rastlantı ile cümle

rastlantı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Rastlantılara izin verin.Capitalizar coincidencias.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.Es una divagante rara en Nueva Zelanda.
Şili, Trinidad, Falkland Adaları ve muhtemelen Peru'da rastlantısal konuktur.È una visitatrice occasionale di Cile, Trinidad, Isole Falkland e, forse, del Perù.
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.La somiglianza fisica con la lettera latina S è casuale.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.È presente anche un ordinariato militare in Nuova Zelanda.
Rastlantılara izin verin.Prologo alle vicende.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Nell'Europa occidentale compare come visitatore occasionale molto raro.
Taekwondoya 13 yaşındayken bir rastlantı sonucu başladı.Так в 13 лет попала на тхэквондо.
Görünüşü bir rastlantı eseri değildi.Её появление было не случайным.
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.«Зимняя сказка» — причудливая фантазия, рассказ «о невероятном, где всё вероятно».
Bu bakımdan soy bilimci, araştırmasını titizlikle yürütmeli ve rastlantıları göz ardı etmemelidir.Так что ученому не осталось ничего кроме как свернуть свои исследования и бежать.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.هي وسيلة سهلة من دون الكثير من الرياضيات.
Dublajcılığı bir rastlantı sonucu başladı.تم اكتشاف مذاقة الحلو عن طريق الصدفة.
Örneğin, zekânın ortaya çıkışı evrimsel bir rastlantı olabilir.Por exemplo, o aparecimento de inteligência pode ter sido um acidente evolucionário.
Albümü Destiny Fulfilled adıyla yayımlamanın bir rastlantı olmadığını eklediler.O Destiny's Child afirmou, no entanto, que o nome Destiny Fulfilled não é coincidência.
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.Embora diferente do carnaval celebrado latino-americano, por exemplo.
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Vai cumprindo feliz o seu destino...
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.Se surpreende dizendo as palavras "muito interessante".
Bir rastlantı sonucu bölüm oyunculuğu yapacağı Fırat'ın Yazgısı adlı dizide başrolü alır.Escreve-se em minúsculo o nome da coluna onde a peça irá.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Bij ons een zeldzame, maar regelmatige gast.
Hüsnütabir Rastlantı SpoonerismGeluk (emotie) Toeval
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Dit zou echter het laatste hitparadesucces van de groep zijn.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.Na Nowej Zelandii jest jedynym przedstawicielem rodzaju.
Nikaragua'da rastlantısal konuktur.Występuje naturalnie w Nikaragui.
Bu verilen ölçülerin, piramidin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır.Z okrywy tej pozostały jedynie nieliczne fragmenty u podnóża piramidy.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Felflugna individer observeras sällsynt men regelbundet i Västeuropa.
Bu serçe türü Cebelitarık, Tunus, Cezayir, Mısır, İsrail ve Dubai'de rastlantısal konukturlar.Pilfinken har förekommit som naturlig gäst i Gibraltar, Tunisien, Algeriet, Egypten, Israel och Dubai.
Görünüşü bir rastlantı eseri değildi.Не думаю, що його смерть була чимось на кшталт випадковості.
Rastlantılara izin verin.Ďakujem náhodám.
Örneğin, zekânın ortaya çıkışı evrimsel bir rastlantı olabilir.Az intelligencia megjelenése például akár evolúciós véletlen is lehet.
Rastlantılara izin verin.A véletlen eseményeket befolyásolja.
Information and Control, 9(6): 602-619, 1966 Terry Ritter'ın rastlantısallık testleriInformation and Control 6(2): 119-125 (1963) Integrált katalógustár.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Magyarországon ritka, alkalmi vendégként tartják nyilván.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.Suomessa satunnainen vierailija.
Nikaragua'da rastlantısal konuktur.Satunnainen matkailija mini-Euroopassa.
Rastlantılara izin verin.Είναι αφηγητής των επεισοδίων.
Rastlantılara izin verin.Tilbage står de navnemæssige sammenfald.
Dublajcılığı bir rastlantı sonucu başladı.Overdoseringen skal ha skjedd ved et uhell.
Bir rastlantı sonucu uzaydaki kalıntı ışınımı buldu.Hal ini menyebabkan terjadinya kebocoran atmosfer ke luar angkasa.
Örneğin, zekânın ortaya çıkışı evrimsel bir rastlantı olabilir.Ví dụ, sự xuất hiện của trí tuệ thông minh có thể là một sự bất thường của tiến hoá.
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.ラテン語のneと類似の用法。
Rastlantılara izin verin.衝突事例を参照。
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.キャッチフレーズは「摩訶不思議かっとびアドベンチャー」。
Sonuçta balon rastlantısal yönlere itileceği için ortalama olarak çok fazla hareket etmeyecektir.但通常而言,气球对于他们的其吸引力并不会消失。
Ancak rastlantı sonucu görülebilmektedirler惟祖惟考,既侯既公。
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.但是這些關連的偶然性乃一項偶發的意外巧合是“極不可能的(improbable in the extreme)”。
Bu bir rastlantı değildir.이건 사고가 아냐.
John rastlantı eseri D-Day gününde, 6 Haziran 1944'te West Point'ten mezun olmuştur.את הכשרתו בווסט פוינט סיים ג'ון ב-D-DAY, יום הפלישה לנורמנדי, ה-6 ביוני 1944.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.לשיא אין משמעות מתמטית.
Örneğin, zekânın ortaya çıkışı evrimsel bir rastlantı olabilir.Например появата на разум може да е била случайна.
Fleming her iki keşfini de 1920li yıllarda rastlantılar sonucu yapmıştır.Финландците изобличават две шпионски дела през 1930-те години.
Rastlantılara izin verin.Идеи Личности Събития.
Fleming her iki keşfini de 1920li yıllarda rastlantılar sonucu yapmıştır.Oba Flemingova otkrića dogodila su se slučajno za vrijeme 1920-ih.
Lakin bu rastlantıların, matematiksel bir geçerliliği yoktur.Ali takav tip provjere nije striktno matematički.
Rastlantılara izin verin.Degenerates događanjima.
Rastlantı olarak Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike sinemalara girmişti.Prvýkrát sa objavil vo filme Hviezdne vojny: Epizóda I – Skrytá hrozba.
“Rastlantı” insanların nedenlerini bilemediği veya anlayamadığı olaylara yaptığı bir yakıştırmadır.Náhoda je označenie pre príčinu, ktorú nepoznáme alebo nechápeme.
Rastlantı olarak Yıldız Savaşları: Bölüm I - Gizli Tehlike sinemalara girmişti.Glavni članek: Vojna Zvezd Epizoda I: Grozeča Prikazen.
Bu sonuçların rastlantıya dayalı olasılık hesaplarına göre gerçekleşme olasılığı ancak 22 milyarda birdi.Samo z osnovno nastavitvijo teh je na razpolago 200 milijard možnosti.
Dublajcılığı bir rastlantı sonucu başladı.Pamela tapo žinoma atsitiktinumo dėka.
İlgili Sayfalar