randevu ile cümle

randevu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir randevum var.لدي موعد
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.Cuando acuda a una cita, llegue al lugar a la hora acordada.
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.Kun sinulla on tapaaminen, saavu paikalle sovittuun aikaan.
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.Lorsque vous avez rendez-vous, vous devez être sur place à l’heure convenue.
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.När du har ett möte ska du komma i tid.
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.Если у вас назначена встреча, обязательно приходите вовремя.
Bir randevunuz varsa görüşmeye anlaşılan zamanda gidin.عندما يكون لديك مقابلة، فمن المهم جداً أن تصل إلى المكان في الوقت المتفق عليه.
Bir randevuydu!Aveam o intalnire pe nevazute.
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Det var en blin träff!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Era l'appuntamento al buio!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Het was blind dating!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Iya kencan buta!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Là một buổi hẹn qua giới thiệu!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.Это было свидание вслепую!
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.لقد كان موعدا مدبرا, حتى اكلت كل مافي الصحن, ولم يستطع الطالب ان يتحدث باي كلمه
Bir randevuydu! Ben bütün bir tabağı bitirene dek erkek öğrenci hiç bir şey söyleyememişti.それで 「どうぞ」って 言ったら
Bir randevuydu!Ich hatte ein Blind Date!
Bir randevuydu!Ήταν ένα ραντεβού στα τυφλά!
Bu, bir kadının... ...buna benzer... ...randevu evlerinde... ...bedenini satmasına neden oluyor.Nutí ženu prodávat vlastní tělo... V domech, jako je tento, které nejsou domy, ale chatrče lásky.
Bu, bir kadının... ...buna benzer... ...randevu evlerinde... ...bedenini satmasına neden oluyor.Κάνει μια γυναίκα... ...να πουλάει το σώμα της,... ...σε σπίτια όπως αυτο... ...που η αγάπη είναι σε υπόστεγα.
Bu, bir kadının... ...buna benzer... ...randevu evlerinde... ...bedenini satmasına neden oluyor.То кара жената... ...да продава тялото си... ...в къщи като тази тук,... ...които просто обичат завеси.
Bu dilleri bilmiyorsanız randevu alırken tercüman (tulkki) kullanma olanağının var olup olmadığını sorunuz. .Kun varaat ajan terveyspalveluihin, kysy, onko mahdollista käyttää tulkkia, jos et osaa näitä kieliä.
Bu dilleri bilmiyorsanız randevu alırken tercüman (tulkki) kullanma olanağının var olup olmadığını sorunuz. .عندما تقوم بحجز موعد لدى الخدمات الصحية فاسأل عن إمكانية استعمال مترجم (tulkki) إذا لم تكن تعرف هذه اللغات.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur."4분 데이트"라는 것이 있는 것도 이런 믿음 때문이죠.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Daarom hebben we van die 4-minuten dates.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Das ist der Grund für diese 4 Minuten Dates.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Det är därför vi har dejter på fyra minuter.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Din care cauză se organizează aceste întâlniri de patru minute.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Đó là lí do chúng ta có những cuộc hẹn 4 phút này.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.É por isso que há aqueles encontros de 4 minutos.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.E' questa la ragione per cui abbiamo questi appuntamenti da 4 minuti.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Et c'est pour cela que nous avons ces rendez-vous de quatre minutes.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Ezért vannak a négyperces randik.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Hvilket er grunden til at vi har de her 4-minutters dates.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Por eso tenemos estas citas de cuatro minutos.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Preto tiež máme štvorminútové rande.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Proto existují čtyřminutová rande.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Siksi on olemassa pikatreffejä.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Stąd mamy te 4-minutowe randki.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Zato obstajajo štiriminutni zmenki.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.Που είναι κι ο λόγος για τον οποίο έχουμε και τα τετράλεπτα ραντεβού.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.За това имаме тези 4 минутни срещи.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.На этом принципы основаны всем известные 4-х минутные свидания.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.לכן יש את הפגישות האלה של ארבע דקות.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.الذي يفسر لماذا لدينا المواعدة لمدة أربع دقائق.
Bu dört dakikalık randevuların çıkış noktası da budur.それで私はこれを実験してみることにしました
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Als ik deze slaag, een date op de eerste kerstdag.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Daca trec de data asta, o intalnire de Craciun .
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Jeśli zdam za tym razem, randka w Wigilię.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Nếu em đậu kì này, một buổi hẹn vào ngày Giáng Sinh nhé.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Om jag klara denna gång, en dejt på Julen.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Se passo questa volta, un appuntamento il giorno di Natale.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Si je passe cette fois, un rendez-vous le jour de Noël.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Αν περάσω αυτή τη φορά, να βγούμε ένα ραντεβού τη μέρα των Χριστουγέννων.
Bu kez geçersem, Noel Günü bir randevu.Если я сдам в этот раз, на Рождество у нас будет свидание.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.De har ofta öppet också på kvällarna och ibland får man fortare en tid där.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ils sont souvent ouverts le soir aussi et on peut parfois y avoir un rendez-vous plus rapidement.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Ne ovat usein auki myös iltaisin, ja niihin ajan voi joskus saada nopeammin.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.Обычно они открыты и по вечерам, и записаться на приём можно быстрее.
Bu merkezler genellikle akşamları da açıktır ve bazen buradan daha çabuk randevu alınabilir.عادةً ما تكون مفتوحة في فترات المساء أيضاً، وغالباً ما يكون من الممكن الحصول على موعد فيها بصورة أسرع.

İlgili Sayfalar