rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Antik kent (Çakılköy) izlerine rastlanmıştır.Jsou na nich stopy starých teras.
Cal Carpathia'nın güvertesinde kendisini ararken rastlanır.V horáckém statku dokonce prý sama obsluhovala.
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.Obvykle postihuje děti ve věku okolo 6 let.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Výskyt je asi 4krát častější u mužů.
Ormanlarda pek rastlanmaz.V lesích se prakticky nevyskytuje.
Günlük gazete okuyanlara rastlanmaktadır.A mrzutý z toho, co čtu v novinách.
Bolivya'daki Yahudilerin varlığı İspanyol sömürge çağının ilk dönemlerine rastlar.Otroctví v Jižní Americe má svůj počátek v době kolonizace.
Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla rastlanır.U žen se onemocnění projevuje dva až třikrát častěji než u mužů.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Často je jediným řešením osobní bankrot.
Her iki cinsiyette de sakal bulunur ve küpeli olanlarına pek rastlanmaz.Podle zprávy ministerstva oba seděli vzadu a neměli zapnuté bezpečnostní pásy.
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Vyskytuje se v tropických oblastech.
Kazaen yaralanma olayları ile trafik kazası en sık rastlanan olaylardandır.Nejčastějším druhem nehody s nejvíce mrtvými jsou ale autonehody.
2008 başkanlık seçimlerinde oylama günü 15 Aralık gününe rastgelmektedir.V této funkci byl potvrzen prezidentskými volbami dne 15. října 2008.
2007 NCAA Turnuvası dvam ettiği sırada, rastgele doping testlerinden birinde durumun farkına varıldı.V sezóně 2007 ukončila podruhé tenisovou dráhu v souvislosti s pozitivním testem na kokain.
Fillerin insanlara da bu şekilde davranmalarına Afrika'da sıklıkla rastlanır.Výskyty takovéhoto sloního chování vůči lidem jsou známé v celé Africe.
Ayrıca küp mezarlara da rastlanmıştır.Její větve se také pokládaly na rakve.
Kuruluş mazisi 1912 yılına rastlar.Křemena ve Zlonicích roku 1912.
Gri göz: Çok ender rastlanır.Četnost výskytu: raritní.
Ev hayvanı olarak tutulan mandalar daha küçük olurlar ve ağırlıkları 500 kilodan fazla olanlara zor rastlanır.Kráva je daleko menší než býk a dorůstá hmotnosti nejvýš 500 kg.
Rastgele ok attları.Obyčejné kontaktní čočky.
Bunlardan biri Lakota (Teton) Siyularında rastlanmıştır.Byli v nich sdruženi laudisté (řemeslníci, od laudy, chvály).
Sinemada da burlesk tarzı filmlere rastlanır.Ve filmu se objevují i záběry hostince.
Bugünkü Ayvalık'ın kurulması 1430-1440 yıllarına rastlar.Dnes již víme, že dolování začalo již mezi roky 1436 a 1440.
İlk örneklerine İsviçre'de rastlanmıştır.Ve Švýcarsku se mu dostalo nebývalé pocty .
Bu malların benzerlerine Hacınebi Höyüğü'nde de rastlanmaktadır.Podobné obsahové látky jsou i v náprstníku velkokvětém.
Bu tabakada hayvan figürlere pek rastlanmaz.V tomto případě ovšem nejsou kombinovány zvířecí znaky s lidskými.
Derinlik külteleri arasında hacmen % 40'tan fazla kuvars ihtiva eden türe rastlanmaz.Při lovu na dlouhé šňůry dosahují nechtěné výlovky až 40%.
Bu deneyde ekrandaki nesneler rastgele hareket ediyordu.Ti naopak velmi intenzivně experimentovali s kamerou.
Bundan sonra höyüklerde bir yerleşmeye rastlanmamaktadır.Příště si už raději netroufl v těch místech klít.
Rastgele bir hastalık için test edilen bir sığırda tespit edilirse hayvanın hemen itlafı gerekir.Dokázat, že je stádo prosté konkrétní nemoci, vyžaduje pravidelné testování.
Kadınlarda 3 kat fazla rastlanır.Je čtyřikrát častější u žen.
Aynı zamanda dizilerde de ona rastlamak mümkün.Lze se s ním setkat též v zákonech.
Zaman zaman dere kenarlarında kavak ağaçlarına rastlanmaktadır.Přes den se někdy přidržují na kmenech stromů.
Poussin'nin çalışmalarında en çok rastlanan temalar trajedi ve ölümdür.Mezi klíčové motivy v práci Platonova patří téma smrti a její překonání.
İki durumda da A Rastgele değildir.V našich podmínkách není mrazuvzdorná.
Mimari olarak en alt tabakadan bir buluntuya rastlanmamıştır.Nic zvláštního neviděl ani za oltářem.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Tak to bylo ve všech obcích širokého okolí.
Halka salınıcının periyodu T = T + T' olacak şekilde rastgele titreşir.C# je typově bezpečnější než C++.
Bu incelemeler sonucu sadece üç soruna rastlandı.Nakonec se zde takové testy uskutečnily pouze tři.
Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır.Co se nacházelo uvnitř tohoto opevnění, není jisté.
Sodalı olmasına rağmen son zamanlarda balıklara rastlanmıştır.Blíží se však bouře, ale oni stále chytají ryby.
Disleksi, en sık rastlanan öğrenme bozukluklarından biridir.Dyspraxie patří mezi specifické poruchy učení.
Bu askerler İsrail Deniz Ticareti Okulu teknesine rastladı.Mnozí absolventi školy pak nastoupili do izraelského vojenského námořnictva i do komerční lodní dopravy.
Bölgede hâlen çok sayıda Karamanlıca mezar taşı ve kilise yazıtlarına rastlanmaktadır.Jejich každodenní život je znám velmi dobře, neboť se o něm psalo v hrobkách a úředních dokumentech.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Hlavní chod mají večer, ve dne si ale také občas něco uloví.
Ayrıca, rastgele gübreleme değişimi için de katkı sağlamaktadır.To samozřejmě vedlo i ke změně brankářského stylu.
Eksikliğine rastlanmaz.Manko musíme dohnat.
Bu yüzden onlara genellikle göllerin en derin kısımlarında rastlanır.Nejčastěji se vyskytují v mělčích částech jezer.
Mayer'la ortak şarkı yazdıkları dönem, Mayer'ın kariyerinin ilk yıllarına rastlar.Spojení písně a symfonie bylo charakteristické pro Mahlerovy rané práce.
Keseli porsuğumsular çiftleşme zamanı dışında yalnız yaşar ve aynı türden olanlara rastlarsa agresif davranır.Mimo období páření žijí jedinci osaměle, v zajetí se k sobě chovají agresivně.
Bugünkü anlamda ilk üniversitelere Abbasiler döneminde Bağdat’ta rastlanır.Na druhou stranu vznikla v Addis Abebě v této době první univerzita.
Sonra bu melodiye rastladım.Navíc obsahoval Melodik.
Onun egemen olduğu çağ Altın Çağı'na rastlamaktadır.Nalézám v té době, ve které žiji, větší bohatství doby předešlé.
Örneğin özellikle Antik Yunan'da rastlanan mezar taşı mahiyetinde steller vardır.Přesto se explicitní vyobrazení nacházejí už např. na vázách antického Řecka.
Üstelik Laura'da sperm izine de rastlanmamıştır.Rovněž u skotu nebyla teratogenita prokázána.
Tarihine rastlanmamıştır Mahallenin gelenek, görenek ve yemekleri hakkında bilgi yoktur.Nesmíme opomenout, že program nezohledňoval ani místní tradice a zvyky lidí.
Litvanya edebiyatındaki ilk Litvanca eserlere 16. yüzyılda rastlanır.První literární díla psaná litevsky byla vydána v 16. století.
Bu malzemelere doğada sık rastlanılır.Tento druh bývá často chován v teráriích.
Rastlantılara izin verin.Ďakujem náhodám.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Aceste bacterii pot trăi în alimente, dar această situație este foarte neobișnuită.

İlgili Sayfalar