rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.①動物の鉤爪を模した道具もある。
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.公園内には、約40種類の鳥類が生息している。
Orman arazisinde çok dik yamaçlar ve derin vadilere rastlanmaz.逆に、あまり深い森林や山地などには棲んでいない。
Küçük kanamalarda ise bu semptomlara rastlanılmayabilir.少量の出血の場合、症状がない場合もある。
Örneğin ABD'de yılda 100 kadar vakaya rastlanır.米国では年間10万件を超える症例が発生している。
Ancak Eskenazi, gösterinin yıldızıydı, eşine az rastlanır bir şekilde gecede 200 drahmi kazanıyordu.しかしショーの目玉はやはりエスケナージで、一晩で前代未聞の200ドラクマを稼いだ。
En çok rastlananı civalı termometredir.なかでも有名なものはトレインマスターである。
Koçköy'de Ermeni varlığına rastlanmamıştır.だがアーキテクトの存在を語らなかった。
Sarp ve katı bir görünüme sahip olsa da, yer yer gevşek kumlara rastlanır.静かで物憂げな佇まいとは裏腹に、その瞳には鋭い輝きが宿っている。
Deniz kıyılarında çok ender rastlanır.沿岸域での出現は稀。
Pek çok kültürde doğum günü kutlamalarına rastlanır.また誕生日の多くは、誕生花に合わせている。
Genellikle en sık rastlanılan miyom türüdür.通常は雌雄異株である。
En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni).またしばしば刺座は綿毛で覆われる。
Toplumda az rastlanan bir kan hastalığı olan Hodgkin lenfoma hastalığını 1832 yılında buldu.現在では、1832年に彼が発見した、悪性リンパ腫の一種・ホジキンリンパ腫でその名を知られている。
Herhangi bir tek boyutlu rastgele yürüyüş Markov zinciri (Markov chain) açısından incelenebilir.従って、音声を多くの確率過程のマルコフ連鎖と考えることができる。
Dün gece tiyatroda arkadaşıma rastladım.昨夜劇場である友人にばったり会った。
Ben dün sizin babanıza rastladım.私は昨日あなたのお父さんに会いました。
Mimarı İtalyan asıllı Francesco Bartolomeo Rastrelli'dir.設計者是義大利人建築師Francesco Bartolomeo Rastrelli。
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.1905年,由卡尔·皮尔逊首次提出。
2007 Cochrane incelemesinde, önerilmeleri için yeterli kalitede herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır.2007年Cochrane的综述中没有发现可以用来推荐此类药物使用的有质量的研究。
Bunların da benzerlerine Çayboyu'nda rastlanmaktadır.那是他们在《讨拉特》中的譬喻。
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.女性的爱情可以说比男性丰富8倍以上。
Kriptografik olarak rastgele baytlar üretmek için belgelenmiş yöntemler CryptGenRandom ve RtlGenRandom'dur.开发文档中提到的,用于产生密码用随机数据的函数是CryptGenRandom和RtlGenRandom。
Grönland, çeşitli Atlantik adaları ve Batı Afrika'da geçici konuklara rastlanmıştır.在格陵蘭、多個大西洋島嶼及西非曾發現一些離群的份子。
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.常見於六個月至五歲的兒童。
Vadide yer yer Akdeniz elemanlarına (incir ve karaçalı) rastlanır.Yeri於節目中玩得遊戲為《絕地求生》手機版本(即所謂「吃雞」手遊)。
Çocukluk amnezisine yalnızca insanlar üzerinde rastlanmaz.但是,在ONE的臉上不僅可以看到少年的臉。
Ancak ne kolonileşmenin ne de keşif araştırmalarının izine rastlanabilmiştir.然而,没有任何关于殖民和探索的证据得到承认。
"Bu rastgele bir kelime değil, birçok anlama geliyor.這不是偶然的,而是表示著一種意義。
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.我於某住處見一苾芻。
Bu dönem Asurluların yükseliş dönemine rastlamaktadır.而這一次也標誌著升降機年代的降臨。
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.同樣的問題亦在斯圖爾特島出現。
Öte yandan, karşı çıkışlara daha sık rastlanmaktaydı.但是,更常遇到的是逆反問題。
Şehir komedisi türünün geliştiği zaman da bu döneme rastlamaktadır.“城市喜劇”的形式也在這個時期得以發展。
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.全世界超過32個國家曾有此疾病的報告。
Kvas'ın adına ilk defa 989 yılından kalma eski Rus tarih kayıtlarında rastlanır.克瓦斯第一次出现在古俄罗斯编年史书中的时间是公元989年。
Royal Rumble 2005'te, John Cena'ya rastladı ve Cena'dan daha iyi rapçi olduğunu söyledi.於2005年的Royal Rumble,基斯頓自稱自己在rap方面上比John Cena優勝,所以和Cena進行了一場rap的決鬥。
Bob da rastgele bir b doğal sayısı seçer ve aynı şekilde gb yi hesaplayıp Alice gönderir.鮑伯选择一个随机自然数 b 并且将 g b mod p {\displaystyle g^{b}{\bmod {p}}} 发送给愛麗絲。
Bu özelliğe de Mithra'da rastlanır.這種方法在MEGAN中有使用過。
Yaşlı beyler de o sınıftan, özellikle eğer genç ve güzel bir kıza rastlarlarsa.在郁紀的眼里,也是本作中,显示出的是一个非常漂亮娇小的美少女。
Karınca topluluklarında iş bölümü, bireyler arası iletişim ve karmaşık problemlerin çözümüne rastlanır.蚂蚁的群體有分工、個體之間的溝通、以及解决问题的能力。
Giderek daha az rastlanmaktadır.质疑越来越少。
Yabancı turistlere fazla rastlanmamaktadır.绝大部分外籍游客安全无恙。
Markov zincirine bir örnek basit rastgele yürüyüş olur.随机漫步就是马尔可夫链的例子。
Araştırmacılar genel olarak özel biyobölgeler üzerine yoğunlaşır ve tür genelinde bir analize pek rastlanmaz.研究人员往往会把重心放在特定的生物区,站在物种层面做的分析也就很少了。
Büyük Britanya ve Finlandiya'yı kapsayan Avrupa'nın parçalarında rastgele ortaya çıkmışlardır.後來被引入了部份歐洲地區,包括英國及芬蘭。
Biyolojide rastladığımız protein tabanlı moleküler motorlardan birçoğu gerçekte birer Brown motoru olabilir.在生物學裡,許多細胞內的蛋白質分子馬達實際上即是一種布朗馬達。
Bölgenin doğal yapısının oluşumunda Üçüncü Zaman özelliklerine rastlanır.進行史蹟名勝天然紀念物的第三回指定。
Afrika'da doğal olarak rastlanan bir tür bitki.是北非洲原產的一種多年生草本植物。
Orada rastladığı bir genç kıza (Edna) keman çalar.霧崎兜(霧崎兜(きりさき かぶと),Kirisaki Kabuto) 個性輕浮的年輕人。
Bunlar arasında yırtıcılara da rastlanır.此見諦者於諸相縛不解脫故。
Ve yine birçok dizi ve sinemada da Rus Ruleti oyununa rastlanmaktadır.電影中曾出現不少俄羅斯輪盤遊戲的情節。
Orta Çağ'daysa Hristiyan ve İslam dünyasında bazı liberal düşünürlere rastlanılır.在中世纪,杏仁奶在穆斯林世界和基督教世界都很流行。
84 ülkede erkeklerde en çok rastlanan kanser türü olmuş ve en yaygın olarak gelişmiş ülkelerde görülmüştür.前列腺癌在84個國家是男性最常見的癌症,且更常發於已開發國家,但開發中國家的患病率正在上升。
Daha önce bu filmler ancak sinemateklerde veya tek tük rastlanan VHS kopyalarından seyredilebiliyordu.起初,僅有磁帶或是VHS錄像帶。
Buna göre piyonların arkasında bulunan taşlar, kuraya göre rastgele bir şekilde yerleştiriliyordu.例如,位于金字塔角上的石头有清晰印记,表明它们是曾被处理过的。
800´de rastlanır.收門徒至八百餘。
Sonuçta balon rastlantısal yönlere itileceği için ortalama olarak çok fazla hareket etmeyecektir.但通常而言,气球对于他们的其吸引力并不会消失。
Kılıç mahallesinde Rumlardan kalma mezarlara halen rastlanabilmektedir.值得注意的是,斯巴达仍继续在城内安置坟墓。
Kadının yaş ortalaması: 40 yaşını geçmiş kadınlarda kısırlık en sık rastlanılan belirtilerdendir.其中大部分是女性,且初次诊断时年龄超过40岁的女性。

İlgili Sayfalar