Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiç bir farklılık yok.Nothing distinguishes them structurally from any of their competitors.
Rakipleri tüm bu ürünlerin aynılarını üretebilecek özelliklere sahipler.Their competitors are equally qualified to make all of these products.
Teknik tercüme konusunda da kendimize rakip belirlediğimiz sadece 2 tane firma var zaten.We have identified only two companies that we see ourselves competing against.
Rakipler gelip geçicidir.Competitors come and go.
Rakiplere dayalı iş yapılmaz.Business can not be based on opponents.
Kendimizi buna adamamız lazım, rakiplerimiz ne yapıyora değil.We need to commit ourselves to this, not to what our competitors are doing.
Ve kendisi rakiplerini de aynı şeyi yapmaya davet ediyor.Then she challenges all her competitors to do the same.
Müşterilerimin önemli bir kısmını bu yeni rakip aldı, ve benim işim küçüldü.He took away all my business and I got decimated.
Eğer işletmeniz çok karlı ise, yeni rakiplere karşı hazırlıklı olun.When you have huge returns, as Sal's Cupcakes had in this video or in this worksheet over here
Çok iyi getiriler, rakipleri de bu piyasaya çeker.When you have huge returns, it attracts competition.
Yeni rakipler, toplam üretim kapasitesinin artması anlamını taşır.The competition attracts capacity, right?
Diyebilirsiniz ki aman dikkat, bu yeni rakipler yolda demektir.And you can even argue that it would attract competition.
Neyse bu video için bize 3 rakip yeter.But I think three players is good enough.
Bu Rakipleriniz şey. ben de onu sevmiyorum.Your competitors in this thing. i don't like him too.
Bu türde uyumsal rakipleri olan çok problem vardır.There's a whole class of problems like this, ones with adaptive adversaries.
Bay Xu gittikçe parlıyorsun ringlerde fırtına gibisin sana rakip bulmak zorMr. Xu Another win From fighting in the back alleys
Kariyerinde yükseldikçe... en favori boksör olacaksın rakiplerini bir bir ezeceksinSimilar to your career path You've become an acclaimed boxer From fighting in the back alleys
Onu diğer rakiplerinden yapısal olarak ayıran hiçbir farklılık yok.There's nothing that distinguishes them structurally from any of their competitors.
Çin şirketleri rakipsiz sunabilir düşük üretim maliyetleri.China can offer companies unbeatable low production costs.
Kaç tane rakip istiyorsunuz?How many competitors do you want?
Sinekler her türlü sensöre sahip olmak konusunda rakipsizdir.Sinekler her türlü sensöre sahip olmak konusunda rakipsizdir.
Kura çekişmeleri sona erdirir, Güçlü rakipleri uzlaştırır.The lot settles disputes, and keeps strong ones apart.
Destekçileri, onun rakiplerini lekeleyerek Guo'yu savunmaya yardım etti.His supporters have helped to defend him by smearing his opponents.
Kampanya dönemi, rakip tarafların başlattığı kişisel saldırılarla geçen hafta çirkinleşti.The campaign turned ugly last week, after personal attacks were launched by the sparring camps.
Taci rakipsiz yarıştığı için bu kolay bir zafer oldu.The victory was an easy one, since he ran unopposed.
İki rakip siyasi son 16 yıldır siyaset sahnesine hükmediyor.The two rivals have dominated the political scene over the last 16 years.
Medvedev: Bunları rakip projeler olarak görmüyorum.Medvedev: I don't consider these as rival projects.
Yerel bir gangster, rakip çetelerle girilen bir çatışmada bir kafede öldürüldü.A local mobster was shot dead in a café in an apparent faceoff among rival gangs.
Hırvatların rakip kaleye çektiği 15 şutun beş tanesi hedefi buldu.The Croats fired 15 shots at their opponents' goal, five of which were on-target.
İhalede sadece bir rakip, İtalyan Air One vardı.There was only one other competitor, Italy's Air One.
Hırvatistan'ın "Kovboyları" dişine göre rakip bulduCroatia's "Cowboys" meet their match
Üç liderin yeni hamlesi bir çok kişiye sürpriz olsa da, onların siyasi rakiplerini kızdırdı.The three leaders' new move caught many by surprise, though, and outraged their political opponents.
Bunların yanında, en ciddi rakipleri Avustralyalılar olacak.Besides these, the main challenger will be the Australians.
Rakip partiler söz konusu ekonomi olunca tek bir ağızdan konuşuyorlar.When it comes to the economy, the rival parties speak with one voice.
Türkiye, Filistin'deki rakip liderler arasında arabulucu rolü oynuyorTurkey plays mediator between rival Palestinian leaders
Rakip ideolojiler ve uzun vadeli hedefler Türkiye-İran yakınlaşmasını zedeleyebilir.Competing ideologies and long-term goals could undermine Turkish-Iranian rapprochement.
Rakiplerim hakkında kötü konuşmadım."I have not spoken badly of my rivals."
Papulyas seçimlere rakipsiz katılıyor.He's running unopposed.
Rakipleri onu Slavonya bölgesinin "yerel diktatörü" olarak nitelendiriyorlar.Opponents have characterised him as a "warlord" of the Slavonia region.
HVB'nin rakiplerinden biri de ağırlığını koyarak, İsviçre kredisini "riskli" olarak tanımladı.One of HVB's competitors has weighed in, describing the Swiss credits as "risky".
İki rakip teklifçi firma hile yapıldığı iddiasıyla ihalenin tekrarını talep etmişti.Two rival bidders had complained of irregularities, forcing a review of the tender.
Makedon tekstil sanayii yurtdışındaki rakiplerinin baskısı altında. [Getty Images]Macedonia's textile industry is under pressure from competitors abroad. [Getty Images]
Artık partiyi siyasi rakiplerinden biri olan Tiran Belediye Başkanı Edi Rama yönetiyor.A political rival, Tirana Mayor Edi Rama, now leads the party.
Rakip partiler sancak bölgesini kurtarmak için güçlerini birleştireceklerRival parties join forces to save Sandzak region
Ezeli rakipler olan partiler, aralarındaki siyasi çekişmeyle bölgeye zarar vermişlerdi.The parties, bitter rivals, have scarred the region with their political bickering.
Bu arada siyasi rakipleri Ljajiç ve Ugljanin de durumu eleştiriyorlar.Meanwhile, political opponents Ljajic and Ugljanin are critical.
Güneydoğu Avrupa, rakip enerji projeleri arasındaki kıyasıya bir rekabete sahne oluyor.Southeast Europe is becoming a staging ground for competition between rival energy projects.
Tehlikeli rakipler arasında Arjantin, Litvanya ve İspanya da var.Equally dangerous opponents include Argentina, Lithuania and Spain.
Indian Wells’te çok iyi bir oyun çıkaran Pavliyuçenkova da gelecekte tehlikeli bir rakip olacak.Pavlyuchenkova did very well in Indian Wells too and she will be a dangerous player in the future.
Kanalın bu üç büyük rakipten birine satılması bekleniyor.It is expected that the channel will be sold to one of these three major competitors.
Her takıma etaplardan birinde bir rakip verildi.Each team had one competitor in each of the sectors.
Yasaya göre, rakipleri üç ay süreyle yeni bir gensoru önergesi sunamayacaklar.By law, his opponents cannot file another no-confidence motion for three months.
B92 temsilcileri ise söz konusu iddiaların radyonun rakipleri tarafından ortaya atıldığını söylüyor.B92 representatives have said the allegations were pressed by the company's rivals.
Bazıları, bunun partiyi saflaştırmak isteyen rakip milliyetçilerin işi olduğunu iddia ediyorlar.Some claim they are the work of rival nationalists aiming to purify the party.
Siyasetçiler, ülkeyi güçlendirmek için değil, siyasi rakiplerini güçsüz kılmak için çalışmaktadır.Undermining one's political opponents is more important than strengthening one's country.
Daha ucuz rakipler gelirse mahvolduk." dedi.If the cheaper competition arrives, we are doomed," Snidarsic said.
Turizm, ezeli rakiplere birbirlerinin topraklarını keşfetme olanağı sunuyor.Tourism offers the opportunity for longtime political rivals to explore each other's countries.
Ancak siyasi rakipleri aynı fikirde değil.His political rivals, however, have a different view.
Türk ve Filistinli yetkililer rakip Filistinli hareketler arasında birlik konusunda görüştüler.Turkish and Palestinian officials discuss unity between rival Palestinian movements.
2004 yılında Kedev cumhurbaşkanlığı yarışında Branko Zrvenkovski'ye rakip olmuş fakat kaybetmişti.In 2004, Kedev took on Branko Crvenkovski for president, but lost.