Will, New Directions'ı rakip kulüp Vocal Adrenaline'i performansı görmeye götürür.Will tager New Directions hen for at se Vocal Adrenaline, en rivaliserende klub, performe.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.De to vindere mødes.
Rakip Uruguay'dır.Det er nationaldag i Uruguay.
Uzun Parlamento 1641’de kendi içinde rakip partilere bölündü.4046. "Han kæmpede for sunde råvarer".
Çeyrek finalde rakipleri Senegal oldu.Debutanterne Senegal nåede kvartfinalerne.
Rakiplerinin aksine menzili oldukça fazlaydı.Standardudstyret var i forhold til konkurrenterne omfangsrigt.
Çeyrek finalde rakip İspanyol devi Real Madrid'di.De deltagende hold var tyske Bayer Leverkusen og spanske Real Madrid.
Bu sezon zorlu rakiplerine rağmen 28 puan toplayarak 3.oldu.Til 3. runde havde 28 hold kvalificeret sig.
Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri'ne rakip tek süper güç haline gelmişti.Efter Sovjetunionens kollaps er USA den eneste supermagt.
Rakip sanatçılar ve şarkılar 19 Ocak 2017'de DR tarafından düzenlenen bir basın konferansında ilan edildi.De 10 deltagende solister og sange blev offentliggjort på et pressemøde 31. januar 2019 i DR Koncerthuset.
İlk turda rakipleri Norveç'ti.Den anden kandidat var Norge.
Aracın rakipleri LaFerrari ve Porsche 918'dir.Bilen blev lanceret lidt efter sine rivaler, Porsche 918 og McLaren P1.
Hücum Ribaund'u ise rakip takımın potasından ribaund almaktır.Den første orden er imidlertid i stand til at spore Modstandsbevægelsen gennem Hyperrummet.
İki rakip imparator Kilikya'da karşı karşıya geldi.De to rivaliserende keiserne møttes i slag i Kilikia i Anatolia.
Milton Glaser ve Clay Felker tarafından 1968 yılında The New Yorker rakip olarak yayınlanmaya başladı.Det ble grunnlagt i 1968 av Milton Glaser og Clay Felker som en konkurrent til The New Yorker.
MÖ 31'deki Actium savaşında, Octavian ve Agrippa, rakipleri Antony ve metresi Kleopatra 'yı yendiler.I slaget ved Actium i 31 f.Kr. ble Antonius og hans hustru Kleopatra beseiret av Octavianus og Agrippa.
Kırmızı renk, oyuncuların ateşli hırsını, siyah renk ise rakiplerin korkusunu göstermek için seçilmiştir.Rødt fordi det er djevelens farge (ergo kallenavnet 'Diavolo'), og svart for å skremme motstanderne.
1984-85 sezonunda iki ezeli rakip ilk kez play-off finalinde karşılaştılar.I 1984 møttes de to naboene i sluttspillet for første gang.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Når to optimister støter sammen.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Statistisk overgikk selskapet alle sine rivaler i Asiahandelen.
Rakiplerin değil bizim nasıl oynayacağımız önemli.Vi er ikke konkurrenter, men partnere.
Rakip oyuncular toptan en az beş metre uzakta olmalıdırlar.Deltagerne får avvike høyst 5 meter fra løypa.
Şirketin rakipleri arasında Defense News, Flight International ve Aviation Week dergileri sayılabilir.Data fra Aviation News, Aviation Week og Air International.
İlk turda rakipleri Norveç'ti.Den første verdensmesteren som ble kåret, var norsk.
Bulunduğumuz grupta rakipler çok çetin.Konkurransen mellom de mange små utbyggerne var hard.
Rakiplerin fiziksel varlığı, yerel ağ etkinliklerinin daha sosyal bir ortam yaratmasını da sağlar.Naturforholdene er med på å danne et gunstig lokalt klima.
Her iki rakipte maçtan sakatlanarak çekildi.Det ble begge gangene slått ut i gruppespillet.
Bu sebeple rakip okulla savaşmayı düşünürler.De fortsetter å studere Renesmees tilfelle.
NBA Finalleri'ndeki rakipleri yine Golden State Warriors'tı.I 2001 ble Arenas trukket opp til NBA av laget Golden State Warriors.
Bu yapılar duruma göre aynı amaca yönelik birlik veya rakip olabilirler.Det kan være grunnforhold, økonomi eller elvetrafikk som gjør det.
Son olarak o gücün açığa çıkması için güçlü bir rakip bulması lazım.For det første må utleieren ha en saklig grunn for å si opp.
Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri'ne rakip tek süper güç haline gelmişti.USA ble for øyeblikket værende som den eneste gjenværende supermakten i verden.
Rakipleri birer birer adaylıktan çekilmeye başladılar.Deltagerne ble stemt ut en etter en.
Rakipleri Yeşil Parti ise Helena ismini önerdiler.Saingan mereka, Hijau, menyarankan nama Helena.
Rakipleri ise The Shield'dı.Juara saat ini adalah The Shield.
Will, New Directions'ı rakip kulüp Vocal Adrenaline'i performansı görmeye götürür.Will mengajak anggota New Directions untuk menonton penampilan Vocal Adrenaline, klub rival mereka.
Potansiyel rakiplerini yok ettikten sonra, Eylül 1183'te kendini eş imparator ilan etti.Setelah menghabisi musuh-musuhnya, ia menyatakan dirinya sebagai kaisar pada September 1183.
Birçok son dönem yazar ise Arius'un rakipleri tarafından zehirlenebileceğini iddia etmektedirler.Beberapa akademisi mengemukakan bahwa Arius mungkin diracun oleh lawan-lawannya.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Secara statistik, perkembangan usaha VOC melampaui semua pesaingnya di kawasan Asia.
Prelude'nin geleneksel rakipleri Toyota Celica, Nissan Silvia ve Mitsubishi Eclipse idi.Pesaing pendahuluan secara tradisional termasuk Toyota Celica , Nissan Silvia dan Mitsubishi Eclipse .
Aynı zamanda ezeli rakiplere karşı da yenilgiler alındı.Di tempat lain, para pemberontak juga dikalahkan.
İki rakip birbirleriyle karşılaşmaktadır.Hari dimana dua kekuatan bertemu.
Oyunun amacı rakip takımdan daha fazla sayı yapıp oyunu kazanmaktır.Tujuan permainan adalah mengumpulkan poin sebanyak-banyaknya untuk menang.
Ligdeki rakipleri ise IFK Göteborg ve Norrby IF'dir.Saingan utama mereka, antaranya Helsingborgs IF, IFK Gothenburg dan IFK Malmö.
Rakipleri Demokratik-Cumhuriyetçi Parti'nin adayları Thomas Jefferson ve Aaron Burr ise 71'er oy aldı.Jumlah suara elektoral yang seri antara Thomas Jefferson dan Aaron Burr diselesaikan.
Raundun kazanılması için rakip takımın tüm askerlerinin öldürülmesi de yeterlidir.Eliminate Habisi semua musuh yang ada untuk memenangkan ronde.
Ağzından alev çıkartabilir.İkisi hayvan olduğundan beri o, Hayalet Surat'ı kendine rakip görür.Sebagaimana semasa masih hidup, keduanya juga bekerja dengan rajin setelah menjadi hantu penjaga.
Ama bir sonraki rakip Larry Bird'lü Boston Celtics'ti.Nomor Jersey pemain basket Larry Bird.
Esir düşmüş, rakip Bulgar ve Ulah hizipleri arasında piyon olmuş, esirken ölmüştür.Dia ditangkap, menjadi pion antara faksi Bulgaria dan Vlach, dan meninggal dalam rantai.
16 yıl süren Başkanlığı boyunca 8 kongrede rakiplerine sürekli üstünlük sağladı.Hingga saat ini, organisasi ini telah delapan kali menyelenggarakan kongres untuk memilih pengurus baru.
İstatistiksel olarak, VOC Asya'daki ticari rakiplerinin tümünü geride bıraktı.Theo thống kê, VOC làm lu mờ tất cả các đối thủ thương mại khác tại châu Á.
ABD'deki en büyük rakipleri Atari 8bit 400/800, IBM PC ve Apple II idi.Tại Hoa Kỳ, các đối thủ cạnh tranh lớn nhất là Atari 8-bit 400, Atari 800 và Apple II.
7-Zip, ticari rakiplerinde bile olmayan pek çok özellik desteği ile gelmektedir.7-Zip hỗ trợ nhiều tính năng có thể không có trong các chương trình nén thương mại thông dụng.
Böylece araç, rakip Williams araçlarına benzer biçimde Renault V10 motoruyla varsıllaştırılmıştır.Khi ấy anh cũng lái những chiếc xe dùng động cơ Renault như đội Williams.
Rakip Uruguay'dır.Chủ nhà là Uruguay.
Bu yöntem rakip Token Ring ya da Token Bus teknolojilerine göre daha basitti.Phương pháp này đơn giản hơn so với các công nghệ cạnh tranh với nó là token ring hoặc token bus.
Viber ilk olarak 2 Aralık 2010 tarihinde Skype'a rakip olarak, bir iPhone uygulaması olarak piyasaya sürüldü.Viber lần đầu tiên ra mắt cho iPhone ngày 2/12/2010 để cạnh tranh trực tiếp với Skype.
Slack, rakip servisin onaylanmasıyla New York Times'ta tam sayfa reklam yayınladı.Slack cho đăng một quảng cáo toàn trang trên tờ New York Times báo là đã nhận được tin về dịch vụ cạh tranh.
Carl ve kendi adamları ile rakip kumarhane Caligula's Casino'yu soyar.Để đánh bại đối thủ, Carl cùng nhóm của Ngô lên kế hoạch thực hiện một vụ cướp vào sòng bạc Caligula's.
Top oyuna girene kadar rakip oyuncular ceza alanı dışında kalmalıdırlar.Các cầu thủ đội đi phương phải đứng ngoài vòng cấm địa cho đến khi bóng vào cuộc.