rast ile cümle
rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Hatta Murat Bey'in mezarına bile rastlanmamıştır.Con lei, però, non viene affatto sepolto anche il potere del Trio.
Bugünlerde çok nadir olarak rastlanır.Molto rari al giorno d'oggi.
Silla hükümdarlarının mezarlarına şehir merkezinde hala rastlanabilir.Nel centro della città si possono ancora trovare le tombe dei sovrani di Silla.
Greizen ve pegmatitlerde rastlanır.Nei graniti e nelle pegmatiti.
Pompei kentindeki buluntularda da duvara kazınmış benzer ilanlara rastlanmıştır.Dall'impasto si ricavano poi degli gnocchi (come se fossero quelli con patate).
Bu özelliğe de Mithra'da rastlanır.Perché si fa questa distinzione tra mitzvot?
Eski Boyacı'nın yerleşim yeri olarak tarihi, miladi yüzyılın başlarına rastlar.Ci sono sempre piaciuti titoli enigmatici come Crime of the Century...
Basillere çok az rastlanır.A Bailly pareva impossibile.
Yeni Zelanda'da da rastlantısal konuktur.È presente anche un ordinariato militare in Nuova Zelanda.
Dengeye yakın bir durumda bile, entropi seviyesinde rastgele değişimler olacaktır.Perfino quasi in stato di equilibrio, ci sarebbero fluttuazioni stocastiche nel livello di entropia.
800´de rastlanır.Risale alla metà dell'Ottocento.
Mahallede şu an izlerine bile rastlanmayan bir kale mevcuttu.Un legame che, all'interno del quartiere, ancora oggi si avverte.
Rastlantılara izin verin.Prologo alle vicende.
The "advocate"-formuna diğer bazı Germanik dillerde rastlanmaktadır.La parola ha anche delle parenti in altre lingue germaniche.
Sendroma ilk kez 1944 yılında Batı Kırım'da rastlanmıştır.La malattia fu descritta per la prima volta in Crimea nel 1944.
En kuzeyde Bering Denizi'nde bazı bireylere rastlanmıştır.Nelle regioni settentrionali dell'areale alcuni individui sono stati trovati nel mare di Bering.
Bu rastgele örneklem büyüklüğü n = 25 olsun.Facciamo un esempio, prendendo il caso n=5.
500 ya da daha fazla kuşa kadar büyüklükte üreme kolonilerine de rastlanır.Sulle montagne di Bale vi sono colonie riproduttive di 500 o più uccelli.
Bu tabakada hayvan figürlere pek rastlanmaz.Molto difficile risulta trovare delle immagini di questo animale.
M.Ö. 7. yüzyıla uzanan tarihin kalıntılarına, Ağva'ya bağlı civar köylerde rastlamak mümkün.Si deve forse ai Pasta, nel Settecento, la definitiva evoluzione in villa.
Daha çok rastlandığından daha fazla tanınırlar.Le sue opere sono molto più conosciute della sua vita.
İyi konuşabilme yeteneğine sahip olanlarına ender olarak rastlanır.Finalmente, hanno occasione di parlarsi come si deve.
Nadiren rastlanır.Appare raramente.
Yani Rastgele Erişilebilir Bellek RAM (random access memory).Inoltre era espandibile fino ad 8mb di ram (random access memory.
Bu yüzden rastgele bir çocuğa bakıcılık yapmak için dünyaya salınmıştır.Per questo motivo viene invocata per ottenere un parto facile.
Tourette hastalığı da Cladius'ta rastlanan emarelerin sebebi olabilir.Un malessere che forse sta colpendo lo stesso Moridin.
Her zaman daha zayıfını rastlamadım ki..Raramente ho visto qualcosa di più bello.
Kilisenin iç duvarlarında seyrek de olsa fresk izlerine rastlanmaktadır.Visitando i ruderi della chiesa, al suo interno si notano ancora tracce degli affreschi.
Bazı oyun kumandalarında ekstra özelliklere de rastlamak mümkündür.Inoltre, in certi posti, si potrà trovare degli speciali mini-boss.
Ailelerin evlerinde bira tutması çok daha az rastlanan bir olaydı.È una grande birra della famiglia delle birre dell'abbazia.
Fransız Akademisi'nin 1752 tutanağında silgiden bahsedildiğine rastlanmaktadır.Altri hanno parlato nel documentario Paragraph 175 delle loro esperienze.
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Un metallo prezioso è un elemento chimico metallico raro e di elevato valore economico.
Yaşlı kuşlarda tüy değişimi asimetrik ve rastgeledir.La distribuzione delle alterazioni inoltre è casuale ed asimmetrica.
Aşağıda liste halinde rastlanabilecek bazı komplikasyonlar sıralanmıştır.Qui sotto ci sono alcune problematiche che possono presentarsi nella fase di analisi.
Erkeklerde, kadınlara göre 8 kat daha fazla rastlanmaktadır.La condizione è otto volte più frequente nelle donne rispetto ai maschi.
'Eşli rastgele örnekleme birbirine bağlantısı olan iki değişik örneğe elaman seçimini kapsar.Descrive ciò che succede quando due caratteri totalmente opposti si avvicinano."
Oyunun yazılışı Atina’nın tehlikenin eşiğinde bulunduğu bir döneme rastlar.La prima parte della sfida ha ancora una volta come oggetto la pericolosa situazione di Atene.
Farklı kültürlerde farklı çeşitlerine rastlamak mümkündür.È possibile trovare concetti simili all'interno di altre culture.
"Rast Müzikoloji Dergisi".Rivista online di Studi Musicali".
Böylece yeni nesiller, rastgele seçilen bireylerden türemektedir.A. Scegliere in maniera casuale gli individui appartenenti alla popolazione.
Sistem ilk olarak rastgele çözüm popülasyonu ile başlatılır.La ricerca di una soluzione del problema inizia con una popolazione di soluzioni iniziale.
Aynı kavrama İskandinavya'da da rastlanır.È presente anche in Scandinavia.
Aynı görüşlere daha sonraki Yahudi yazılarında da rastlanır.Questa distinzione si riscontra in altri testi ebraici.
İnsanın “gölge can”ı öte-âlemin eşiğini bekleyen eşik bekçisine rastlar; sonra kayıkla öte yakaya geçer.In verità l'uomo è una cloaca vivente, uno scarico d'acque nere: l'oltreuomo è l'oceano che può ripulirlo.
Yırtıcı kuşlar arasında genel olarak rastlananın tersine dişiler erkeklerden daha küçüktür.Al contrario di quanto in genere avviene tra i rapaci, la femmina è più piccola del maschio.
İnsanda oldukça nadir olarak rastlanır.Non apparve che raramente in pubblico.
Daha çok terk edilmiş evlerde rastlanır.Si rifugia probabilmente negli edifici abbandonati.
Bu entropy havuzundan rastgele sayılar yaratılır.Da questa entropy pool i numeri casuali sono creati.
Rastegele uzaylı birleşimi oldu, Kevin sadece yaygın formlardan daha fazla güçler istiyordu.Essendo una fusione casuale degli alieni, Kevin ha accesso solo ai poteri prevalenti della sua forma.
Tüm 6 türe her okyanusta, çoğunlukla kıyı yakınlarında rastlanılabilir.Le focene, suddivise in sei specie, vivono in tutti gli oceani, specialmente nei pressi della costa.
Batı Avrupa'da nadir ama düzenli görülen rastlantısal konuklardır.Nell'Europa occidentale compare come visitatore occasionale molto raro.
Toprakların adına ilk kez Meksika'dan gelen İspanyolların adında rastlanır.Appare per la prima volta nell'episodio L'ultimo dei messicani.
Taramalar devam etmişse de okuma yazma bilmeyenlere rastlanılmadığından kurslara son verilmiştir.Il romanzo termina senza che i lettori possano saperlo.
Az da olsa tarihi kalıntılara rastlanılmakla birlikte kesin tarihi veri bulunmamaktadır.Da questi si estrapolano, con un minore grado di certezza, le possibili date degli altri eventi.
Çöllerde yiyecek ve içecek sıkıntısı tahmin edilebileceği gibi sık rastlanan bir durumdur.Negli esercizi dove si somministrano alimenti e bevande è spesso utilizzato il preconto.
Kutupta buzullara deniz yüzeyinde rastlanır.Siamo lieti di vederne la bandiera sui mari.
Mihrabı beyaz zeminli Gördes seccadelerine olukça ender rastlanır.Al di sotto delle squame dissociate si vede chiaramente il colore biancastro della carne sottostante.
Kargo dışında hiçbir noktada alkol izine rastlanmadı.Non è stata rilevata traccia di alcol nel suo organismo.
Anketler rastgele dağıtılmıştır.Анкеты были распределены случайно.
Dün eğlence parkında öğretmenime rastladım.Вчера в парке культуры и отдыха я случайно повстречался со своим учителем.