Ana içeriğe geç
Sözlük

rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Geçen gün kentte eski komşuma rastladım.The other day I met my former neighbour in the city.
Bir geyiğe rastladım.I ran into a deer.
O, markette beklenmedik bir şekilde ona rastladı.He unexpectedly met her in the market.
Hiç bunun gibi bir hayvan rastladın mı?Have your ever come across an animal like this?
Kütüphanede hiç Taninna'ya rastladın mı?Have you ever met Taninna at the library?
Ona şans eseri rastladım.I hit him by chance.
Bu çok rastlantısal.This is so random.
Tom'a ilk rastladığımda on sekiz yaşındaydım.When I first met Tom, I was eighteen.
Senin kadar aptal bir kadına hiç rastlamadım.I've never met a woman as stupid as you.
Tom'a rastlamak istemiyorum.I don't want to run into Tom.
Bu sabah Tom'a rastladığımı az önce sana söylemek istedim.I just wanted to tell you I ran into Tom this morning.
Geçenlerde eski bir arkadaşa rastladım.I recently met an old friend.
Sokaktan aşağıya doğru yürürken, eski bir arkadaşa rastladım.Walking down the street, I ran into an old friend.
Biz otobüs terminalinde onlara rastladık.We hit on them at the bus terminal.
O rastgele onları seçti.He chose them at random.
Onun doğum günü pazara rastlıyor.His birthday falls on Sunday.
İleride, bir eve rastladık.Farther on, we came upon a house.
Bu sadece bir rastlantı.It's just a coincidence.
Ona bir kulüpte rastladım.I met him at a club.
Gazetede yeni projenizle ilgili bir makaleye rastladım.I came across an article in the newspaper about your new project.
Daha önce tam senin gibi birine hiç rastlamadım.I've never met anyone quite like you before.
Kuliste Tom'a rastladım.I met Tom backstage.
Bugün öğle yemeğinde Tom'a rastladım.I ran into Tom at lunch today.
Birkaç gün önce Tom'a rastladım.I ran into Tom the other day.
Dün Tom'a rastladım.I ran into Tom yesterday.
O partide ona rastlayacağımı hiç düşünmemiştim.I never thought I would meet her at that party.
Tren istasyonunda arkadaşlarıma rastladım.I ran into my friends in the train station.
Ona ilk kez Kyoto'da rastladım.I met her for the first time in Kyoto.
Havaalanında Tom'a rastladım.I met Tom at the airport.
Sana rastladığım için memnunum.I'm glad I ran into you.
Size rastlamaya devam ediyorum.I keep bumping into you.
Birkaç ay önce Tom'a rastladım.I met Tom a few months ago.
Saat sekiz civarında giderseniz ona rastlayabilirsiniz.If you go around eight, you might meet him.
Londra'da eski bir öğrenciye rastladım.I met an old student in London.
İsimleri rastgele seçmekten başka seçeneği yoktu.He had no other choice but to choose the names randomly.
Tesadüfen ona rastladım.I met him by accident.
Ona bir yerde rastladığımı hatırlıyorum.I remember that I met her somewhere.
Emily eski bir oyuncağa rastladı.Emily came across an old toy.
Emily eski bir oyuncağa rast geldi.Emily came across an old toy.
O bir kurta rastladı.She came across a wolf.
O bir akrebe rastladı.She came across a scorpion.
Evet, dün kütüphanede ona rastladım.Yes, I met her in the library yesterday.
Tom'a orada rastladım.I met Tom there.
Ben sadece kafeteryada Tom'a rastladım.I just ran into Tom in the cafeteria.
Ben sadece akşam yemeği salonunda Tom'a rastladım.I just ran into Tom in the dining hall.
Tom ve ben havaalanında birbirimize rastladık.Tom and I ran into each other at the airport.
Tom ve ben ara sıra süpermarkette birbirimize rastlıyoruz.Tom and I run into each other at the supermarket every once in a while.
"Kim bu Tom?" "Birkaç gün önce rastladığım çekici genç bir adam.""Who is this Tom?" "He's a charming young man I met a few days ago."
Dün bir restoranda Bernard'a rastladım.I ran into Bernard yesterday in a restaurant.
Tom'a rastlamamayı umuyordum.I was hoping I wouldn't run into Tom.
Tom'dan kaçınmaya çalışmama rağmen, kütüphanenin önünde ona rastladım.Even though I'd been trying to avoid Tom, I ran into him in front of the library.
Bugün daha önce fark etmediğimiz birkaç soruna rastladık.We discovered a few problems today that we'd never noticed before.
Tom rastgele bir keskin nişancı saldırısının kurbanıydı.Tom was the victim of a random sniper attack.
Avustralya tarihini Tom kadar bilen birine hiç rastlamadım.I've never met anyone who knows as much about Australian history as Tom does.
Bir süre önce Jean'a rastladım.A little while ago I met Jean.
Jean? Evet, dün şehirde ona rastladım.Jean? Yes, I bumped into him yesterday in town.
Bu öğleden sonra şehirde Michael ve Caroline'e rastladım.I ran into Michael and Caroline in town this afternoon.
Tom'a bir kulüpte rastladım.I met Tom at a club.
Raster ve vektör grafikleri arasındaki fark nedir?What is the difference between raster and vector graphics?
Yüksek lisans tezinin savunması sadece önümüzdeki aya rastlıyor.The defense of the master thesis is just happening next month.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
rast ile cümle - Sayfa 4 - rast kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App