rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Oksimoronlara sıklıkla sıfat tamlamalarında rastlanır.Często występują w nich oksymorony.
İçinde, işlevi hakkında ipucu verecek bir buluntuya rastlanmamıştır.Nie miało więc sensu instalować go wewnątrz promu.
Heinrich'in hükümdarlığı büyük atama çekişmelerinin son dönemiyle aynı ana rastlar.Od samego początku rządom Henryka towarzyszyły spory o zakres jego władzy.
Sedareti devletin en buhranlı zamanına rastlamıştır.Na jego panowanie przypadł okres największego rozkwitu państwa.
Eksikliğine rastlanmaz.Ofert nie brakowało.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ukazane są tam również losy postaci zarówno historycznych, jak i fikcyjnych.
Cinayet ve hırsızlık olayına rastlanmamıştır.Nie wstydźmy się mordów, grabieży i podpaleń.
Bu verilen ölçülerin, piramidin ölçü rastlantılarından yalnızca küçük bir kısmıdır.Z okrywy tej pozostały jedynie nieliczne fragmenty u podnóża piramidy.
Dün caddede Mary'ye rastladım.Wczoraj spotkałem na ulicy Mary.
Ciddi krupa nadiren rastlanmaktadır (< %1).Allvarlig krupp är sällsynt (<1 %).
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Jag träffade honom bara några gånger men uppskattade mycket hans respektlösa attityd.
Benzer bir ayrıma büyük Doğu Asya mezarlarında da rastlanır.Samma uppdelning förekommer i östasiatiska gravar.
Tedavi edilen her 50.000 kişiden birinden daha azında ölüme rastlanır.Dödsfall inträffar i färre än ett fall på 50 000 behandlade.
Bir gün oğlunun olduğuna inandığı bir cesede rastlar.En dag får han syn på en död kropp av en ung pojke som han tror är hans son.
Eskiden Avustralya'nın bütün güneyinde rastlanırdı, ancak çoğu yerlerde avlanarak soyu tükenmiştir.Tidigare fanns de i hela södra Australien men på flera ställen har de numera försvunnit.
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.Sjukdomen finns i fler än 32 länder.
Araçlarıyla yolda ilerlerken dini broşürler dağıtan bisikletli iki çocuğa rastlarlar.På vägen stannar de och pratar med två pojkar som delar ut religiösa broschyrer.
Random House, Inc. Random House, Türkçe olarak "Rastgele Ev" isimli dünyanın en büyük İngiliz yayınevi.Random House, Inc. är det största engelskspråkiga bokförlaget i världen.
Tıbbi olarak 8/10 kişide rastlanılan yaygın bir hastalıktır.Exempel: Åtta av tio som äter läkemedel är sjuka.
Grönland, çeşitli Atlantik adaları ve Batı Afrika'da geçici konuklara rastlanmıştır.Taltrast har förekommit som tillfällig gäst på Grönland, andra öar i Atlanten samt i Västafrika.
Başköy adına ilk defa bu belgede rastlıyoruz.I detta avsnitt får man för första gången höra mr.
Bunlardan biri Lakota (Teton) Siyularında rastlanmıştır.Av dessa ligger ligger en (Skansberget) på Algöholm.
Sonbahar ve kış mevsimleri genellikle yağmurlu ve rüzgârlıdır ancak güneşli günlere de rastlanır.Höst och vinter är normalt sett regniga och blåsiga, även om soliga dagar också förekommer.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.De första fossilen hittades i Olivola i Italien.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Denna allvarliga form av dengue beskrevs först på Filippinerna år 1953.
Eskiciler rastgele eski eşya satan kimselerdir.För den forntida folkgruppen; se Dongyi (folk).
İkisi yürürler ve bir şelaleye rastlarlar.De är ute och promenerar och kommer till ett utkikstorn.
O günlerde az rastlanır bir şekilde Roma'yı dokuz yıl sessiz bir şekilde yönetmiştir.Efter detta rådde några årtionden av skenbart lugn på Irland.
Katilin hiçbir izine rastlanamadı.Inga spår efter förövarna.
En çok rastlanılanı 8 hecelilerdir.Bästa resultatet är åttondelsfinaler.
Filmin bu kurgusuna ABD ve kıta Avrupasında video formatında sıkça rastlanır.Man kan se detta i vissa US-versioner av videon.
Bloglarda en fazla rastlanan türdür.I den här typen av bloggar är bilder huvudfokus.
Olgunluğu sürecinde biyolojik babasına hiç rastlamamıştır.Hans far accepterade aldrig faderskapet formellt.
Onuncu gün Güneş titanı Helios'a rastlar.En personifikation av solen är Helios.
Rastgele Yürüyüş ilk defa 1905 senesinde Karl Pearson tarafından ortaya konmuştur.PCA introducerades 1901 av Karl Pearson.
İnsanlardaki hastalıkların birçoğuna köpeklerde de rastlanır.Samma sjukdom förekommer även hos hundar.
Dolu kardan daha sık görülmektedir ve özellikle kış ve bahar aylarında rastlanır.Hageloväder inträffar oftare än snö, och är främst förekommande under vintern och våren.
Hiçbir gerçek fonksiyon gerçek bir rastsal kahini gerçekleyemez.Det är viktigt att notera att inga verkliga processer kan vara kvasistatiska.
Frekans Modülasyonu (FM synthesis) da sık rastlanan bir diğer sentez tekniğidir.Vanligtvis kompletterar man MMT med ett annat mycket enkelt test.
Meksika ve Guatemala'da sıkça rastlanılır.Den förekommer naturligt i Mexico och Guatemala.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Felflugna individer observeras sällsynt men regelbundet i Västeuropa.
Alkoliklerde ruhi bozukluklara da rastlanır.Snedtrippar går även att uppleva av alkohol.
Çağdaş doğum günü kutlamalarında mumlarla süslenmiş yaş pastaya sıklıkla rastlanır.Födelsedagar brukar firas med tårta.
Raast-Panjgaah concert ile Muhammed Rıza Şeceryan ve Nasır Ferhengfer, Rast Panjgah (1976).Raast-Panjgaah concert med Mohammad Reza Lotfi (1976).
Sıvacı kuşlarda pek rastlanmasa da, bu beş tür kendi yuvalarını oyarak yapar.Ovanligt nog för nötväckor gräver alla fem arterna ut sina egna bon.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Skylten till höger upplyser om att gårdsgatan upphör.
Çoğunlukla Shakespeare'in eserlerinde rastlanır.Tiden spelar ofta en viktig roll i Shakespeares pjäser.
Bu serçe türü Cebelitarık, Tunus, Cezayir, Mısır, İsrail ve Dubai'de rastlantısal konukturlar.Pilfinken har förekommit som naturlig gäst i Gibraltar, Tunisien, Algeriet, Egypten, Israel och Dubai.
Ayrıca 19 Eylül 2006'daki gözlemlerde hiçbir enkaza rastlanmadı.Fortfarande den (8 september 2007) hade man ingen fullständig bild av skadorna.
Dang hemorajik hummasına ilk kez rastlandı.För första gången började människor få hemorragisk feber av dengue.
Rastgele seçimler ham bilgi üretirken seçimlerin birikimi asıl bilgiyi açığa çıkarmaktadır.Kunskap om åtgärders genomsnittliga effekter kan endast ge en allmän information om val av åtgärd.
En sık rastlanan dissosiyatif bozukluktur.Det första och vanligaste är det frivilliga försvinnandet.
Günümüzde Kosova'da Dardanlara ait birçok kalıntıya rastlanmaktadır.Flera av de polska fordonen är för närvarande i Afghanistan.
Güney Afrika'da da rastlanmıştır.Den har även setts i Sydafrika.
Bu duruma Sanskritçede rastlanır.Där övergår den i sankmark.
Akut karaciğer yetmezliği nadiren görülür ve daha çok yaşlılarda rastlanır.Akut leversvikt sker i sällsynta fall och drabbar framförallt äldre.
Bu geleneğe Balkanlarda ve Türkiye'de rastlanmaktadır.I synnerhet kommer dessa personer från Mellanöstern eller Balkan.
Bu geç neolotik ve tunç döneminin başlangcına rastlar.Vari är då början och slutet av Pleroma?
Bunlardan birini rastgele alır.Av honom får man önska sig en sak.
Bizler, genellikle tetiklerin rastgele zamanlarda tetiklendiği durumlarda neler olabileceği ile ilgileniriz.Tenderar att allt som oftast vara på plats när någonting händer.

İlgili Sayfalar