rast ile cümle
rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Az olmakla birlikte hicaz yol havalarına da rastlanmaktadır.Haittana on kuitenkin osalla matkaa tien huono kunto.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.Suomessa satunnainen vierailija.
Yine bu romanda yazarın ilk gençliğine ait tecrübelerinden kesitlere rastlanabilir.Janissa voimme havaita piirteitä kirjailijan omasta nuoruudesta.
İlk epigramlara Eski Yunan'da rastlanmaktadır.Epigrammit saivat alkunsa antiikin Kreikassa.
Kır kurdu (Canis latrans), köpekgiller (Canidae) familyasının Kuzey Amerika'da rastlanılan bir üyesi.Kojootti eli preeriasusi (Canis latrans) on Pohjois-Amerikassa elävä koiraeläin.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Lasten syntymäpäiväkakkuihin on tapana laittaa kynttilöitä täytettävien vuosien mukaan.
Mağarada yapılan kazılarda 12 bin yıl öncesinden kalan insan izlerine rastlanmıştır.Rannikolta ihmisen jälkiä on löytynyt noin 12 000 vuoden takaa.
Türkiye'de de sık rastlanır.Sitä tavataan satunnaisena myös Turkissa.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Ne saalistavat yleensä öisin, mutta joskus myös päivällä.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hän ei ole koskaan tavannut biologisia vanhempiaan.
Baskın sırasında evde 24 kişiye rastlanmıştı.Kunnassa menehtyi järistyksessä 228 henkilöä.
Bu simgenin kullanıldığı bayraklara çoğunlukla Akdeniz çevresinde, Orta Doğu ve Orta Asya'da rastlanır.Kuivatut hedelmät tulevat yleensä Lähi-idästä ja Aasiasta.
Matematik olarak rastgele örnekleme daha formel bir şekilde tanımlanır.Matematiikassa välimatkalla oletetaan useimmiten tarkempaa kriteeriä.
“Balkan” sözcüğüne bütün dillerde rastlanır.Sanan vastine esiintyy kaikissa itämerensuomalaisissa kielissä.
Bu bölgelerde çok sık olarak şelalelere rastlanmaktadır.Slummit sijaitsevat monesti juuri näillä alueilla.
En çok rastlanan değişen yıldızlardır.Novat ovat purkautuvista muuttuvista tähdistä tunnetuimpia.
Bölgede yapılan yüzey araştırmalarında bunu destekleyen maden ve cüruf kalıntılarına rastlanmıştır.Tämä on todettu alueella esiintyvän ja maaperään tallentuneen siitepölyn avulla.
Pek çok bilim alanında kullanımına rastlanır.Tätä käytetään kuitenkin yleisesti monella tieteenalalla.
Apragmatizme genellikle şizofreni sırasında rastlanır.Erotomanisia harhoja esiintyy usein skitsofrenian yhteydessä.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.Kynsisientä esiintyy yleisimmin varpaankynsissä.
Ama az olarak rastlanılan çap, 42 mm'dir.Silloin keskimääräinen sadanta on 42 millimetriä.
Bu yeni terimin bir film tarzı olarak benimsenmesin 21. yüzyılın başlarına rastlar.Näin ollen filmistä on vaikea löytää yhtymäkohtia hänen 2000-luvun aikaisempiin filmeihinsä.
Neredeyse tüm fantezi edebiyatı eserlerinde doğaüstü olaylara rastlanabilir.Voidaan puhua yleisestä taipumuksesta uskoa yliluonnollisiin ilmiöihin.
Burada hala eski bina hara belerine rastlanmaktadır.Sitä saattaa vielä nähdä vanhoissa kiinteistöissä.
Nikaragua'da rastlantısal konuktur.Satunnainen matkailija mini-Euroopassa.
Bob da rastgele bir b doğal sayısı seçer ve aynı şekilde gb yi hesaplayıp Alice gönderir.Roope valitsee satunnaisen luonnollisen luvun b ja laskee ryhmän G alkion gb, jonka hän lähettää Liisalle.
Yayılan foton ile ilişkili faz rastgele.Otetaan yksinkertainen kuvan mukainen tapaus.
Kuşatma altındaki askerler çevredeki bölgeleri rastgele bombardımana tuttular.Armaija tulitti ja pommitti saarrettuja alueita.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Tutkituista saippuatangoista ei ole löytynyt ihmisen DNA:ta.
Birçok kabartma ise eski dönemlerde rastlanmayan destansı özellikler taşır.Toisaalta suuri joukko nimistä on sellaisia, jotka eivät esiinny antiikin aikana.
Ormanlarda pek rastlanmaz.Lajia ei tavata metsissä.
Katilin hiçbir izine rastlanamadı.Vainajasta ei löytynyt merkkiäkään.
Bazı spor dallarında beyin sarsıntısına çok daha yaygın olarak rastlanır.Aika-alueen peittoilmiöt tapahtuvat suurelta osin syvemmällä aivoissa.
Genellikle hayvan figürlerinden oluşan taş heykelciklere sık rastlanmaktadır.Kivikauden asuinpaikoilta löydetään usein koirien luita.
Ayvaya bugün Avustralya hariç tüm dünya ülkelerinde rastlanabilmektedir.Ryhmä kasvaa siellä täällä eri puolilla maapalloa Australiaa lukuun ottamatta.
Rastgele kullanıldığında zararlı olur.Lisäksi se on helposti hoidettavissa, jos se on haitallinen.
Aşağıda liste halinde rastlanabilecek bazı komplikasyonlar sıralanmıştır.Joitakin järjestelmissä mahdollisesti esiintyviä heikkouksia on lueteltu alla.
Bu bölümde büyük dağlara ve vadilere rastlanır.Alueella on kumpuilevia laaksoja ja kukkuloita.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Poliisiasiakirjojen mukaan ampuja alkoi sattumanvaraisesti tulittamaan läheisiä rakennuksia ja ihmisiä.
Günümüzde ise maalesef kalede bir tek çam ağacına bile rastlayamazsınız.Puusta on nykyisin jäljellä vain kanto.
Nadiren rastlanır.Pärryttää harvoin.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Erityisen paljon niitä esiintyy trooppisilla alueilla.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Η σοβαρή αυτή μορφή της ασθένειας αναφέρθηκε για πρώτη φορά στις Φιλιππίνες το 1953.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).RAM (Random Access Memory) (μνήμη τυχαίας προσπέλασης).
150 katılımcı üç farklı duruma rastgele atandı.Σε 150 συμμετέχοντες ανατέθηκαν 3 διαφορετικά τεστ.
Simetrik anahtar rastgele olarak üretilir ve diğer kurbanlara yardımcı olamaz.Το συμμετρικό κλειδί δημιουργείται με τυχαίο τρόπο και δεν μπορεί να βοηθήσει άλλα θύματα.
Aile ilişkileri tanrılar arasında sık rastlanan bir bağlantıdır.Οι οικογενειακές σχέσεις είναι ένα συνηθισμένο είδος σύνδεσης μεταξύ των θεών.
Raquel Rastenni (21 Ağustos 1915 - 17 Ağustos 1998), d.Raquel Rastenni (21 Αυγούστου 1915 - 17 Αυγούστου 1998).
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Είχα μόνο μερικές συναντήσεις μαζί του αλλά απολάμβανα πολύ την ασεβή συμπεριφορά του.
Fakat Türkiye belgelerinde de aynı mektuba rastlanmaktadır.Με το ίδιο όνομα αναφέρεται και στα τουρκικά φορολογικά έγγραφα.
Kvas'ın adına ilk defa 989 yılından kalma eski Rus tarih kayıtlarında rastlanır.Αναφέρεται για πρώτη φορά στα Παλιά Ρωσικά Χρονικά του 989.
Şehrin adına ilk kez 1445 yılı itibarıyla rastlanıyor.Η πόλη αναφέρεται για πρώτη φορά το 1445.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Αυτά τα βακτήρια επιζούν στις τροφές, ωστόσο αυτό είναι μάλλον ασυνήθιστο.
Böylece, sonuçlar bazen toplanıp rastgele sayılar tabloları gibi dağıtılabilir.Έτσι, τα αποτελέσματα πολλές φορές συλλέγονταν και διανέμονταν ως πίνακες τυχαίων αριθμών.
Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla rastlanır.Είναι 2-3 φορές συχνότερος στις γυναίκες από ότι στους άνδρες.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Οι ενδείξεις προσωπικής λατρείας πριν το Νέο Βασίλειο είναι ανεπαρκείς.
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.Μπορούν να παρέχουν ποικιλία από διαφορετικούς πολιτισμούς.
2002 yılında, Ruffalo'da bir çeşit beyin tümörü olan akustik nöroma hastalığına rastlandı ve ameliyata alındı.Το 2002, ο Ράφαλο διαγνώστηκε με ακουστικό νεύρωμα, ένα είδος εγκεφαλικού όγκου και έκανε εγχείρηση.
Ancak evliliği de tamamen reddettiklerine dair bilgiye rastlanılmamıştır.Το μόνο που γνωρίζουμε με βεβαιότητα είναι ότι ο γάμος τους δεν ήταν καθόλου επιτυχημένος.
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.Έχουν σημειωθεί κρούσματα σε περισσότερες από 32 χώρες.