rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Tilki korkutma amaçlı rastgele ateş edip Altay'ı kolundan yaraladı.Un soldat nerveux tire et blesse Klaatu.
Şarkı sözlerinde Howard Phillips Lovecraft'tan alıntılara çok sık rastlanır.C’est à une de ses conventions qu’elle a rencontré Howard Phillips Lovecraft.
Woloshoven adına ilk olarak 1227'deki bir belgede rastlanır.Le nom « Woloshoven » est évoqué la première fois en 1227.
Eskişehir, Sivrihisar, Emirdağ arasında, ender olarak da Polatlı-Haymana arasında rastlanmaktadır.Il y a notamment une analogie entre l'Ascendant et le Sec, et entre le Descendant et l'Humide.
Bazı Güney Amerika ülkelerinde sık rastlanır.Fréquent dans le sud des États-Unis.
Eddington'a göre okun rastgele bir elemanı sürekli artış yönünü gösterir.À chaque fois, Bourdon reçoit un message représentant un jeu de pendu qui progresse au fur et à mesure.
Köpeklerde, özellikle eniklerde, parazitlerden kaynaklanan hastalıklara sık rastlanır.Les animaux sont par contre régulièrement victimes de diverses maladies, en particulier parasitaires.
Yüksek ekonomik değere sahip nadir rastlanan metalik kimyasal elementlere kıymetli metal adı verilir.Un métal précieux est un élément chimique métallique rare et de grande valeur économique.
MÖ 2400 dolaylarında ise küçük dikilitaşlara rastlanır.Sa mémoire de 2,4 Kio permet de stocker de petits programmes.
İlk titiz kayıtlara Yunan matematiğinde rastlanır.Les premières distinctions publiques qu’il reçoit sont en mathématiques.
Bruno Rossi tesadüf devresini rastlantı yöntemi buldu.Vincent Rossell arrive dans la photographie par hasard.
Bugünlerde çok nadir olarak rastlanır.Malheureusement il se produit très rarement de nos jours.
Günümüzde yıkık vaziyette bulunan hisarın kalıntılarına rastlanmaktadır.On conçoit la frayeur qui règne à cet instant.
Belirlenimsizlik, herhangi bir kurala göre değil de rastgele veya özgür olarak ilerleme durumudur.Et d’agir, ou pas, librement et en toute connaissance de cause.
O da yolda rastladığı Manfred'e sığınır.Je me souviens de Mandela qui se tenait debout sur cette même scène.
Meyve hasatına rastlar ve tarım döneminin sona erdiğini bildirir.Les fermiers célèbrent la moisson et la fin de la saison agricole.
Dublajcılığı bir rastlantı sonucu başladı.Le polyéthylène est un cas de coïncidence induite.
Schubert'te Beethoven'da görülen evrime rastlanmaz.Du jamais vu à Diebolsheim.
Virüse karşı antikorlara diğer ülkelerdeki domuzlarda da sıkça rastlanır.Des vaccinations systématiques sont effectuées sur les populations de porcs dans de nombreux pays.
Ancak bu bölgelerde 13 ile 7 milyon yıl öncesine ait fosil kalıntılara pek rastlanılmamaktadır.On a trouvé à ce jour très peu de fossiles d'hominidés datés entre 7 et 14 millions d'années en Afrique.
Buralarda düzlüklere pek az rastlanır.Il apparaît très peu dans le manga.
Ayrıca vadilerde, vaha ve terk edilmiş bahçelerde de rastlanır.Il peut vivre aussi dans les champs et jardins abandonnés.
El bileği kemiklerinde kırığına en sık rastlanan kemiktir.La fracture du scaphoïde est la fracture la plus fréquente du poignet.
Lale Devrinin başlangıcına rast gelen bu dönemde 2 yılını İstanbulda geçirdi.Lille est sur la voie de cette reconversion depuis maintenant deux décennies.
Yine bu döneme ait olarak bölgede en eski Hıristiyan topluluklarından birisine rastlanır.Il s'agit d'une des plus anciennes communautés chrétiennes au monde.
Araçların birinde bir dizi kurşun deliğine ve kan izlerine rastlar.Elle remarque de nombreux impacts de balles et détecte des traces de sang dans l'un d'eux.
Olay incelendi ve şüpheliye ulaştıracak hiçbir kanıta rastlanmadı.Les faits sont prouvés, on ne peut avoir le moindre doute sur ce qui s'est passé.
Papalık tarihinin en buhranlı dönemi 10. yüzyıla ("Karanlık yüzyıl" adı verilen dönem) rastlar.La partie la plus ancienne date du XIe siècle (chapelle des âmes du purgatoire).
Sur kentinde Romalılardan kalma eserlere rastlanmıştır.À l'intérieur de la chapelle ont été retrouvés des sarcophages romains.
Bu kod adı rastgele seçilmiştir.Cet ordre est sélectionné aléatoirement.
Basillere çok az rastlanır.Perrin vécut peu.
Fakat burası daha önce hiç rastlamadığı bir yapıdadır ve içerisinde ilerlemek neredeyse imkansızdır.Il voyagea tellement qu'il est presque impossible de prendre un chemin qu'il ne connait pas.
Bu Tatoebadan rastgele bir cümledir.Esta es una frase aleatoria de Tatoeba.
Dün gece kütüphanede arkadaşıma rastladım.Anoche encontré a mi amigo en la biblioteca.
İki durumda da C Rastgele değildir.En cualquiera de los dos casos, C no es Aleatorio.
Bu sırada at sırtında dolaşan Edna'ya rastlar ve ona âşık olur.Ve a Edna cabalgando y se enamora de ella.
Kişisel sofuluğa ait kanıtlara Yeni Krallık Döneminden önce pek rastlanmaz.Las evidencias de devoción personal son escasas antes del Nuevo Imperio.
İlk fosil kalıntılarına İtalya'nın Olivola kazı alanında rastlanmış ve Panthera toscana adı verilmiştir.Los primeros restos fósiles fueron hallados en Olivola, Italia y nombrada como Panthera toscana.
Rastgele 3B gövdeler çoğunlukla direk analiz için fazla karmaşıktır.Los cuerpos 3D arbitrarios suelen ser demasiado complicados como para analizarlos directamente.
Ahtapotlara Japon erotik sanatı shunga'da rastlanır.Los pulpos se encuentran representados en el shunga, arte erótico japonés.
Mimarı İtalyan asıllı Francesco Bartolomeo Rastrelli'dir.El diseño fue obra del arquitecto italiano Francesco Bartolomeo Rastrelli.
Rick, cinayet alanını inceler ve kanlı bir el izine rastlar.Rick investiga la escena del crimen y nota una maldita huella de la mano.
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.Normalmente nace una sola cría, pero se han dado casos de nacimiento de gemelos.
O tarihten bu yana kulüp hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır.A la fecha no se sabe nada del club.
Bunlardan kısa ve geçişi temin eden vadilere de rastlanır.Adverbios débiles (de tiempo o de lugar).
Legendre adi diferansiyel denklemine fizik ve diğer teknik alanlarda da sık rastlanir.La ecuación diferencial ordinaria de Legendre es encontrada frecuentemente en física además de otros campos.
Tünelden içeri girilince etraf dolaşıldığında birçok insan iskeletine rastlanabilir.Desde que se entra a la ciudad, cruzando por el túnel, pueden verse numerosas instalaciones deportivas.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Yo tuve apenas unos pocos encuentros con él, pero disfrutaba mucho de su actitud irreverente.
Genellikle 6 ay ve 6 yaş arasındaki çocuklarda rastlanır.Es más frecuente en niños de entre seis meses y tres años de edad.
Bu tür inhibisyona ender rastlanır ama çokbirimli (multimerik) enzimlerde olabilir.Este tipo de inhibición es poco común, pero puede darse en enzimas multiméticas.
Bazı modern ekipmanlarda rastlamak olasıdır.Contarán con equipamientos modernos.
Eve gelirken bir tanıdığa rastladım.Fui a su casa para reencontrarme con un viejo amigo.
Pek çok kültürde doğum günü kutlamalarına rastlanır.Tiene temor cuando le hacen fiestas de cumpleaños.
1703-1730) ve sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa zamanına rastlar.1703-1730) y bajo el impulso de su gran visir İbrahim Paşa, se produjo un período de paz.
Böylece, sonuçlar bazen toplanıp rastgele sayılar tabloları gibi dağıtılabilir.Los resultados podían ser algunas veces ser colectados y distribuidos como tablas de números aleatorios.
İki durumda da A Rastgele değildir.En cualquiera de los dos casos, A no es Aleatorio.
Her birkaç dakikada bir harita rastgele bir bölgeye doğru küçülmeye başlar.El poder mágico disminuye en una unidad cada seis segundos.
Bir dizi rastgele sıralanmış ögeler listesi olarak düşünülebilir.Si parece suyo un Cuaderno de curiosos apuntamientos...
Ormanlarda pek rastlanmaz.No es común en los bosques.
Ayakta en sık rastlanan doğumsal deformitelerden biridir ve ortalama her 1000 doğumda 1 görülür.Es un defecto de nacimiento, y ocurre en aproximadamente 1 de cada 1000 neonatos.

İlgili Sayfalar