rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Mumyalamanın ilk izlerine Hierakonpolis mezarlığında rastlanmıştır.Перші предмети грецького вазопису були знайдені в новий час в етруських похованнях.
İnsanda oldukça nadir olarak rastlanır.Досить рідко зустрічається в природі.
Dolu kardan daha sık görülmektedir ve özellikle kış ve bahar aylarında rastlanır.Град випадає частіше, ніж сніг, і найбільш часто випадає протягом зимових та весняних місяців.
Tuşeti bölgesinin ismine ilk kez 4.yüzyılda rastlanmıştır.Назва Тбілісі вперше згадується у IV столітті.
Kuru otlaklarda, bazen de taşların altında rastlanır.Веде підземний спосіб життя, іноді перебуває під камінням.
İlçede yapılan tarihi kazılarda Hitit uygarlığına ait eserlere rastlanmıştır.Така історична підоснова події, що відбулася на деревлянському ловищі.
Dişeti çekilmiş dişlerde sıkça rastlanır.Часто допікав зубний біль.
Yırtıcı kuşlar arasında genel olarak rastlananın tersine dişiler erkeklerden daha küçüktür.Самки, на відміну від звичного правила серед хижих птахів, є меншими, ніж самці.
Sise az rastlanır ve çabuk dağılır.Відчуття швидко наростає і швидко спадає.
Orta Çağ'daysa Hristiyan ve İslam dünyasında bazı liberal düşünürlere rastlanılır.У Середньовіччі мигдалеве молоко відоме як в ісламському, так і християнському світі.
Bununla birlikte gri veya beyaz olanlarına da rastlanır.Трапляються також білі або сірі кольори.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).Відсутній повний доступ (root access).
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Крім того, він заявляє, що ніколи не зустрічав свого біологічного батька.
İntihar olgusuna Cobain ailesinin geçmişinde çok sık rastlanılmaktadır.Сім'я Седжвік часто згадується в історії штату Массачусетс.
Keseli sıçanlara tüm Orta- ve Güney Amerika'da rastlanılır.Змія зустрічається у Центральній та Південній Америці.
Nihâvend durağı, rast perdesi.Швидке стомлення, слабкість.
Alice rastgele bir a doğal sayısı seçer ve ga yı Bob'a gönderir.Аліса обчислює g a {\displaystyle g^{a}} і відправляє Бобу.
"Guleybanı" ve "Aleybanı" şeklinde de rastlanır.Те ж саме ми бачимо в «Філоктеті» і «Трахинянках».
İlk yazınsal denemeleri dışında ilk ciddi çalışmaları 1842'ye rastlar.Десь до 1812 року відносяться її власні перші письменницькі спроби.
Burada don vakalarına sıklıkla rastlanmaktadır.Часто згадується Дон і в чумацьких піснях.
Daha çok çorak arazide rastlanır.Гірше зі знахідками на суходолі.
Dişi geyik bir batında bir ya da iki yavru doğurur, üçüzlere çok az rastlanabilir.Сучасний дитячий ханбок складається з двох або трьох частин, його легко одягати.
Gelecek yıl doğum günüm pazar gününe rastlayacak.Наступного року мій день народження припадає на неділю.
Şimdiye kadar ona hiç rastlamadım.Я досі ніколи з ним не зустрічалася.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Вчора я зустрів на вулиці Мері.
Erginlerine ilkbahar ve yaz aylarında rastlanır.Nejvíce jich je v jarních a letních měsících.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Tyto bakterie mohou přežívat i v jídle – k tomu však dochází velice zřídka.
Bir gün şans eseri bir parkta iki aşığa rastlar ve onların fotoğraflarını çeker.Jednoho dne narazí v parku na dva milence, které vyfotografuje.
800´de rastlanır.Stala se jí 800.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.Z této zásoby entropie jsou vytvořena náhodná čísla.
En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni).Jsou určené převážně pro skryté nošení.
Giderek daha az rastlanmaktadır.Stává se čím dál vzácnější.
Kadınlarda ise 4 ya da daha fazla çıbana rastlanır.Někdy mohou být rozhovory i čtyři a více.
Çok katı kurallara sahip Lutheran ailesi, Frank Jr.'a rastlayana kadar onu evlatlıktan reddetmişti.Její přísní luteránští rodiče se jí zřekli, ovšem pouze do okamžiku, kdy potkají Franka mladšího.
Şaşırtıcı şekilde, kazılarda ve nehirde Robert Piest'in cesedine rastlanamadı.Tělo Roberta Piesta však ve sklepě nalezeno nebylo.
Oyunda etrafa rastgele konumlandırılmış yüzükler bulunmaktadır.Po úrovni jsou náhodně umístěné zlaté prsteny.
Kriptografik olarak rastgele baytlar üretmek için belgelenmiş yöntemler CryptGenRandom ve RtlGenRandom'dur.Kryptograficky náhodné byty jsou generovány metodami CryptGenRandom a RtlGenRandom.
Bunun yanında Arapça olanlarına da rastlanır.Tam se ale nachází jeden z Arabů.
Özellikle çocuklarda rastlanmaktadır.Vyskytuje se hlavně u dětí.
Şiirle ciddi olarak ilgilenmeye başlaması bu döneme rastladı.V té době se u něho začal projevovat zájem o poezii.
Az rastlanır.Vzácný výskyt.
Araştırmacılar genel olarak özel biyobölgeler üzerine yoğunlaşır ve tür genelinde bir analize pek rastlanmaz.Výzkumníci se většinou zaměřují na konkrétní bioregiony a celková analýza je výjimečná.
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.Případy nákazy se vyskytly ve více než 32 zemích.
Artık kullanılmayan eski ismi Ecpantheria scribonia' ara sıra rastlanır.Kromě nového latinského jména je také stále možné používat staré pojmenování Ecpantheria scribonia.
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.Je chován především v Německu.
Algoritmaların çoğunluğu, rastgele seçilmiş uzunluktaki girdiler ile çalışmak için tasarlanmıştır.Většina algoritmů je navržena tak, že mohou přijímat vstup o libovolné délce.
Nedense Mecdî'nin tercümesi kadar tutulmayan eserin nüshasına da henüz rastlanmamıştır.Katolická církev se k překladu doposud oficiálně nevyjádřila.
Burada çoğu zaman güzel bir kıza rastlar.Často sem dojížděl s malou dcerkou.
Teknik death metalde de çok fazla rastlanır.Hraje technický death metal.
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.Kam jde Vaan, jde i Kytes.
Çok küçük mıknatıslarda ise bu davranışa rastlanmaz.Pokud jsou ale děti na tyto hry moc malé, nedovolte mu to.
Evliliklerde boşanmalara, çok nadir rastlanmaktadır.Tito lidé zřídka uzavírají manželství.
Farklı etkinlikler için bu yerlere sıkça rastlanan çeşitli kafe ve mekan türleri vardır.V aktivním místě se často nachází různé kofaktory a prostetické skupiny.
Daha çok rastlandığından daha fazla tanınırlar.Jednoho z nich jsem poznal blíže.
Her yaz 32 °C'yi aşan sıcaklıklara rastlanan 18-25 gün de yaşanır.Každé léto je v průměru v 18 až 25 dnech dosažena teplota 32 °C.
U {\displaystyle U} içinde rastgele bir z 0 {\displaystyle z_{0}} noktasını alalım.Vybereme libovolný vrchol v 0 ∈ V {\displaystyle v_{0}\in V} .
Ama en sık rastlanılanlar yalnız gezenlerdir.Staří samci jsou většinou samotáři.
Acta kayıtlarının ilk şekline MÖ 131 yılında, Roma Cumhuriyeti döneminde rastlanır.První takovéto zprávy se objevily okolo roku 131 př. n. l. v období Římské republiky.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.Muži jsou postiženi asi 4x více než ženy.
7. yüzyılda rastlanılır.Pravděpodobně v 7. století.

İlgili Sayfalar