rast ile cümle

rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Binde 30 bebek ölümlerine rastlanmaktadır.Celui-ci s'effondre en tuant trente enfants.
Giderek daha az rastlanmaktadır.De moins en moins souvent.
Palet benzeri el veya ayak yapılarına da rastlanmıştır.Leur peau est semblable à du cuir et leurs pieds et mains sont palmés.
Velociraptor'a Jurassic Park film serisinde de rastlayabilirsiniz.On peut voir des ptéranodons dans le film Jurassic Park 3.
Nepal Rastra Bank tarafından dağıtılır.L'émission de la monnaie est contrôlée par la Nepal Rastra Bank.
Nadiren rastlanır.Apparaît rarement.
Aynı şekilde Villa Godi ve Villa Forni Cerato'nun girişlerinde bu forma rastlamak mümkündür.C’est aussi une particularité de l’entrée de la Villa Forni Cerato.
Onun egemen olduğu çağ Altın Çağı'na rastlamaktadır.C’est sous sa direction que ce dernier connaîtra son âge d’or.
Ve maceracılar bir eve rastlarlar.Les artistes s'exposent à domicile.
Bu tanımlayıcı rastgele seçilir.Celui-ci est choisi aléatoirement.
Genelde gece aktif olurlar, ancak bazı zamanlarda gündüzleri de rastlanabilirler.Elles sont plus actives la nuit mais on les aperçoit parfois durant la journée.
Her zaman daha zayıfını rastlamadım ki..On se sent plus fort que jamais.
Amelia bir gün Samuel'in kitapları içerisinde Mister Babadook adında gizemli bir masal kitabına rastlar.Mais un jour arrive chez eux, sans aucune raison, un livre de contes appelé Mister Babadook.
Jamaika'daki Rastafari hareketi, Pan-Afrikanizmden türemiştir.Il a inspiré le mouvement rastafari en Jamaïque.
Daha çok rastlandığından daha fazla tanınırlar.Leur successeur est plus connu.
Deniz kıyılarında çok ender rastlanır.Il est très rare de la rencontrer au large en mer.
Eskiciler rastgele eski eşya satan kimselerdir.Pour eux ce sont les Anciens.
Sade ve basit olanların yanında sedefli ve işlemelilerine de rastlamak mümkündür.N’arriveront au savoir que ceux qui seront capables de monter et descendre.
Rastgele (Yönetmen: Sinan Çetin) Ruhun Duymaz (Yönetmen: Yücel Yolcu) Bir Ümit Doğmaz Mı?N'avez vous donc point d'âme pourvue d'une raison ?
Bu dönemde ayrıca ilk bilimsel içerikli metinlere rastlanmaktadır.C'est aussi le moment de leur premier contact physique.
Dolayısıyla fovist tablolarda van Gogh'un kullandığı renk düzenlemelerinin aynılarına rastlanır.Ainsi, dans les œuvres fauves, on retrouve les mêmes dispositions de couleurs que chez Van Gogh.
Pek çok kültürde doğum günü kutlamalarına rastlanır.Dans de nombreuses cultures, elle est célébrée tous les ans lors de l'anniversaire.
Burada onları eski düşmanları Rastapopoulos karşılar.Ils sont secourus par le propre yacht de Rastapopoulos.
Dişi tipik olarak dört yumurta yumurtlar ama 1 ila 7 arasında yumurta sayısına da rastlanmıştır.La femelle pond généralement quatre œufs, mais des pontes d'un à sept œufs ont déjà été signalées.
Rastlantılara izin verin.Prévenons les accidents.
Bu fenomene özellikle Almanya'da rastlanılır.Elle s'est produite surtout en Allemagne.
Antik çağdaki adı ve burada bir yerleşme olup olmadığını gösteren herhangi bir kalıntıya rastlanmamıştır.Rien n'en subsiste, ou laisse deviner leur présence ancienne.
Daha çok çorak arazide rastlanır.Ils sont toutefois plus présents sur le sol.
Bu geleneğe özellikle Kırgızlar ve Kazaklar arasında çok rastlanır.Ce comportement est particulièrement fréquent chez les Andrènes et les Halictes.
Erkek olanlarına da rastlanabilir."Ça arrive aussi aux garçons.
800´de rastlanır.Il est fondé vers 800.
Başkahramanın isminin baş harflerinin H.H. yazarınkiyle aynı olması o yüzden rastlantı değildir.Le fait qu'il incarne le jeune lieutenant n'est pas un hasard.
Bu onlar için kaderin hoş bir rastlantısı olacaktır...Je crois que c'est un peu trop compliqué pour eux...
Köyün içinde de kazılarda antik mezarlara rastlanılmaktadır.Le village renferme également des tombes antiques.
Retriuz çizgilerine üst dişlerde pek rastlanmaz.Limoges remonte en Pro A sans trop de mal.
Türkiye’de her iklim bölgesinde rastlanır.On le rencontre dans toutes les zones climatiques de l'Asie.
Öte yandan köpek dışında evcil hayvan iskeletine rastlanmamıştır.À l'exception du chien, aucun animal n'a été domestiqué.
Kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha yaygın rastlanır.Les femelles sont 4 fois plus nombreuses que les mâles.
Sözü edilen mezraların kalıntılarına hala rastlanmaktadır.L'identité des saints représentés reste à déterminer.
Zaman zaman rastgele baskınlar verip, halka şiddet uygularlar.Certains améliorent leur quotidien par des razzia.
Sunucu istemciye kimliğini ispatlaması için 16 byte’lık rastgele bir sayı yollar.Seize inscrites doivent se disputer le titre du contre-la-montre.
Yüksek kesimlerde yer yer sık ormanlara rastlanmaktadır.On y rencontre des forêts claires par endroits.
Gri göz: Çok ender rastlanır.Le Carouge à œil clair est rare.
Güney Afrika'da da rastlanmıştır.Il en est de même en Afrique du Sud.
Günümüzde büyükanne ve büyük babaların çocukları ile birlikte yaşadığına pek rastlanmaz.Mais de nos jours il n'est pas rare de voir des parents ou des frères et sœurs le faire.
Benzer duruma diğer ülkelerde de rastlanıyor.On retrouve le même type de situation dans d'autres pays.
Bir jeolog o alanı incelemiş ve mağara yapısına benzer hiçbir şeye rastlamamıştır.Le héros se réveille dans une grotte sans aucun souvenir de comment il y est arrivé.
Kaynaklarda, kısa hükümdarlığı dönemi hakkında başka detaylara rastlanmamaktadır.Pendant son règne très court, on ne note rien de particulier.
Her oyuncu rastgele bir gezegende başlar.Tous les joueurs commencent sur une planète similaire à la Terre.
Köyde fenni usûllerle arıcılık yapan ailelere de rastlanılmaktadır.L'hôpital de la ville accueille également des blessés en convalescence.
Kekemelik, çocuklarda yetişkinlere kıyasla daha çok rastlanan bir olaydır.Les manifestations cutanées sont plus communes chez l'enfant que chez l'adulte.
Ancak zaman zaman yanlış uygulamalara rastlanılmaktadır.Il se trouve que, parfois, on a besoin de faire des erreurs.
Bu nadir rastlanan, ancak özgün bir bulgudur.Il s'agit d'un profil rare, sinon unique.
Diğer bölgelerde bu tarz bir göçe rastlanmamıştır.Un tel profil n'apparaît nulle part ailleurs dans la région.
Yeşil Adamın birçok versiyonuna rastlanabilir.On peut y voir beaucoup d'espaces verts.
O tarihten bu yana kulüp hakkında hiçbir bilgiye rastlanmamıştır.Il n'est plus fait mention du club après cette date.
Bu geç neolotik ve tunç döneminin başlangcına rastlar.Elle est très peu vue au début du manga et dans l’anime.
Herhangi bir tek boyutlu rastgele yürüyüş Markov zinciri (Markov chain) açısından incelenebilir.Article détaillé : Probabilité stationnaire d'une chaîne de Markov.
İstisnai olarak tarihi ve fantastik kurgulara da rastlanmaktadır.Ce peut être aussi des récits historiques et édifiants.
O günlerde az rastlanır bir şekilde Roma'yı dokuz yıl sessiz bir şekilde yönetmiştir.Il gouverna Rome paisiblement pendant près de neuf ans, chose assez rare en ces temps là.

İlgili Sayfalar