、経済界はまずます不安定になり、
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Biztos vagyok benne, hogy régen elhagytuk azt a pontot, ahol a lehetőségek fellendítik a jólétünket.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Dar sunt destul de sigur că am trecut de mult de acel punct în care alegerile ne îmbunătățeau stilul de viață.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Estou bastante convencido de que ultrapassámos o ponto em que as opções melhoram o nosso bem-estar.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Jeg er ret sikker på, at vi for længst er nået forbi det punkt hvor valgmuligheder forbedrer vores velfærd.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Jestem przekonany, że już dawno przekroczyliśmy granicę, do której opcje poprawiają nasz dobrobyt.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Je suis convaincu que nous avons dépassé cette limite du nombre d'options qui augmentent notre bien être.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.저희의 복지 향상에 도움이 되는 수준의 적정량은 이미 지났습니다.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Maar ik weet wel dat we al lang voorbij het punt zijn dat keuzevrijheid ons welzijn bevordert.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Men jag är övertygad om att vi för länge sedan har passerat gränsen där ökade valmöjligheter ökar vår välfärd.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Nevím jaká. Ale jsem si dost jistý, že už jsme dávno překročili moment, do kdy možnosti zvyšují náš komfort.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Saya yakin kita telah lama melewati batas saat adanya pilihan akan menunjang kesejahteraan kita.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Som si dosť istý, že už sme dávno prepásli bod, v ktorom možnosti zvyšovali náš blahobyt.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Tôi chắc rằng chúng ta đã vượt qua ngưỡng mà sự lựa chọn tăng phúc lợi của mình.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Zelo sem prepričan, da smo količino, kjer bi izboljšali svoje blagostanje, že davno prekoračili.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Но не го зная. Мисля, че отдавна сме преминали точката, когато възможностите подобряват благосъстоянието.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.Но я уверен, что мы уже перешагнули ту черту, когда рост вариантов выбора приводил к росту благосостояния.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.אני די בטוח שמזמן עברנו את הנקודה בה אפשרויות משפרות את האושר שלנו.
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.لكني واثق بأننا تخطيناه منذ زمن طويل حيث حسنت البدائل من رفاهيتنا .
Ancak seçeneklerin refahımızı artırdığına dair noktayı geçeli çok olduğu konusunda kendime güvenim tam.とっくに通過してしまったと 自信を持って言えます そこで 政策問題として もう少しで終わりますよ
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksen1人当たりの平均収入:$400、$4000、$40,000
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenA na dole oś zamożności
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenA tady dole máme osu bohatství:
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenA tu dole máme os bohatstva:
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenDan di bawah sini, sumbu untuk kekayaan:
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenE aqui em baixo, um eixo para a riqueza:
Aşağıda da 'refah' için bir yatay eksenEn hier beneden, een as voor welvaart:

İlgili Sayfalar