rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
9
ORT. KELİME
Öldürdüğü ilk boğa, 24 Temmuz 1910 tarihine rastlar.A ucis primul taur pe 24 iulie 1910.
MÖ 2500 : Malezya'da pirince rastlandı.2500 î.Hr.: Orezul a fost introdus în Malaezia c.
Bir M/G/1 sırasındaki G, genel anlamındadır ve rastgele olasılık dağılımını gösterir.Într-o coadă M/G/1, G înseamnă general și indică o distribuție de probabilitate arbitrară.
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.Dislexia este cea mai frecventă tulburare de învățare.
Genelde bir ırmağın ya da gölün yakınında rastlanırlar.De obicei apare lângă un râu sau un alt corp de apă.
Güney Afrika'da da rastlanmıştır.Este întâlnită în Africa de Sud.
Hayvanların boynuzuna takılan boyunduruklara da rastlanır.Sunt și lese care se leagă în jurul gâtului animalului.
Dang hemorajik hummasına ilk kez rastlandı.Pentru prima dată s-a observat la bolnavi febra hemoragică denga.
Bern şehrinin adına ilk olarak 1 Aralık 1208 tarihli bir belgede rastlanmıştır.Numele orașului Berna fost menționat prima dată la 1 decembrie 1208.
Bu idollerin benzerlerine Elmalı Semahöyük'te ve Sandıklı Kusura Höyük'te de rastlanmaktadır.Astfel, au rămas toponime precum Tătăruși, Tărășeni, Tătărași, Tătărășeni.
Çok düşük amphiphile konsantrasyonlarda moleküller herhangi bir sıraya girmeden rastgele dağılacaklardır.La concentrații amfifile foarte scăzute, moleculele se vor dispersa aleatoriu, fără nici o ordonare.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Nu l-am întâlnit de mult ori dar îmi plăcea atitudinea sa ireverențioasă.
Odunlarda rastlanan kurtçukların büyük kısmı bu familyaya aittir.Cele mai multe specii comestibile de stridii sunt în această familie.
Şehir komedisi türünün geliştiği zaman da bu döneme rastlamaktadır.Cam în aceeași epocă s-a dezvoltat genul comedie de oraș.
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.În general, acestea apar la copii cu vârste cuprinse între 6 luni și 5 ani.
Bir ton uranyum cevherinde yaklaşık on gram kadar aktinyuma rastlanmaktadır.O tonă de uraniu conține în medie o zecime de gram de actiniu.
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.S-au întâlnit cazuri în peste 32 de țări.
Kadınlarda 3 kat fazla rastlanır.Femeile sunt afectate de trei ori mai mult decât bărbații.
Antik kent (Çakılköy) izlerine rastlanmıştır.Reprezinta urme ale unei vechi cetati.
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Un metal prețios este un element chimic metalic rar de mare valoare economică.
Afrika'da doğal olarak rastlanan bir tür bitki.În Africa a fost introdusă o specie.
Rastgele bir sayı a< N seçin.Definite cu A, urmat de un număr.
Her yıl dünyada, ortalama olarak her yüz bin kişide 1 veya 2 adet ALS vakasına rastlanır.În prezent, între 1.000 și 2.000 de cazuri apar la nivel mondial, în fiecare an, în rândul oamenilor.
Hemen her yerinde kısmen Eski ve Yeni Antlaşma'dan türetilmiş bölümlere rastlanır.Din fiecare trunchi se desprind diviziunile anterioare și posterioare.
Yani rastgele denenen bir şifrenin çanta kilidini açma olasılığı 1/1000'dir.Șansele ca alegerea ta să conțină un bob sunt de 1/3, de acord?
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.Îmi amintesc că l-am cunoscut când a venit la minister în audiență.
Ayvaya bugün Avustralya hariç tüm dünya ülkelerinde rastlanabilmektedir.Stârcul de noapte este întâlnit în toata lumea, în afară de Australasia.
Oldukça fazla rüzgar sebebiyle de şehirde sık sık kum fırtınalarına rastlanır.În aceste regiuni sunt frecvent vânturi puternice cu furtuni de nisip.
Bu figüre Müslüman, Musevi ve Hristiyan toplumların yanı sıra, Budist ve Hindu toplumlarda da rastlanır.Se pot decela din aceste scrieri elemente de origine iraniană și creștină, dar și hinduistă și budistă.
Manda, eşek ve at, artık nadir rastlanan ev hayvanları olmuşlardır.Grâul, ovăzul, fânul și animalele domestice erau tot mai rare.
Bu türe ilk defa 1979 yılında Atari-2600 için hazırlanan Advanture isimli oyunda rastlanır.Primul joc cunoscut ca aparținând acestui gen este Adventure (1979) pentru Atari 2600.
Saraydaki insanları rastgele öldürüyordu ve anormal bir sapkınlığı vardı.El a ucis la întâmplare oameni în palat și a fost un deviant sexual.
Böylelikle oyuncu daha önce rastlamadığı gizleri keşfedebilmek için o bölümleri tekrar oynar.În plus, jucătorul nu poate explora zone pe care asasinii nu le-au experimentat încă.
Köyde bol sayıda kekro, kuşburnu ağacı ve bin bir çeşitli çiçeklere rastlayabilirsiniz.În parc se poate găsi o largă varietate de arbori și arbuști, precum și numeroase flori.
Giderek daha az rastlanmaktadır.Se utilizează din ce în ce mai puțin.
Kilgore Trout, Kurt Vonnegut'un kitaplarında sıklıkla rastlanan karakterdir.Kilgore Trout este un personaj fictiv creat de către autorul Kurt Vonnegut.
Bazen de güçlüsüne rastlıyordum.Uneori, îmi pierdeam chiar mințile.
Cinsel dimorfizme doğada bolca rastlanır.Multe prezintă dimorfism sexual.
Eğitim rastgele oluşan bir faaliyet değildir.Arhitectura știrii nu este întâmplătoare.
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Se întâlnesc și o serie de tipuri mai rare.
En eski tarım yerleşimiyle ilgili bulgulara ise Gächlingen'de (MÖ 5300'lü yıllardan kalma) rastlanır.Cele mai vechi așezări agrare din Elveția, găsite la Gächlingen, au fost datate în preajma anului 5300 î.e.n.
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.Mai mult de 400 de specii de păsări se găsesc în parc.
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.De obicei, se naște doar un singur pui, dar apar uneori gemeni.
Bu yüzeylere buzullaşmaya uğramış hemen tüm alanlarda rastlamak mümkündür.Cum toate celulele ajung la suprafață, ele pot fi studiate direct.
Ayrıca bu dönemde İslamlaşmanında etkisiyle birlikte kubbesel yapılarada rastlanılabilir.Este încă posibil să se urce în campanilă în timpul acestor lucrări.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.Are de asemenea rădăcini vechi în Scandinavia.
Bu dönemde ayrıca ilk bilimsel içerikli metinlere rastlanmaktadır.Din această perioadă datează și primele încercări literare.
Fosillerine en az 300 milyon yıl önceki dönemlerda rastlanır.O fosilă de mixină arată că au evoluat puțin în ultimii 300 de milioane de ani.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Nu se dau în lături nici de la crime și jafuri.
Sonunda uzaylı ırka ait bir gemiye rastlar.Am fost invadați de către o rasă extraterestră...
Körelmiş yapılara hayvanlar aleminde yaygın olarak rastlanır.Obezitatea animalelor de companie este frecventă în multe țări.
Gogol ile olan arkadaşlığı da bu döneme rastlamaktadır.Van Gogh a compromis lucrurile și de această dată .
Rastgele bir sinyal veya kriptografik bir uygulamanın kendisini kullanmasını gerektirir.Așadar, dacă este nevoie de un VCR sau calculator, el va apărea.
Rastgele erişimli hafıza (İng.Consoană oclusivă alveolară surdă).
Köyün tarihine baktığımızda eski yerlişimin kalıntılarına rastlamak mümkündür.Vechimea orașului se identifică cu existența descoperii izvoarelor.
Ancak geri kalan adalar da rastgele yerleşemez.Restul curentelor nu trebuie să fie acceptate.
Heteroseksüellere yönelik ispatlanmış ayrımcılık vakalarına çok nadir rastlanır.A heteroszexuálisok ellen irányuló diszkrimináció bizonyított ügyei ritkák.
Yine de hareket başarılı oldu ve bugün Rastafari inancı tüm dünyaya yayıldı.Ennek ellenére mozgalma virágzásnak indult és ma a rasztafári vallás széles e világon elterjedt.
Tedavi edilen her 50.000 kişiden birinden daha azında ölüme rastlanır.Haláleset egynél kevesebbszer fordul elő minden 50 000 kezelt egyénnél.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.A betegségnek e súlyos fajtáját először 1953-ban jelentették a Fülöp-szigeteken.

İlgili Sayfalar