1952'de Henry Cabot Lodge'a rakip olarak Senato seçimlerine katıldı.Em 1952, ele derrotou o candidato republicano Henry Cabot Lodge Jr. na eleição para o cargo de Senador.
Böylece rakip firmalarla rekabet aynı koşullarda olmaktadır.Os produtos concorrentes são taxados da mesma forma?
Boyuna göre dış şutlarının etkili olması pozisyonuna göre rakiplerine avantaj sağlamaktadır.Acreditam que a vantagem que você tem sobre seu inimigo é sua agilidade.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Estas façanhas aumentaram sua admiração entre inimigos e aliados.
Tischendorf'un Sina Yazması'nı keşfetmesine kadar Vatikan Yazması rakipsizdi.Até a descoberta do texto do Sinaiticus por Tischendorf, o Codex Vaticanus era inigualável.
Rakiplerini eleyen altı takım yeniden aralarında eşleştirilecek ve yine iki maçlı eleme usulü karşılaşacaklar.Cada equipa terá um capitão fixo, ao qual se juntarão mais dois concorrentes.
Aynı şekilde Anne'nin rakipleri de Anne'yi takip etmesini ister.Ela também é irmã de Ryan e parece querer conquistar o Ken.
Hakem düdüğünü çalarak oyunu durdurur ve topu rakip takıma verir.Porcão salva o penalti e a bola volta a jogar.
Eğer iki turnuvanın şampiyonu aynı takım ise kupa finalisti rakip olur.Caso o Líder dos dois turnos fosse o mesmo, ele seria automaticamente campeão.
Bazı denizaltıları Amerikan rakiplerine göre çok daha üstündü.Sommige van de onderzeeërs werden superieur geacht aan hun Amerikaanse tegenhangers.
MD-90'ın en ciddi rakipleri Airbus A320 ve Boeing 737-800 idi.De grootste concurrenten van de MD-90 zijn de Airbus A320 en de Boeing 737-800.
İki rakip imparator Kilikya'da karşı karşıya geldi.De twee rivaliserende keizers ontmoetten elkaar in de strijd in Cilicië.
Rakip takım, Herberger'e kirasını ödemeyeceği bir ev ve Dresdner Bank'ta bir hesap önermişti.Deze club bood hem een huis aan waar hij geen huur moest betalen en een job bij de Dresdner Bank.
Tüm takımlar birbirleriyle ikişer kez (bir maç kendi sahasında, bir maç rakip ülkenin sahasında) karşılaştı.Die troffen elkaar in totaal twee keer: in een uit- en een thuiswedstrijd.
Daha sonra ise rakip takım olan FV Ravensburg'a geçti.Hierna was hij korte tijd trainer van FV Ravensburg.
Real Zaragoza, Iberia SC ve Real Zaragoza CD adlı iki rakip kulübün birleşmesiyle kurulmuştur.Real Zaragoza ontstond in 1932 door de fusie van de twee rivalen Iberia SC en Real Zaragoza CD.
NSDAP'nin rakip partileri düşüş yaşadı.Binnen de hogere regionen van de NSDAP was de concurrentiestrijd moordend.
Bulunduğumuz grupta rakipler çok çetin.De groepswedstrijden verliepen moeizaam.
NBA Finalleri'ndeki rakipleri yine Golden State Warriors'tı.De Oracle Arena is de thuisbasis van de Golden State Warriors (NBA).
Yarı finalde rakip İngiltere'ydi.De natuurlijke bondgenoot was Engeland.
Rakip sayısına göre tur sayısı otomatik ayarlanıyor.Bij numerieke besturing wordt de draaibank geautomatiseerd aangestuurd.
Rakip şahı pat durumuna düşüren oyuncu oyunu kaybeder.Een speler zet de tegenstander pat.
Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir.Sterker nog: zij begint zichzelf als God te beschouwen.
Çeyrek finalde rakipleri Arjantin oldu.In de kwartfinale trof organisator Engeland Argentinië.
Aracın rakipleri Ford Mustang ve Chevrolet Camaro'dur.In de raceklassen rijden Amerikaanse auto's zoals de Ford Mustang en de Chevrolet Camaro.
1585'ten itibaren güçlü kadın düşmanları yoktu, ama halen kadın rakipleri vardı.In 1545 zou het uiteindelijk zover komen, maar zonder afgevaardigden van protestantse zijde.
Program oldukça komik bir içerik taşıyor ve rakip güreşçiler ile dalga geçiyordu.Het feest had een vrolijk verloop en de wijn vloeide rijkelijk op de kosten van de gemeentekas.
Bu sırada Akuma güçlü rakipler aramaya devam etmektedir.Ondertussen bleef de FBI gretig op zoek gaan naar de gangsters.
Zaten taraflar rakiplerini atlatmak yerine sık sık durarak birbirlerinin sorunlarıyla ilgilenirler.Voordat de paring plaatsvindt, vechten rivaliserende mannetjes vaak door tegen elkaar te beuken.
Her iki rakipte maçtan sakatlanarak çekildi.Op beide spelen werd hij in de voorrondes uitgeschakeld.
Bu edebî tekâmül rakipleri tarafından dahi takdir edilmiştir.Dit werd door concurrent Jurgens tegengewerkt.
Çoğu oyun, rakiplerin oyun durumu hakkında sınırlı bilgi sahibi olmaya dayanır.De techniek wordt echter ook vaak bewust toegepast om de spelomgeving voor de speler af te grenzen.
Bazen Lydiadas bazen Aratus Sicyonlu ile işbirliği yaptı bazen de ona rakip oldu.Alwina verbleef minstens een maal per jaar op Zypendaal, soms vergezeld door haar echtgenoot.
Ligdeki rakipleri ise IFK Göteborg ve Norrby IF'dir.Odwiecznymi rywalami zespołu są IFK Göteborg i Norrby IF.
Başlıca rakip firmaları Dish Network ve Kablo TV hizmet sağlayıcılarıdır.Jej głównymi konkurentami są sieci kablowe i platforma satelitarna Dish Network.
1970'ler boyunca ezeli rakipleri Real Madrid ve Joventut Badalona'nın gölgesinde kaldılar.W kolejnej dekadzie natomiast, koszykarze z Katalonii przyćmieni byli przez Real Madryt i Joventut Badalona.
Ezeli rakipleri Pohang Steelers'dır.Zawodnik klubu Pohang Steelers.
Konferans finalinde ise rakip Kevin Durant'li Oklahoma City Thunder'idi.MVP meczu wybrany został Kevin Durant z Oklahoma City Thunder.
Ama bir sonraki rakip Larry Bird'lü Boston Celtics'ti.Wśród nich znalazł się były gwiazdor Bostonu Celtics Larry Bird.
Rakipleri diğer Tirana takımı olan KF Tirana'dır.Nowym mistrzem Albanii został zespół KF Tirana.
Sovyetler Birliği, Amerika Birleşik Devletleri'ne rakip tek süper güç haline gelmişti.W wyniku upadku ZSRR, Stany Zjednoczone pozostały jedynym światowym supermocarstwem.
Play-off'taki rakipleri son şampiyon Los Angeles Lakers oldu ve seriyi 4-2 sonuçla kazanan L.A. Lakers oldu.Ostatecznie mistrzem zostali Los Angeles Lakers, którzy wygrali tę serię 4-3.
Rakip oyuncular toptan en az beş metre uzakta olmalıdırlar.Pozostali zawodnicy skakali co najmniej sześć metrów krócej.
Aynı zamanda ezeli rakiplere karşı da yenilgiler alındı.Dochodziło jednak też do walk wręcz z uciekającymi.
Savunma sırasında, defans oyuncuları belirli ölçüde rakip oyunculara temasta bulunabilirler.Gracze, podczas licytacji, mogą zadeklarować wzięcie określonej liczby lew.
Rakip Uruguay'dır.Rywalem był Urugwaj.
MD-90'ın en ciddi rakipleri Airbus A320 ve Boeing 737-800 idi.Głównymi konkurentami MD-90 są: Airbus A320 i Boeing 737.
Almanya, bu sefer Euro 1988'in rövanşını alıp, rakiplerini yendi.W tym samym roku był w kadrze Niemiec na Euro 2008 i wywalczył wicemistrzostwo Europy.
Brezilya ise ilk yarıda rakip kaleye hiç isabetli şut çekemedi.Brazylia w pierwszej połowie nie oddała celnego strzału na bramkę.
Suoni la tromba - "Eğer seni rakip kurtarmak ...Trompet sesleri").Hand Of God – When You Pull the Trigger (ang.).
İkinci turda rakipleri Portekiz'in Sporting CP takımı oldu.Obrońcą Pucharu Portugalii była drużyna Sporting CP.
Özel olarak, bu onun rakiplerini vahşice öldürme geleneğinin alıştırmasıydı.To właśnie ów głos miał mu nakazać zabijanie prostytutek.
Vettius (Gareth Williams) - Tullius'un genç yardımcısı ve rakip oyunun (ludus) sahibi.Wetiusz – Gareth Williams Młody pachołek Tuliusza, właściciel konkurencyjnego ludusu.
Babil ordusu rakip kuvvetleri bozguna uğratmıştır.Dla mieszkańców Babilonu zniosłem pracę przymusową.
Süper Kupa finalinde de yine rakipleri Galatasaray oldu.W meczu o finał ponownie zwyciężyła Wozniacki.
Onay alan ikili rakip Çinli önderleri öldürür.Maguire skasuje obu chińskich faworytów? (pol.).
Aynı yıl, Roda'nın ligdeki rakiplerinden VVV-Venlo'ya sezon sonuna kadar kiralandı.Piłkarz został wypożyczony z Rody do ligowych rywali VVV Venlo do końca sezonu.
Kazanmak için rakip takımlar sahipsiz avustralyum çantasını alıp bir rokete yerleştirmelidir.Gracze muszą zdobyć teczkę z tzw. Australium a potem przenieść ją do rakiety.
Bunun üzerine Thatcher, Heath'a rakip olmaya karar verdi ve Muhafazakâr Parti Başkanlığına adaylığını koydu.Wtedy Thatcher podjęła decyzję, że będzie się ubiegać o fotel szefa partii.
İlk turda rakipleri Milwaukee Bucks idi.Te rozgrywki były bardzo udane dla Milwaukee Bucks.