rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.ラテン語のneと類似の用法。
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.主成分分析は1901年にカール・ピアソンによって導入された。
Şehirleşme görüldüğü için şehir kültürünün etkilerine rastlanmaktadır.産物が生まれるかどうか、何が生まれるかは都市の文化によって決まる。
800´de rastlanır.次は800。
Gezegenler ve uyduların yörüngelerinde bu tür bir harekete rastlanır.惑星軌道や衛星軌道を周回する、宇宙探査機の一類型。
Pek çok din ve kültürde ölü yakma işlemine rastlanır.炎を永続的に燃やす行為は多くの信仰や文化でみる事ができる。
Güçlüsü neva (re), yedeni rast (sol) perdesidir.(使用者:中央の槍) 久賀舘流極意(くがたちりゅうごくい) 久賀舘流杖術の極意。
Bu sırada Don Giovanni'ye rastlarlar.最終的にドンのチームに復帰する。
Bunların da benzerlerine Çayboyu'nda rastlanmaktadır.舘清彦(たちきよひこ)として紹介されることもある。
Böylece, sonuçlar bazen toplanıp rastgele sayılar tabloları gibi dağıtılabilir.結果は時々収集され、乱数表として配布された。
Rastlantılara izin verin.衝突事例を参照。
Rastgele dolu bir boru için Aw değeri tam olarak bilinemez.正確な吸収率についてはわかっていない。
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.この傾向は特にドイツで顕著であった。
Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır.オープンソースの思想からオープンコンテントの思想が生まれたと言える。
Bu, herhangi bir kullanıcının rastgele verileri havuza karıştırmasına izin verir.これによりユーザーがプールに乱数データを混合させることが可能となる。
Tek benzeri günümüzde Mardin'in Sürgücu ilçesinde rastlanan pekmez çukurudur.^ この状況は別府大分毎日マラソンの例に似ている。
Kuantum evrimi Sewall Wright’ın rastgele genetik sürüklenme teorisine dayanır.量子進化はシーウォル・ライトの遺伝的浮動理論に高まった。
Bir başka zamansa, ninesi, onun yatağının altında bir .357 Magnum'a rastladı.続いて、同モデルをベースに.357マグナム弾に対応したM13が採用された。
Dünyanın hemen her yerinde rastlanabilir.世界中どこでも理解できるべきである。
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.諏訪と面識があった。
Öyle olsa da, bu öyküde yer alan birçok unsura, Poe'nun daha sonraki eserlerinde sıklıkla rastlanacaktır.しかしながら多くのものはこの作品をポターの幸せな日々と重ねて見ている。
New Jersey dini ve etnik farklılıkların en yaygın olarak rastlandığı eyaletlerden biridir.ニュージャージー州は国内でも最大級に民族と宗教の多様な州である。
Örneğin, bir proteinin belli bir konumundan bir glisin olması, orada bir rastgele sarım olduğunu ima edebilir.例えば、あるタンパク質がある位置にグリシンを持つとすると、それ自体はその位置にランダムコイルが存在することを示唆する。
Kar yağışlarına pek rastlanmaz.大雪が降る事は知らなかった。
Bu hikâyelerde ortak karakterlere de rastlanır.このシリーズにも同人に関するストーリーが存在する。
Olay yerinde büyük bir uçak enkazına rastlanmadığı söylentileri dolaştı.彼女は突如として機内に起こった異常を語った。
Diyaloglara sadece görev alırken rastlanır.在職時は独語担当。
Aynı şekilde Villa Godi ve Villa Forni Cerato'nun girişlerinde bu forma rastlamak mümkündür.ヴィラ・ゴディやヴィラ・フォルニ・チェラートの玄関にも使われている。
Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır.しかし、我々が暮らすこの郡ではそれが達成されていない。
Eddington'a göre okun rastgele bir elemanı sürekli artış yönünü gösterir.エディントンによれば、矢印は乱雑な要素の漸進的な増加の方向を示す。
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.キャッチフレーズは「摩訶不思議かっとびアドベンチャー」。
Rastafariler ile de bir araya geldim.…私はルパートのそばに座った。
Birçok kültürün tarihinde hem işlevsel hem de dekoratif nedenlerle balık beslendiğine rastlanır.さらに他の多くの文化が、実益と装飾の目的で魚を飼う歴史を持っている。
V. tabakanın üstünde yangın izlerine rastlanmıştır.五重塔跡 落雷で焼失。
Düzlemi periyodik olmadan kaplayabilen karo kümelerinin araştırılması 1960'lı yılların başına rastlar.火を使わずに加熱調理する電子レンジの出現は1950年代当時の人々を困惑させた。
Nereden geldiği bilinmeyen rastgele bulunmuş, rezil biri.次元の狭間から現れる、正体不明の怪物。
Başkanlığı, Güneş kulübünün kuruluş dönemine rastlar. ^経済産業省の会合で日向と知り合う。
Ahşap olanlarına da rastlanmıştır.並木とは顔見知り。
İzole olmuş gökadalarda böyle bir olaya rastlanmaz.風媒花ではこのような現象が起きることはない。
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.1953年に、デング熱の重症型が初めてフィリピンで報告された。
İki durumda da C Rastgele değildir.すなわち C は順序体でない。
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).RAMディスク(ラムディスク)は、Random Access Memory(ランダムアクセスメモリ、RAM)によるストレージである。
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.熱帯地域に広く分布している。
Kuşatma altındaki askerler çevredeki bölgeleri rastgele bombardımana tuttular.付近にいた同国兵士らが爆発に巻きこまれる。
Pnömatika benzerine pek rastlanamayacak değişiklikte bir kitaptır.特記しない限りペンシラーとしての作品である。
Eskiciler rastgele eski eşya satan kimselerdir.七掬(ななつか) 大碓の部下で元山賊。
Katillere ve kurbanlara hiç rastlanmadı.殺人者と犠牲者を一緒にしてはなりません。
Büyük Britanya'da seyrek rastlanır.しずくちゃんたちがイギリスで出会った。
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.生後6か月から6歳頃に非常に多い。
Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız.釣り人は一人とは限らず、大勢で釣りを行う場合もある。
I2C‘nin çıkış zamanı da bu döneme rastlamaktadır.J-2Tの開発も同時期に終了した。
Ancak aslında katılımcılar rastgele olarak gruplara ayrılmıştır.実は自殺はメンバーをまとめるための演技だった。
Aşağıda verilenler sıkça rastlanan çeşitlerdir.特に頻繁に遭遇するものは以下の通りである。
Dengeli Rastgele modunda 5 oyuncuya da kısmen rastgele kahraman verilir.5番打者のため度々英雄敬遠で勝負される。
Ayrıca kan izine bile rastlanmıştır.これも偶発的な吸血である。
Rast makamındadır.目白台にある。
İngiltere devleti kayıtlarının da İngilizce dili ile yapılmaya başlanması da bu döneme rastlamaktadır.特にその中の英語会話は彼が始めたという。
O da yolda rastladığı Manfred'e sığınır.その途中で出会ったライムの旅の道連れとなった。
Davanın 35. duruşmasında bu sözleri düşünülmeden rastgele söyleniş sözler olarak nitelendirmiştir.^ 以下、本段落は特記ない限り第35話による。
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.誕生日のケーキを食べている写真にワンカップが写ってしまったことがある。

İlgili Sayfalar