Irak'ta Kornet füzelerinin bulunduğuna dair herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.We don't pay enough attention to South Korea's missiles.
Başlıca özellikleri: %100 yeteneğe dayalı oynanır, rastlantısal etkenler yoktur.Main features: 100% skill based game play, no random elements.
Raast-Panjgaah concert ile Muhammed Rıza Şeceryan ve Nasır Ferhengfer, Rast Panjgah (1976).Raast-Panjgaah concert with Mohammad Reza Shajarian and Naser Farhangfar in Rast Panjgah (1976).
Bu isme eski Bizans yazılarında rastlanmaktaymış.Those words showed what is written in an old Buddhist text.
Günümüzde büyükanne ve büyük babaların çocukları ile birlikte yaşadığına pek rastlanmaz.It is never explained why the kids are living with their uncles.
Papirüslerde de heksagrama rastlanmaz.They cannot read, for example, newspaper headlines.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.It consisted of abandoned homes.
Olay incelendi ve şüpheliye ulaştıracak hiçbir kanıta rastlanmadı.This is disputed, and there is no evidence that they interbred.
Kadın ve erkeklerde eşit oranda rastlanır ve 15-40 yaş grubunda sıkça rastlanır.They occur equally commonly in men and women and most often occur in adults aged 15 to 40.
Sahraaltı Afrika'sında yaşar, Asya'nın güneybatısı ve güneyinde de az sayıda rastlanır.It is found in sub-Saharan Africa, with smaller numbers in Southwest and South Asia.
Litvanya edebiyatındaki ilk Litvanca eserlere 16. yüzyılda rastlanır.Lithuanian literary works in the Lithuanian language were first published in the 16th century.
Şu anda bile mahallede tarihi kalıntılara rastlamak mümkündür.Plus, It will still be available in record stores.
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...It's just an awful future for him...
Elli hamle kuralına ilk kez Ruy López'in 1561 tarihli satranç notlarında rastlanmıştır.The fifty-move rule was introduced into chess by Ruy López in his 1561 book.
Bu tarza bazen gotik moda içerisinde rastlanabilmektedir.They can sometimes be seen in the gothic fashion scene.
Sıvacı kuşlarda pek rastlanmasa da, bu beş tür kendi yuvalarını oyarak yapar.Unusually for nuthatches, all five species excavate their own nests.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.This was especially true in American films.
Ormanlarda pek rastlanmaz.It is uncommon in forests.
Oldukça ender rastlanan bir çeşittir.A rare combination to be found.
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.They typically give birth to a single offspring, although twins are possible.
Ama az olarak rastlanılan çap, 42 mm'dir.The maximum recorded shell length is 42 mm.
Information and Control, 9(6): 602-619, 1966 Terry Ritter'ın rastlantısallık testleriInformation and Control, 9(6): 602–619, 1966.
Az olmakla birlikte hicaz yol havalarına da rastlanmaktadır.It works in conjunction with the indirect pathway.
Ayrıca kan izine bile rastlanmıştır.Vértiz is a surname.
Çoğul ekleri -j (i) ve -t (-d) sıklıkla rastlanır.Part-time BE (E&TC) and part-time ME (EC) are also run.
Çift kendisini rastgele istekleri doğruldutusunda bir kasabaya getirir.The couple decides to go to a tourist place called .
Heteroseksüellere yönelik ispatlanmış ayrımcılık vakalarına çok nadir rastlanır.Slut-shaming rarely happens to heterosexual men.
Daha geçmişle ilgili bir bilgiye rastlanmamıştır.I am not describing a thing of the past.
Öte yandan Homo erectus’un dişleri, başka hiçbir insan türünde rastlanmayan ölçüde iridir.He seems to know more about the mysterious Societas Eruditorum than any non-member.
Türkiye'nin güney illerinde rastlanan bir tatlıdır.A Taste of South Russia.
Kent merkezinde çokça eski eserlere rastlamak mümkündür.Many original medieval premises can be found in the centre.
Manav kültürünün bütün nüanslarına rastlamak mümkündür.Lullabies can be found in every human culture.
Kentin adına ilk defa 12. yüzyılın kayıtlarında rastlanmaktadır.The name of the town is documented for the first time in the 12th century.
Çok ender rastlanan bir nedeni de, bazı böbrek borucukları hastalıklarıdır.Other well known causes include diseases of the kidney.
Cheshmeye Noush ile Muhammed Rıza Şeceryan ve Mecid Halaci, Rast Panjgah (1994).Cheshmeye Noush with Mohammad Reza Shajarian and Mjid Khaladj in Rast Panjgah (1994).
Kilisede yaşanan ilk büyük kargaşa da onun zamanına rast gelir.The great schism that occurred in the church remains with us.
Çin'de çok sık rastlanan bir türdür.It is found frequently in China.
28 karakterlik bir rastgele dizi alınır.Start with a random string of 28 characters.
Kadınlarda ise 4 ya da daha fazla çıbana rastlanır.This can only happen in four or more dimensions.
Arlekenlere "Mardi Gras" gibi karnavallarda sıklıkla rastlanır.They have participated in local events, such as Mardi Gras.
Büyük Britanya'da erginlerine haziran ve temmuz aylarında rastlanır.In England they fly in June and July.
Bunun tarihi de takriben, 2 ya da 2,5 milyon yıl önceye rastlar.The gannets split more recently, only around 2.5 million years ago.
Renk kayması gibi hatalara son derece az rastlanmaktadır.They look like little tears the color of money.
Ayrıca bu tür toplumlarda rastlanan halk hikâyeleri hem mensur hem de manzum ögeler içermektedir.Folk tales illustrate history with stories about both good and bad nuns.
Her zaman daha zayıfını rastlamadım ki..I never felt more alive ...
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.They most commonly occur in children between the ages of 6 months and 5 years.
Tüm yapı içinde herhangi bir buluntuya rastlanmamıştır.Nothing survived of the entire edifice.
Faith ve Giles, Courtney isimli kaçak bir avcıya rastlarlar.Faith and Giles rescue an untrained Slayer named Courtney who had run away from her squad.
Kabızlığa genel nüfusta %2-30 arasında rastlanır.In the general population rates of constipation are 2–30 percent.
Paralel bilgisayarlar, teorik olarak, Paralel Rastgele Erişim Makineleri (PRAM) olarak modellenir.One theoretical model is the parallel random access machines (PRAM) that are used.
Bölgenin önemini, “Bu kalıntılara rastladığım zaman önümde iki seçenek vardı."By the time we left the room we had decided on two key things.
Burada sıklıkla fiyort üzerinde gezen buzdağlarına rastlanır.It is often marked with glacial striations.
Rastgele yapılan apartmanlar kentin görünümünü önemli ölçüde değiştirdi.Its redevelopment has fundamentally altered the appearance of the city.
Genel olarak, Friedmann eşitliklerinden rastgele sayıda boyut elde edilebilir.In general one gets Friedmann equations in an arbitrary number of dimensions.
İlk örneklerine İsviçre'de rastlanmıştır.His early years were spent in Switzerland.
Rastgele yürüyüşler, ilginçtir ki, çeşitli şekillerde farklılık gösterebilirler.Various types of random walks are of interest, which can differ in several ways.
Örneğin ABD'de yılda 100 kadar vakaya rastlanır.On average, there are more than 100 LODDs in the United States per year.
En sık rastlanan kıkırdak tipidir.This ridiculous-sounding case is typical.
Tüm atomlar tutarlı hareket ettiğinden, bilgi rastgele bir sese çözünmez.Because all the atoms move coherently, the information does not dissolve into random noise.
Doktor, TARDIS kontrollerini rastgele ayarlar ve TARDIS, karlı bir gezegene cisimlenir.The Doctor sets the TARDIS controls to random and materialises on a snowy alien planet.