rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu sırada Don Giovanni'ye rastlarlar.Туда же отправляется и дон Жуан.
Rastvorova 1956'da Rusya Devlet Üniversitesi Beden Eğitimi, Spor, Gençlik ve Turizm Bölümü'nden mezun oldu.В 2009 году окончил Российский государственный университет физической культуры, спорта, молодёжи и туризма.
İlk örneklerine İsviçre'de rastlanmıştır.Причём первое издание вышло в Швейцарии.
1902'de ABD'nin Montana Eyaleti'nde dev bir iskeletin parçalarına rastlandı.В 1902 году небольшим тиражом отчеканены последние золотые монеты бурской ЮАР.
Şehre dönerken yolda bir dergaha rastlar.По пути они сталкиваются с местом резни.
Gri göz: Çok ender rastlanır.Ушастый еж - редко встречающийся вид.
İnsanlara az, bitkilere nadiren rastlanır.В культуре редко встречающееся растение.
Bundan takriben bir milyon yıl önceye rastlayan bu dönem buzul çağıdır.Около миллиона лет назад наступило похолодание, которое ознаменовало начало ледникового периода.
Böbrek hastalarında nefes kokusuna rastlanabilmektedir.Некоторые больные ощущают запах чеснока во вдыхаемом воздухе.
Ne var kazılan alanlarda bu yerleşmeye rastlanılmamıştır.Странно, что до сих пор нигде не обнаружено останков самих жилищ.
Hayatının Kütahya'daki görevinden önceki dönemi hakkında herhangi bir bilgiye rastlanılamamıştır.Отныне их жизнь никогда не будет такой какой она была до «Битвы в Сиэтле».
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Автомобили этого типа довольно часто можно видеть в американских фильмах.
Güçlüsü neva (re), yedeni rast (sol) perdesidir.Чахра могучая, праведная (авест.
En çok gölün güneyinde rastlanır.Впадает в озеро Найваша.
28 karakterlik bir rastgele dizi alınır.28 старших битов являются знаковым целым.
Baskın sırasında evde 24 kişiye rastlanmıştı.В ходе беспорядков получили ранения 24 человека.
En sık rastlanılan bulgu sol alt kadrandaki hassasiyettir.По непонятной причине чаще поражается левая стопа.
Avrupa'nın büyük bir farkla en sık rastlanılan köpekgildir.В Центральной Европе это последняя ещё широко распространённая крупная птица.
Derin sularda yaşarlar, fakat sığ sularda da örneklerine rastlanmıştır.Живут на мелководье, но есть и глубоководные формы.
Herhangi bir tek boyutlu rastgele yürüyüş Markov zinciri (Markov chain) açısından incelenebilir.Для процессов с дискретным временем с Марковским свойством, см. цепь Маркова.
Coğrafi olarak köyün etrafında sık sık dağlara, ve kayalık tepelere rastlanır.Часто встречается вокруг скал и каменистых холмов.
Beth yürürken, aylaklara rastlar ve gizlenmek zorunda kalır.Тут Холмс и Ватсон слышат шаги и прячутся.
Binde 30 bebek ölümlerine rastlanmaktadır.Из-под снега извлекли тела 30 погибших.
Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım'da rastlanmıştır.Впервые выявлено в 1944 году в Крыму.
Rastlantısallık – Rastlantısallık "önerilerin ne kadar şaşırtıcı olduğu"'dur.«Зимняя сказка» — причудливая фантазия, рассказ «о невероятном, где всё вероятно».
Gitar sololarına ise çok sık rastlanmaz.Кроме того, гитарные соло часто отсутствуют.
Basillere çok az rastlanır.Бронза встречалась редко.
Eskiden 5 m uzunluğunda bireylere rastlanabiliyordu, ancak şu an bunlar oldukça nadir görülebiliyorlar.Кое-где он пробивался уже пять лет назад, но несравнимо реже.
Bu yüzey, rastgele seçilen koordinat sisteminin bir eksenine dik olsun.Предположим, мы хотим выбрать случайную точку внутри окружности единичного радиуса.
İki durumda da C Rastgele değildir.Отсюда следует, что c также нечётно.
Bu tür ziyafete genelde düğünlerde rastlanılır.Это блюдо часто подают на празднествах, в частности, свадьбах.
Oyuncunun keşfedecek olduğu gezegenler tamamen rastgele oluşturulmuştur.Планеты, которые исследует игрок, процедурно сгенерированы.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).Daft Punk – Random Access Memories (фр.).
Kuruluş tarihi resmen 1918 yılına rastlar.Месячные отчёты о работе ВИКа за 1918 год.
“Balkan” sözcüğüne bütün dillerde rastlanır.Все эти «близкородственные языки» шли с Балкан.
Her zaman daha zayıfını rastlamadım ki..Я не думаю, чтобы она была когда-либо красивее, чем сейчас.
Evlerde de rastlanabilir.Могут обитать в домах.
Çok küçük parçacıklardan (molekül büyüklüğünde) saçılma neredeyse rastgeledir.На прочность бетона мелкие (глинистые) частицы влияют очень сильно.
Bu bakımdan soy bilimci, araştırmasını titizlikle yürütmeli ve rastlantıları göz ardı etmemelidir.Так что ученому не осталось ничего кроме как свернуть свои исследования и бежать.
Aynı şekilde Villa Godi ve Villa Forni Cerato'nun girişlerinde bu forma rastlamak mümkündür.Нечто подобное устроено перед входами на виллы Годи и Форни Черато.
Ayrıca küp mezarlara da rastlanmıştır.Известны также случаи раскапывания могил.
Fosillerde balıkların yumuşak dokularına nadiren rastlanıyordu.Мясо появлялось на столах вепсов довольно редко.
Leylek hanedan armacılığında da bazen gagasında bir yılan tutarken resmedilmiş şekilde sıklıkla rastlanır.Из-за тонкого тела его часто принимают за змею.
Hemen hemen sürekli olarak gazetesinde İngilizler lehine yayınlara rastlanmaktadır.В Великобритании велосипеды традиционно используются для доставки газет.
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Мечети расположены практически во всех крупных городах.
Greizen ve pegmatitlerde rastlanır.Встречается в пегматитах и в россыпях.
“Balkan” sözcüğüne bütün dillerde rastlanır.توجد كلمة البلقان في جميع اللغات.
Payne ve meslektaşlarının deneyinde, katılımcılar rastgele seçilip iki gruba ayırıldılar.وخلال تجربة باين وزملائه، تم اختيار المشاركين عشوائيا وتقسيمهم إلى مجموعتين.
Sebebiyse, İspanyolca bilen en az bir yerliye rastlamasıdır.على الأقل تلك التي يعلم بها الأسبان.
Park içinde yaklaşık 300 – 400 kuş türüne rastlanmaktadır.وحوالي 300-400 نوع من الطيور تعيش في المتنزه.
Sıvacı kuşlarda pek rastlanmasa da, bu beş tür kendi yuvalarını oyarak yapar.والغير مألوف في هذه الطيور أن الخمسة أنواع تصنع أصواتا خاصة بعُشها الخاص بها.
İki durumda da A Rastgele değildir.في كلا الحالتين الحل يبدو مستحيل.
Kapılardan birini rastgele seçer ve keçi açığa çıktığında rahatlar.فيقوم بفتح إحدى الأبواب عشوائياً وسيسعد عندما ينكشف الماعز.
Bugünkü Ayvalık'ın kurulması 1430-1440 yıllarına rastlar.ويتصادف اليوم إنشاء أيفاليك منذ 1430_1440 عام.
Antalya ilinde gazetecilik faaliyetleri Osmanlı Devleti'nin son dönemine rastlar.تتصادف الأنشطة الصحفية في محافظة أنطاليا مع الفترة الاخيرة للدولة العثمانية.
Bu bölgede hala bina kalıntılarına rastlamak mümkündür.ولكن لا زال من الممكن اقتفاء أثره في تلك المنطقة.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.والرجال معرضون للفتق المغبني 8 مرات أكثر من النساء.
En çok rastlanan değişen yıldızlardır.ويرجح انه نجوم المتغير.
Erkek olanlarına da rastlanabilir.ومن الممكن أن تحدث في الرجال كذلك.
Rastgele sayı üreteçleri günümüzde kumar makinelerinin şansını belirlemekte de kullanılmaktadır.ويستخدم مولد رقم عشوائي اليوم لتحديد احتمالات ماكينات القمار الحديثة.

İlgili Sayfalar