rast ile cümle
rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Burada çoğu zaman güzel bir kıza rastlar.Er besucht die junge schöne Frau häufig.
Çok az da olsa batıda yaşamını sürdüren Kınık'a rastlanabilir.Es sollte eine lange Zeit für ihn im Westen Wiens werden.
Myanmar'da da çok rastlanır.Die Art kommt auch in Myanmar vor.
Kadınlarda 3 kat fazla rastlanır.Frauen sind etwa dreimal häufiger betroffen.
İlk tur karşılaşmaları rastgele belirlenir.Sie begegnen sich zunächst eher zufällig.
Kuperit'e genellikle Transvaal'de (Güney Afrika) rastlanır.Platinbergwerke gibt es nur in Südafrika (Transvaal).
Çok ileri yaşlara kadar yaşarlar, 1300 hatta 2000 yıllık örneklere bile rastlanmıştır.Sie erreichen ein hohes Alter, so dass es 1.300 bis 2.000 Jahre alte Exemplare gab.
Katilin hiçbir izine rastlanamadı.Von seinem Komplizen fehlt jede Spur.
Windows CE 3.0'un "Pocket PC 2000" olarak adlandırılan bir varyantına rastladı.Als Betriebssystem wurde eine Variante von Windows CE 3.0 unter dem Namen "Pocket PC 2000" verwendet.
Ve başlangıç değeri rastgele olarak belirlenir.Die Art der Geschenke wird vorher grob festgelegt.
800´de rastlanır.In der 800.
Koçköy'de Ermeni varlığına rastlanmamıştır.In Archaeen scheint es jedoch zu fehlen.
Woloshoven adına ilk olarak 1227'deki bir belgede rastlanır.Der Name Woloshoven wird zum ersten Mal in einer Urkunde aus dem Jahre 1227 erwähnt.
Grup ilerlerken Metodist misyoner bir aileye rastlar ve himayelerine alır.Auf der Überfahrt lernt die Familie einen Missionar und dessen Familie kennen.
Erginlerine ilkbahar ve yaz aylarında rastlanır.Siehe auch Herbstweg und Sommerweg.
Melanizme (komple siyahlık) bu türde sık rastlanır.Häufig kommt es zu Melanismus (Schwärzlinge).
Tipik olarak tek yavru doğar ancak ikiz doğumlara da rastlanır.Für gewöhnlich wird ein einziges Jungtier geboren, aber Zwillingsgeburten kommen vor.
Silla hükümdarlarının mezarlarına şehir merkezinde hala rastlanabilir.Die Grabhügel der Silla-Herrscher sind noch heute im Stadtzentrum anzutreffen.
Linux çekirdeği birçok donanım tabanlı rastsal sayı üreticiler için destek sunmaktadır.RINEX wird von vielen Herstellern von GNSS-Satellitenempfängern unterstützt.
Programın yeniden başlatıldığına dair hiçbir bulguya rastlanmamıştır.Es sind keine weiteren Pläne für einen Neubeginn bekannt.
Bu tür ziyafete genelde düğünlerde rastlanılır.Solche Turniere fanden häufig im Rahmen von Hochzeiten statt.
Bu kod adı rastgele seçilmiştir.Der Name ist dabei willkürlich gewählt.
Rastgele sanat ise aşağı yukarı kendi kendine hareket eder.Die Reflexion greift über sich selbst hinaus.
Dünyanın her kıtasında Demirci'de üretilen yün cami halılarına rastlamak mümkündür.Den Umgesiedelten kann in jeder Ortschaft Zwangsaufenthalt verordnet werden.
Bu tür adlandırmalara İstanbul sinagoglarında çok ender rastlanmaktadır.(Derart massive Steindächer sind in Skandinavien sehr selten.
Süslemelerde daha önceleri rastlanmayan bir incelik vardır.Du magst die Ohren zuerst etwas seltsam finden.
Ancak rastlantı sonucu görülebilmektedirlerSie können (auch wortweise) durchsucht werden.
Temsilci olma prensibine rastgele örnekleme biraz dolaylı olarak varmaktadır.Die Vorherbestimmung betreffend habe der Autor wohl doch ein klein wenig übertrieben.
TIN'ler genellikle raster edilmiş sayısal yükseklik modeli (SYM) ile yükseklik verilerinden türetilmiştir.Ein Knotenhalfter ist meist auf Maß gefertigt, da die Knoten schwer verstellbar sind.
Bu yerleşim birimine ilişkin ilk bilgilere 1377 yılına ait belgelerde rastlanır.Die ersten Familiennamen erscheinen in Urkunden von 1377.
Oyunun amacı bir alanda mayınlara rastlamadan tüm boş kareleri bulmaktır.Ziel des Spiels ist es, alle Felder aufzudecken, hinter denen sich keine Mine verbirgt.
Ona sadece birkaç kere rastladım, bununla birlikte vurdumduymaz yaklaşımı oldukça hoşuma gitti.Ich hatte sie zweimal gehört; ich bin kaum je etwas Vollkommenerem begegnet.
Markov zincirine bir örnek basit rastgele yürüyüş olur.Wir versuchen, mithilfe einer Markow-Kette eine einfache Wettervorhersage zu bilden.
RAM Rastgele Erişimlí Hafıza (Random Access Memory).Diesen Bereich nennt man RAM (Random Access Memory).
Marsta bir ekibe rastlar.Eine bemannte Marsmission findet statt.
Madeira'nın en değerli şarabı olarak görülür 100 sene olgunlaşmış şaraplara rastlanılabilmektedir.Madeira ist vermutlich der einzige Wein, der stehend gelagert werden sollte.
Bankacılık ve sigortacılık mesleklerinin ortaya çıkışı bu döneme rastlar.Dies wird mittlerweile von den meisten Banken und Versicherungen anerkannt.
Boyunlu çömleklere de rastlanmaktadır.Man findet sie aber auch auf Nadelbäumen.
Dünyanın hemen her yerinde rastlanabilir.Der Ort kann irgendwo auf der Welt sein.
Kronların zaman aralıkları rastgele dağıtılır ve çoğunun 0,1 ila 1 milyon yıl arasında değiştiği görülür.Sie zeigen die insgesamt verstrichene Zeit in Stunden an und besitzen eine Auflösung von 0,01 bis 1 Stunde.
Esasen Amerikan filmlerinde bu konuya daha çok rastlanmaktadır.Im Film werden wesentlich mehr Amerikaner befragt als im Buch.
Ancak Eskenazi, gösterinin yıldızıydı, eşine az rastlanır bir şekilde gecede 200 drahmi kazanıyordu.Star der Gruppe war Eskenasy, die für jeden Auftritt ein damals unerhörtes Honorar von 200 Drachmen bekam.
Özellikle çocuklarda rastlanmaktadır.Gefährdet sind vor allem Kinder.
İki durumda da C Rastgele değildir.In C ist das nicht der Fall.
Latin S harfine benzemesi rastlantısal.Die Ähnlichkeit mit einem lateinischen M ist rein zufällig.
Pomak, Gacal ve Boşnaklara rastlanmaz.Akzente, Asper und Trennung durch Punkte fehlen.
Bu tanrının resmine Roma paralarında rastlanır.Abbildungen der Mens sind auf römischen Münzen erhalten.
Genelde üretim ve sanayinin ağırlıklı olduğu şehirlerde rastlanır.Dienstleistungsbetriebe und Industriebetriebe befinden sich meist in den Städten.
Pek çok kültürde doğum günü kutlamalarına rastlanır.Wie wird Weihnachten in anderen Kulturen gefeiert?
Hemen hemen tüm büyük şehirlerde buna rastlanır.Ähnlich lässt sich das für fast jede Stadt feststellen.
Kitabın ve sinema uyarlamalarının güncel versiyonlarında bu soruna pek rastlanılmaz.Andere Fakten des Films und des Buches widersprechen aber dieser Zahl.
Karadenizde de kısmen rastlanır.Teilweise kommt es im Schwarm auch zur Paarung.
Aynı zamanda burada çeşitli zebra türlerine rastlamak da mümkündür.Hier ist auch das Zebra möglich.
Bu yüzden de rastgele brick yapılamaz.Brick ist das vorerst egal.
Hüsnütabir Rastlantı SpoonerismKönig auf Speed Scating
Yaratığın avlanma biçimine buna rastlamak mümkündür.Sie belegen möglicherweise die Jagd auf diese Tierart.
Tarihte buna rastlanmıştır.Die Ursache dafür findet sich in der Geschichte.
Nereye gitsek kaçaklara rastlıyoruz.Gemeinsam entkommen sie den Auftragskillern.
Bu benzetmeye divan şiirinde de rastlanmaktadır.Ähnliche Motive finden sich auch in der arabischen Poesie.
Duvar boyunca, burada yaşamını yitirenleri anımsatan pek çok küçük anıta rastlamak mümkündür.Viele Kinder werden sich ihr Leben lang an die Bilder erinnern, die du geschaffen hast.