rast ile cümle
rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Manzum şekline ilk defa Firdevsî’nin Şehnâmesi içinde rastlanır.«Pela primeira vez, macacos se reconhecem no espelho».
Ancak bazı alanlarda son zamanlarda yapılan koruma çalışmaları ile popülasyonlarının arttığına rastlanmıştır.Muitos usuários também estão preocupados com as recentes notícias de proteção aumentada, no futuro.
Bu türe ilk defa 1979 yılında Atari-2600 için hazırlanan Advanture isimli oyunda rastlanır.O primeiro jogo deste gênero foi Adventure (1979), lançado para Atari 2600.
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.Embora diferente do carnaval celebrado latino-americano, por exemplo.
Yarı insan ve yarı hayvan olan varlıklara dünyada pek çok kültürde rastlanır.Lendas e mitos sobre vampiros existem em várias culturas pelo mundo.
Böylece, hizalama programının dizileri rastgele olmayan bir şekilde seçmesinin etkisi düzeltilmiş olur.Suponha agora que a distribuição do fluxo do grafo não esteja em equilíbrio.
Günümüzde yıkık vaziyette bulunan hisarın kalıntılarına rastlanmaktadır.Pedimos que a privacidade deles seja respeitada neste momento difícil.
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Vai cumprindo feliz o seu destino...
Bütün değerleri rastgele bir sirayla eklenmis bir ağaçta rastgele secilen bir elemana uzaklik O(log n)'dir.É um abugida, com todas as suas letras contendo uma vogal inerente အ (a. ou ).
Albisrieden Değirmenine 1230 yılındaki kayıtlarda rastlanmıştır.Também tomou parte na Cruzada Albigense, em 1210.
Mütareke ve işgal yıllarına rastlayan bu ligde, büyük çoğunluk azınlık takımlarında bulunuyordu.O setor privado, surgido a partir daquele ano, é em sua maior parte de pequeno porte.
Konutların iç mekanında ayrıca iri, insan boyundaki erzak küplerine de rastlanmaktadır.Na sua talha, muito rica, se notam também traços neoclássicos.
Ve başlangıç değeri rastgele olarak belirlenir.O contexto inicial é tipicamente utilizado como ponto de partida.
Bu cinste sınıflandırılan türler genellikle altı kolludur ancak beş kollu bireylere de rastlanmaktadır.Usualmente, três pessoas ocupavam o mesmo leito, mas podia haver até cinco pessoas.
Beş Bey olgusuna Uygurlarda Mani dini ile bütünleşen efsanelerinde rastlanmaktadır.São conhecidos no mínimo 25 manuscritos sobre astronomia de sua autoria.
Tourette hastalığı da Cladius'ta rastlanan emarelerin sebebi olabilir.A Síndrome de Monglin pode ser confundida com a Síndrome de Tourette.
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.Se surpreende dizendo as palavras "muito interessante".
Daha seyrek rastlanan türleri de vardır.Incidentes mais recentes também ocorreram.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.A partir deste pool de entropia os números aleatórios são criados.
Bir rastlantı sonucu bölüm oyunculuğu yapacağı Fırat'ın Yazgısı adlı dizide başrolü alır.Escreve-se em minúsculo o nome da coluna onde a peça irá.
Sonuç olarak daha önce keşfedilmemiş birçok oyun sonuna rastlandı.Previamente, havia uma seção de eventos, já descontinuada.
Yine otomatik pilota sahip uçuş araçlarında bu etkiye rastlanmaz.Eles não podem acessar a cabine do piloto, isso que estou ouvindo.
Ayrıca, eski düğmelere Bronz Çağı'nda rastlanmıştır.Encontram-se também vestígios da Idade do Bronze.
Bu, Tatoeba'dan rastgele bir cümledir.Esta é uma sentença aleatória da Tatoeba.
Bu yüzden polimer tesadüfi rastgele hareket ve ideal zincir ile tarif edilebilir.Het polymeer kan daarom beschreven worden door een eenvoudige toevalsbeweging en de ideale keten.
İki durumda da C Rastgele değildir.In beide gevallen is C dus niet Willekeur.
Hastalığın bu ağır türüne ilk kez 1953 yılında Filipinler’de rastlandı.Deze ernstige vorm van de ziekte werd voor het eerst gemeld in de Filipijnen in 1953.
Bu bakteriler yiyeceklerde yaşayabilirler ama bu duruma oldukça nadir rastlanır.Deze bacteriën kunnen in voedsel leven, maar dat komt heel weinig voor.
Vadide yer yer Akdeniz elemanlarına (incir ve karaçalı) rastlanır.Het gebruik van de grond zou met gunningen (van bepaalde termijn) aan de meestbiedende gegeven worden.
Eksikliğine rastlanmaz.Hun afwezigheid wordt opgemerkt.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Bij ons een zeldzame, maar regelmatige gast.
Katilin hiçbir izine rastlanamadı.Van de dader is geen spoor.
Biniciliğe ait ilk tarihî bulguya Çin'deki bir mezarda rastlandı.De eerst bekende wanmolen wordt afgebeeld in een Chinese graftombe.
Günlük gazete okuyanlara rastlanmaktadır.Je hoort een man een dagboek voor lezen.
Her oyuncu rastgele bir gezegende başlar.De speler begint met één planeet.
Bu isme eski Bizans yazılarında rastlanmaktaymış.Dit gedicht is geschreven in het Oud-Javaans.
Anderson filmlerinde sık sık aynı oyunculara ve set çalışanlarına rastlanır.Wes Anderson werkt vaak samen met dezelfde acteurs en dezelfde crew.
Bununla birlikte III. tabakada kırmızı boyalı sıvalara da rastlanmaktadır.Uitzonderlijk was zelfs het lijnnummer 30 in het rood geschilderd.
Yapılan otopsi sonucu kanında uyuşturucu maddeye rastlanmadı.Bij een autopsie werden geen drugs gevonden.
Dökümanları trama dönüştüren programlara RIP (Raster image processing) denir.Wat toen computer heet, heet nu RIP (Raster Image Processor).
En sık rastlananı kasık fıtıklarıdır (ingüinal herni).Het komt vaak voor (vóórkomen).
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.Iets dat ook in andere plaatsen gebeurde.
Daha sonraları Asur yazıtlarında Uruatri biçiminde rastlanır.Pas later zouden ze hun weg vinden in consumentenartikelen.
Konutlarda da HBS'na rastlandığı olmuştur.Zij zaten samen op de HBS.
Sonra bu melodiye rastladım.Daarvan kende hij de melodie wel.
Pek çok din ve kültürde ölü yakma işlemine rastlanır.In vele religies en culturen werden offers gepleegd.
Bu tablolarda zaman zaman poz vermiş kadınlara da rastlanır.Ook op schilderijen uit die tijd zie je vaak vrouwen met een parasol lopen.
Dişi geyik bir batında bir ya da iki yavru doğurur, üçüzlere çok az rastlanabilir.Een kip mag met één sprong ook twee of zelfs drie kippen inhalen als deze direct achter elkaar staan.
Aralarında, mangalında balık pişiren tek bir aileye rastlayamazsınız.Hij kan dus niet direct met alle vissen samen gehouden worden.
32'den fazla ülkede vakaya rastlanmıştır.Er zijn gevallen bekend in meer dan 32 landen.
Özellikle çocuklarda rastlanmaktadır.Dit was vooral het geval bij kinderen.
Ayrıca küp mezarlara da rastlanmıştır.Ze zorgen ondertussen ook voor de graven.
Yarı yarıya (50:50): Bilgisayar yanlış olan 2 seçeneği rastgele çıkarır.50-50 waarbij de computer twee foute antwoorden op de meerkeuzevraag verwijderde.
Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla rastlanır.Het komt twee tot drie keer vaker voor bij vrouwen dan bij mannen.
Çin mutfağında genellikle karışık yağlı kızartmalarda ve çorbalarda rastlanır.In de Chinese keuken belandt het in roerbakgerechten en soep.
Makiler içerisinde sık sık rastlanır.Ze vallen regelmatig bij bedrijven binnen.
25 Mayıs 2012'de federasyon, o maçta şikeye rastlanmadığını söyleyerek bu isteği reddetti.Op 25 mei 2011 maakte de club bekend dat ze zich terugtrok uit de competitie.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Oude vijanden zoals Ragnaros komen hem helpen.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Ooggetuigen meldden dat de jongen het vuur opende en lukraak schoot in de klaslokalen en gangen.
Ayrıca bu evrede Uruk tarzı bir yapılanma izine rastlanmadığı ortaya konulmaktadır.Volgens de Rijksvoorlichtingsdienst is met een dergelijke constructie niets mis.