refah ile cümle

refah kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.În 25 de ani impactul asupra bunăstării naţiunii este mare.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Oltre 25 anni che hanno effetti enormi a lungo termine sulla ricchezza di una nazione.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Przez 25 lat da to ogromne efekty dla zamożności kraju.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Selama 25 tahun hal itu memiliki dampak besar dalam kemakmuran suatu negara.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Sur une période de 25 ans, l'impact à long-terme est considérable sur la richesse d'une nation.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Trong suốt 25 năm, điều đó có ảnh hưởng lâu dài to lớn đến sự giàu có của đất nước bạn.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Über 25 Jahre hat das große langfristige Effekte auf den Reichtum der Nation.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Za 25 let to vytvoří dlouhodobý dopad na bohatství vašeho národa.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Μέσα σε 25 χρόνια, αυτό έχει τεράστια μακροπρόθεσμη επιρροή στον πλούτο του έθνους σας.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.За 25 години това има огромен дългосрочен ефект за финансовото благополучие на страната ви.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.За 25 лет это сильно сказывается на благосостоянии нации.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.Через 25 років це неабияк вплине на добробут вашої країни.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.במשך 25 שנה יש לכך השפעות עצומות ארוכות טווח על ההון של האומה שלכם.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.طيلة 25 سنة، يمكن لذلك أن يكون له تأثيرات ضخمة على المدى الطّويل على ثروات الأمّة.
25 yıllık bir zaman dilimi içinde bunun milletinizin refahı üzerinde muazzam bir uzun dönem etkisi olacaktır.何か関係ありそうな気配ですが
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.Ассоциация семьи проводит консультирование семей мигрантов по вопросам воспитания детей и благополучия семьи.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم استشاراتها للعائلات المهاجرة في الأمور التي تتعلق بتربية الأطفال ورفاهية العائلة.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve ailenin refahını ilgilendiren konularda rehberlik etmektedir.针对移民家庭,人口协会提供孩子抚养和家庭健康方面的咨询。
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto donne des conseils en matière d’éducation et de bien-être de la famille aux familles d’immigrés.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto ger råd till invandrarfamiljer i frågor rörande barnfostran och familjens välmående.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.Väestöliitto neuvoo maahanmuuttaja-perheitä lastenkasvatukseen ja perheen hyvinvointiin liittyvissä asioissa.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.رابطة السكان تقدم الاستشارات لعائلات المهاجرين في الأمور المتعلقة بتربية الأطفال والرفاهية.
Aile Birliği göçmen ailelere çocuk yetiştirme ve aile refahı ile ilgili konularda rehberlik etmektedir.芬兰人口联合会向外籍移民家庭提供有关育儿和家庭健康的咨询服务。
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Ak prosperuje rodina, prosperuje dedina a nakoniec aj celá krajina.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Als het goed gaat met de families, gaat het goed met het dorp en uiteindelijk ook met het hele land.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Daca familia prospera si satul prospera si intr-un final la fel se intampla cu toata tara.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Ha a családok boldogulnak, a falu felvirágzik, ahogyan végül az egész ország is.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Hvis familier trives, vil landsbyer trives, og på sigt vil hele landet.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Jeśli rodzinom się powodzi, to również całej wsi się powodzi, a w końcu i całemu krajowi.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.만약 가정이 번성하면, 마을이 번성하고, 결국 국가가 번성할 것입니다.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Nếu gia đình hạnh phúc, làng mạc sẽ phát triển, và cuối cùng là cả đất nước sẽ thịnh vượng.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Om familjerna blomstrar, blomstrar byarna, och så gör också tillslut hela landet.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Pokud prosperují rodiny, prosperuje vesnice, a nakonec i celá země.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Se as famílias prosperarem, a aldeia prospera, e acaba por acontecer o mesmo com todo o país.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Se le famiglie prosperano, il villaggio prospera, ed alla fine prospera tutta la nazione.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Si las familias prosperan, el pueblo prospera, y eventualmente todo el país.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Si les familles prospèrent, les villages prospèrent et c'est tout un pays qui finit par avancer.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Wenn Familien gedeihen, gedeiht das Dorf und schließlich auch das ganze Land.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Όταν οι οικογένειες ευημερούν, τα χωριά ευημερούν επίσης, και τελικά συμβαίνει το ίδιο με ολόκληρη τη χώρα.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.А если семьи процветают, то и деревня процветает, и вся страна в целом.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Ако семействата процъфтяват, селото ще процъфтява и рано или късно и цялата държава.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.Якщо процвітатимуть сім'ї, процвітатимуть й селища, а згодом й уся країна.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.אם המשפחות משגשגות, משגשג הכפר, ובסופו של דבר - הארץ כולה.
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.وإن كانت العائلات ستزدهر فإن القرى كذلك وبالتأكيد سيصل الازدهار للبلدة كلها
Aileler refaha kavuştuğunda köyler refaha kavuşur, ve eninde sonunda da tüm ülke.結果として国全体が繁栄するでしょう ワンガリ マタイがケニアの村へ行き
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale ak budeme hovoriť o ľudskom blahu, budeme nevyhnutne hovoriť o ľudskom mozgu.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale budeme-li hovořit o blahobytu lidstva, musíme nutně hovořit o lidském mozku.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ale jeśli mamy zamiar rozmawiać o ludzkim szczęściu powinniśmy rozmawiać o ludzkim umyśle.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.De ha az emberi jólétről akarunk beszélni, akkor óhatatlanul is az emberi agyról beszélünk.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.하지만 만약 우리가 인간의 행복에 대해 이야기하려 한다면 우리는, 반드시 인간 두뇌에 관해 이야기 해야 합니다.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Maar wanneer we spreken over een mensenleven hebben we het natuurlijk over het menselijk brein.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Ma se vogliamo parlare del benessere umano dobbiamo necessariamente parlare del cervello umano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mas se vamos falar sobre o bem-estar humano vamos, necessariamente, falar sobre o cérebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Mutta jos aiomme puhua ihmisen hyvinvoinnista, emme voi välttää puhumista ihmisaivoista.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Nhưng khi nói về hạnh phúc của loài người là chúng ta đang nói về não bộ của con người.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Pero si vamos a hablar de bienestar humano estamos, por fuerza, hablando del cerebro humano.
Ama eğer insanların refahından bahsedeceksek insan beyninden bahsetmek mecburiyetindeyiz.Αλλά εάν θα μιλήσουμε για την ανθρώπινη ευημερία είναι απαραίτητο να μιλήσουμε για τον ανθρώπινο εγκέφαλο.

İlgili Sayfalar