rast ile cümle
rast kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Rastgele Sorgulama ekranındaki Biliyorum düğmesini açEnable the I Know It button on the Random Query screen
Yönü rastgele çevirSwap direction randomly
Rastgele KartlarRandom Cards
Rastgele senkronize etSynchronize Random
Slayt gösterisi resimlerini rastgele sırayla gösterDisplay slide show images in random order
Rastgele GeçişRandom Transition
Rastgele Çal& Random Play
Rastgele Çalmayı Kapat& Disable Random Play
& Albümü Rastgele ÇalUse & Album Random Play
Rastgele ParolaRandom Password
İpuçlarını rastgele gösterShow random tips
Rastgele bir karakter kullanUse a random character
Rastgele yamalarRandom patches
Rastgele Kontrol EttimI Have Done Casual Checking
Rastgele veri eklendi. name of the encoding targetRandomData inserted.
Bir görüntüye rastgele dokunuşNameRandom pick to an image
Rastgele alma FiltresiNameRandom pick Filter
& Rastgele Gürültü...& Random Noise...
Rastgele SeçRandom Pick
& Rastgele Seç...& Random Pick...
Generate only PCL with 'Configure Raster Data'Generate only PCL with'Configure Raster Data '
Rastgele Floyd- SteinbergRandom Floyd-Steinberg
Raster Grafik KalitesiRaster Graphics Quality
Belirli bir türün rastgele soruları ile süreli testTimed test with random questions of a specified type
Rastgele dağıtım:Random seed:
İlk rastgelelilik:Initial randomness:
Rastgelelik- sonrası:Post-randomness:
Yinelemeli rastgelelik:Iterative randomization:
Detay geçişleri için ilk rastgelelik miktarı. Yüksek değerler daha fazla yüzey detayı oluşturur.Initial randomization amount for detail passes. Higher values will lead to more surface detail.
Gamefu Rastgele Oyun EklentisiCommentGamefu Random Game Plugin
Veritabanından rastgele ROM dosyası seçNameSelect a random ROM from the database.
Flicker sitesinden rastgele resim gösterNameDisplay pictures randomly from Flickr
Rastgele yönlü çizgilerle resmi örnekler. NameSamples the image with randomly oriented lines.
Rastgele bir sunucuya bağlanConnect to random server
Eğer bu zamanlama hafta sonuna rastlıyorsa:If this schedule occurs on a non-processing day:
Sesi Rastgele ÇalQShortcutAudio Random Play
Doğru şekilde kodlanmamış içeriğe rastlandı.Encountered incorrectly encoded content.
Evden kaçırılıp evliliğe zorlanan kızların intihar etmesi seyrek rastlanan bir durum değil.In practice it is not infrequent that girls commit suicide.
Eşime rastladığımda kendimi sorgulamaya başladım.So, when I met my wife, I asked myself what I was doing.
Canak, yaptıkları aramada polisin patlayıcıya rastlamadığını söyledi.Canak said a police search turned up no explosive device.
Rastgele bir ziyaretçi içgüdüsel olarak ne düşündüğünü yazacaktır.""Some random visitor will instinctively say what he thinks."
Priştine’nin bazı yerlerinde Roman dilencilere sıkça rastlamak mümkün.Roma beggars have become a fixture in parts of Pristina.
Yük veya personelin potansiyel tehdit oluşturduğu bir duruma rastlanmadı.In no case was cargo or personnel found to pose a potential threat.
Burada geleneksel melodiler çalan müzisyenlerle birlikte onlarca restorana rastlamanız olası.In it you can find dozens of restaurants with musicians playing traditional melodies.
Roman ailelerinde fiziksel cezaya daha sık rastlanıyor ve istismar riski de daha yüksek.Roma families have a high incidence of corporal punishment and a higher risk of abuse.
Bu tarz yönetmeliklere tüm gelişmiş, demokratik ülkelerde rastlayabilirsiniz," dedi.Such regulations can be found in all developed, democratic countries," Loncar said.
Capusella'ya göre, hükümetlerin IMF'ye verdikleri sözleri tutmamaları ender rastlanan bir durum.According to Capusella, it is rare that governments breach their commitments to the IMF.
Tutumların Avrupalı bir unsura rastlamadım.I didn't find anything European in their attitude.
Kadın ve erkek arasındaki maaş eşitsizliği, sık rastlanan bir durum.Salary inequality between men and women is common.
Kazı ekibi kemik parçalarına da rastladı.Excavators also found fragments of a bone.
Hürriyet'e göre, uçakların ikisinde de askeri teçhizata rastlanmadıNo military equipment was found on board either of the aircraft, according to Hurriyet.
Buna dünyanın hiçbir yerinde rastlayamazsınız." dedi.That doesn't happen anywhere in the world," said Bojan Pajtic, the ruling coalition's caucus whip.
Sıcaklıklar artmaya devam ederse, kuruyan nehirlere Sırbistan'da sık sık rastlanabilir. [Reuters]Rivers drying up may become commonplace in Serbia, if the temperatures keep rising. [Reuters]
En sık rastladıkları şeyler topçu mermileri, havan topları ve tüfek bombaları.Artillery shells, mortar and rifle grenades are their most usual "catch".
Toplum, rastgele açılan bir ateş olarak görülen olayı şiddetle kınadı.The community has strongly condemned the seemingly random shootings.
Bu vakalara en çok tekstil sanayiinde rastlanıyor.Such cases were most prevalent in the textile industry.
Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Dairesi'ne (DNA) göre, Siret'te verilen rüşvetler rastgele değildi.According to the National Anti-corruption Department (DNA), bribes at Siret were not random.
Fakat bütçe teklifi, Birliğin tarihinde karmaşık ve önemli bir döneme rastlıyor.The budget proposal, however, comes at a complicated and momentous time in the history of the Union.
Bu kadar sanatsal değere sahip bu kadar eski heykellere nadiren rastlanır.Sculptures of such type with such artistic value and age are rare.
Yaralanmalara sık rastlanıyor.Injuries are common.