rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Dün caddede Mary'ye rastladım.Вчера я встретил Мэри на улице.
Bu yıl doğum günüm bir pazara rastlıyor.Мой день рождения выпадает на воскресенье в этом году.
Bu rastgele bir cümledir.Это случайное предложение.
Yarı yarıya (50:50): Bilgisayar yanlış olan 2 seçeneği rastgele çıkarır.«50 на 50» — Компьютер убирает два неправильных варианта ответа.
Özgürlük Anıtı'nın başı Tretyakov Devlet Galerisi'nde ve bu galeride tamamen rastgele yerleştirildi.Голова статуи Свободы ныне хранится в Третьяковской галерее, попав туда совершенно случайным образом.
Erginlerine ilkbahar ve yaz aylarında rastlanır.Или когда оказали они свою доблесть – летом или зимой?
Benzer bir ayrıma büyük Doğu Asya mezarlarında da rastlanır.Подобное разделение можно увидеть в крупных восточноазиатских гробницах.
Buna karşın bilimsel ABD rehberliğine göre bu alanda hiç volkanik aktivite rastlanmamıştır.Однако, по мнению ведущих учёных США, в этом районе никогда не было вулканической активности.
Vadide yer yer Akdeniz elemanlarına (incir ve karaçalı) rastlanır.По земле проходят поколенья, И земля их подвиги хранит.
Bunlardan biri Lakota (Teton) Siyularında rastlanmıştır.В числе оставшихся на кораблях был и Олав.
Dothiorella Fungisi meyvelerde kahverengi noktalara neden olabilir ama bu pek sık rastlananbir durum değildir.Грибки Dothiorella могут вызвать коричневые пятна на плоде, но данное заболевание встречается редко.
Diktatörün özel malikanesindeki buzdolabında insan eti parçalarına rastlanmıştı.В холодильнике лежали куски человеческого мяса.
Geceleri, sulara yakın yerlerdeki mezarlıklarda ya da boş evlerde rastlanırlar.Ночуют на кладбищах или в пустых домах.
Taekwondoya 13 yaşındayken bir rastlantı sonucu başladı.Так в 13 лет попала на тхэквондо.
Charlie etrafta dolaşırken tesadüfen ona rastlar.К нему на приём случайно и попадает Сьюзан.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.У этого подвида часто встречается меланизм.
Nörofibromatoz 2'ye ise her 50,000 doğumda 1 rastlanır.Нейрофиброматоз II типа встречается у 1 из 50 тысяч новорожденных.
Görünüşü bir rastlantı eseri değildi.Её появление было не случайным.
Şehirleşme görüldüğü için şehir kültürünün etkilerine rastlanmaktadır.А культура предполагает ощущение города.
Ayrıca mahallenin kuzeyinde killi toprak yapısına da rastlamak mümkündür.Она знает, как можно найти Северную Рощу.
En sık Ekim ayında rastlansa da yılın her mevsiminde ortaya çıkabilir.Чаще всего оно наблюдается осенью, хотя может возникать в любое время года.
Daha ziyade Orta Afrika’da rastlanır.Встречаются только в Африке.
Katilin hiçbir izine rastlanamadı.Никаких следов убийцы.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Ископаемые остатки, были вначале найдены в Италии и известны под синонимом Panthera toscana.
Afrika'da doğal olarak rastlanan bir tür bitki.Широко распространённое в Африке растение.
Aynı tanrıya şu soru yöneltilir: "Sana 'B Rastgele mi?' diye sorsam, 'ja' mı derdin?"Спросим у этого же бога «Если я у тебя спрошу: „Бог B — бог случая?“, ответишь ли ты „ja“?».
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.У женщин заболевание встречается в 8 раз чаще, чем у мужчин.
Dişeti çekilmiş dişlerde sıkça rastlanır.Часто встречаются сверхкомплектные зубы.
Kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha fazla rastlanır.У женщин встречаются в 2—3 раза чаще, чем у мужчин.
Bu da, Ilgaz'ın demesiyle, 1910'un Şubat'ına rastlamaktadır.Это, по мнению самого Ылгаза, соответствует февралю 1910 года.
Bu duruma dijital saatlerde de rastlamaktayız.Создание бизнеса в период цифровых технологий.
Teşhircilik olarak nitelenen davranışa hemen hemen yalnızca erkekler arasında rastlanır.Но почти без исключений они показаны в их отношении к мужчинам.
Ancak içlerinde bazı sindirim enzimlerine rastlanmıştır.Ему назначили серию инъекций внутрисуставно.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Изображения этих богов стали чеканиться на римских монетах.
Bu geleneğe Balkanlarda ve Türkiye'de rastlanmaktadır.Распространён на Балканах и в Турции.
Ne gariptir ki böyle bir medresenin varlığına tarih içinde de rastlanmamaktadır.Не правда ли, весьма странная история для лошади такого статуса?
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.Но на пути домой ему повстречался незнакомый народ.
Göçler rastgele değildi.Парни приходили незваными.
En çok rastlanan değişen yıldızlardır.Наблюдал переменные звёзды.
Kadın seri katillere daha seyrek rastlanır.Не раз её сравнивали с серийными убийцами.
I2C‘nin çıkış zamanı da bu döneme rastlamaktadır.Поэтому L2TP-доступ отходит в прошлое.
Buna göre gemi 40 gün güney batı istikametinde ilerlemiş ve hiçbir kara parçasına rastlamamıştır.Он плыл в течение 40 дней в юго-западном направлении, не находя ничего, кроме ветра и воды.
Deniz kıyılarında çok ender rastlanır.На побережье встречается редко.
Nihâvend dizisi, buselik makamı dizisinin rast perdesindeki şeddi.Согласно одной из позднейших анкет, по профессии корзинщик.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Появляется в старых или незанятых домах.
Türkiye ve İsrail'de hâlâ bu lehçeyi konuşanlara rastlamak mümkündür.Таковы были и Израиль с Иудеей времени, о котором пойдёт речь.
Rastgele bir gün iki soyguncu tarafından kaçırılır ve 30 dakika içinde bir bankayı soymaya zorlanır.Но чтобы три грабителя-одиночки задумали ограбить один банк в один день...
Kasabada aynı zamanda eski kalıntılara rastlanılmaktadır.В посёлке также проживают староверы.
Rastgele erişimli hafıza (İng.Скверно пахнущая история (Укрытие от дождя).
Tropikal bölgelerde çok rastlanır.Чаще встречается в тропических широтах.
Bugünlerde çok nadir olarak rastlanır.В наши дни это встречается нечасто.
Kazı çalışmalarında tarım yapıldığına ilişkin herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.Неясно, имели ли они всё необходимое для сельскохозяйственных работ.
Çocukluk amnezisine yalnızca insanlar üzerinde rastlanmaz.Его не оставляют личные кошмары.
Aynı zamanda dizilerde de ona rastlamak mümkün.Её ещё можно встретить в обороте.
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.Похожая ситуация наблюдается и в нескольких других штатах.
Bu türün örnekleri büyük çoğunlukla enstrümantaldir, sözleri olan şarkılara pek rastlanmaz.Понятие пространства настолько огромно, всеохватывающе, что я сомневаюсь, что есть песни, не входящие в него.
Eskişehir, Sivrihisar, Emirdağ arasında, ender olarak da Polatlı-Haymana arasında rastlanmaktadır.Он один есть; Он есть осязаемое и неосязаемое, близкое и далекое, здесь и там; Он один существует.
Buna rağmen yer yer çam ormanlarına rastlanır.А он, как известно, растет только в таежных лесах.
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.Как правило, рождается только один малыш, но близнецы, как известно, тоже бывают.
Hıdırlık denilen mevkide eski çağlara ait kalıntılara rastlanmıştır.Живым их свидетельством служат остатки древней лестницы.

İlgili Sayfalar