Randevu zamanı bilgisini gösterir. @ title: groupDisplays appointment time information.
Randevular@ title: groupAppointments
Randevuincidence categoryAppointment
Öntanımlı randevu zamanıDefault appointment time
Yeni randevu için öntanımlı süre (HH: MM)Default duration of new appointment (HH: MM)
Sahip Randevu KimliğiOwner Appointment ID
Randevu KonumuAppointment Location
Randevu Başlangıç GünüAppointment Start Date
Randevu Bitiş GünüAppointment End Date
Randevu SüresiAppointment Duration
Randevu Yanıt DurumuAppointment Response Status
Randevu TekrarlanıyorAppointment Is Recurring
Randevu Tekrarlama TipiAppointment Recurrence Type
Randevu Tekrarlama DeseniAppointment Recurrence Pattern
Rukavina ameliyat randevusu alamadan öldü, fakat halkın mektuba tepkisi muazzam oldu.She died before the surgery was scheduled, but the public response to her letter was tremendous.
Hiçbir sanatçı, bir randevuyu bekler gibi ilham bekleyemez.No artist can say he's waiting for inspiration, like waiting to go on a date.
Pais kısa süre sonra Utrecht' te bulunan Uhlenbeck'e yazdı ve kendisine bir randevu verildi.Pais soon wrote to Uhlenbeck at Utrecht and was granted an interview.
İngiltere'nin silah zırh delme tabloları İmparatorluk Savaş Müzesi Filmi "Tank ile RandevuGreat Britain's Gun Penetration Tables Imperial War Museum Film "A Date with a Tank"
Randevu tecavüzüDate rape
Ayrıca kendisine Patoloji Profesörü olarak bir randevu verildi.A concomitant appointment as Professor of Pathology was also given to him.
1945'te Amerika Birleşik Devletleri Deniz Ticaret Akademisi'ne bir randevu aldı.See received an appointment to the United States Merchant Marine Academy in 1945.
Nasr'ın randevusu, Esad'ın ölümünden dört ay sonra geldi.Nasr's appointment came four months after Asad's death.
Ertesi akşam için Viva Sinema Merkezi'nde bir randevu ayarladılar.They arranged a date for the next evening at the UA Whampoa cinema.
Ondan bir randevu istedim.Ich bat sie um ein Rendezvous.
"Ölümle Randevu", Agatha Christie'nin bir polisiye romanıdır.„Stelldichein mit dem Tod“ ist ein Krimi von Agatha Christie.
Önemli bir randevuya yetişemedi.Er hat es nicht zu einem wichtigen Termin geschafft.
Bir sonraki randevumdan önce hâlâ yaklaşık bir saatim var.Ich habe noch etwa eine Stunde Zeit bis zu meiner nächsten Verabredung.
Bunları randevu alarak görmek mümkündür.Es ermöglicht Begegnung.
"Drenthe'de 2. randevu".Des Zweiten Theils Zweite Abtheilung.
Doktordan kürtaj için randevu alır.Sie verabredet einen Termin mit dem Arzt, um die Abtreibung vornehmen zu lassen.
Ölüm Meleğiyle Randevu.Mit dem Tod, mit dem Engel.
Ondan bir randevu istedim.Je lui ai demandé un rendez-vous.
Sizin randevunuzu iptal etmiyorum.Je n’annule pas vos rendez-vous.
Bu randevuyu bozamazsın.Tu ne peux pas rompre le rendez-vous.
Önemli bir randevuya yetişemedi.Il a loupé un rendez-vous important.
Onunla bu gece randevum var.J'ai rendez-vous avec elle ce soir.
Doktordan kürtaj için randevu alır.Elle décide alors de prendre un rendez-vous pour avorter.
Sebastian ile yemek randevusu vardı.Marie a un rendez-vous avec Steven.
Isabella Angelo huzuruna çıkıp ondan merhamet dilemek için bir özel randevu alır.Isabella obtient une audience avec Angelo et plaide la grâce.
Mistress Overdone - Viyana'da bir randevu evi sahibi.Maîtresse Exagérée tient un bordel à Vienne.
Aleksey'e bir hafta sonrasına randevu verir.Le Liechtenstein dira oui une semaine plus tard.
Kızlara randevu vermek hobisidir.Les garçons nominent les filles.
House, Cameron'ı işe geri almak istediğinde ise Cameron şart olarak yemekli bir randevu talep eder.De son côté, House veut savoir comment ramener Cameron dans son équipe.
Bunları randevu alarak görmek mümkündür.Elle peut se visiter sur rendez-vous.
Michael revirdeki randevusuna geldiği zaman, Sara kapının kilidinin değiştirilmesini ister.Avant que Kellerman puisse monter à l'intérieur, Sara ferme la portière à clé.
53-54. ^ Uzun, Ölüm Meleğiyle Randevu. s.Sermon 115, un sermon sur la ange de la mort.
Bloom ise gardeniada Sky ile güzel bir randevu geçirmektedir.Bloom et Sky passent une journée ensemble à Gardenia.
Mağazaları da sınıf oturumları yanı sıra, bireysel randevular sunuyor.Les magasins offrent également des séances en classe ainsi que des formations,.
Randevuya zamanında geldi.Él llegó a tiempo a la cita.
Tom'un Cumartesi gecesi bir randevusu yok.Tom no tiene una cita para la noche del sábado.
Onunla bir randevu ayarlayalım.Haz una cita con él.
Dün gece Jane ile bir randevum vardı.Tuve una cita con Jane anoche.
Doktorla bir randevusu vardı.Tenía cita con el médico.
Dişçiyle saat 3'te randevum var.Tengo una cita con el dentista a las tres.
Onunla bir randevun var mı?¿Tienes cita con él?
Tom'un geçen Cuma Mary ile randevusu vardı.Tom tuvo una cita con Mary el viernes pasado.
Bir randevuya her zaman zamanında varır.Siempre llega a tiempo a una cita.
Tom'un bu öğleden sonra Mary ile randevusu var.Tom tiene una cita con María esta tarde.
Bugün kaderle bir randevum var.Hoy tengo una cita con el destino.
Bir randevum var.Tengo una cita.