rakı ile cümle

rakı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ezeli rakipleri Pohang Steelers'dır.Titelverteidiger war Pohang Steelers.
Maçtan sonra Jax, üç rakibine de saldırdı.Nach dem Match streckte Jax ihre drei Kontrahentinnen nieder.
Rakımı en yüksek ilçe ise Karlıova'dır.Die Landeskrone ist das Wahrzeichen der Stadt Görlitz.
Rakımı 690'dır.Schriftenreihe 690.
Onun başlıca rakibi Faysal bin Shamlan, %21,8 oy aldı.Der wichtigste Oppositionskandidat Faisal bin Schamlan erreichte lediglich 21,8 %.
Cali ülkenin batısında yaklaşık 1000 m rakımda, Rio Cauca'nın Rio Cali nehirlerinin birleştiği yerdedir.Cali liegt in ca. 1000 m Meereshöhe im Westen des Landes am Zusammenfluss des Río Cauca mit dem Río Cali.
Şehir merkezi rakımı 493'tür.Der Ort liegt an der B 493.
Rakipler de yok değildi.Auch an Fachkräften mangelte es nicht.
Rakımı 1071'dir.Die nächste Nennung war 1071.
Maçı kazanmak için sırayla 3 rakip ya tuş ettirilmeli ya da pes ettirilmelidir.Es ist ein Unterschied, ob man siegen oder gewinnen will.
Rakibin parmağı kıstırılmalıdır.Ein Daumen wird abgespreizt.
Paid in Full, Amerikalı hip hop ikilisi Eric B. & Rakim'in ilk stüdyo albümü.Paid in Full ist das Debütalbum von Eric B. & Rakim.
Rakibin oynamadığı oyunlar yarım puan, oyuncunun oynamadığı oyunlar sıfır puan değerindedir.Ein guter Angreifer ist ohne gutes Zuspiel nur die Hälfte wert.
Böylece rakibini, onu karşılayabilmek için yayılmaya zorlar.Deren Besitzer zögern daher, sie anzubieten.
Kalan rakip sanatçılar 26 Ocak 2017'de ilan edildi.Bestandsliste des Deutschen Kunstarchivs, abgerufen am 16. Januar 2017.
Bu işteki rakibi merkezi St. Gallen'de olan Birleşik İsviçre Demiryolu Şirketi (Vereinigte Schweizerbahn) idi.Damit wurde sie die direkte Konkurrentin der Vereinigten Schweizerbahnen (VSB) mit Sitz in St. Gallen.
BMW M5'in başlıca rakipleri Mercedes-AMG E 63 ve Audi RS6'dır.Seine Konkurrenten sind der BMW M5, der Audi RS6 und der Mercedes-Benz E 63 AMG.
Orada birçok rakiple karşılaşırlar.Dort finden sich zahlreiche Radkreuze.
Ancak rakibin taşı kendisinin fark etmesi ve alması gerekir.Der Durstige muss selbst suchen und finden.
Rakibi AMD Athlon X2'dir.Athlon II ist der direkte Nachfolger der Athlon X2-Prozessoren.
Rakim - Guilty All the Same" (Fransızca).Roman („Pleading Guilty“).
Rakımı 622'dir.Er ist die 622.
Eğer rakip oyuncu 6 karakteri toplarsa oyun kaybedilmiş olur.Haben die Gegenspieler zusammen 60 Augen, so ist das Spiel verloren.
Bluebird'in geleneksel rakibi neredeyse ürün grubunun başlangıcından itibaren Toyota Corona'ydı.Der Kanton Graubünden war von Beginn an Mehrheitsaktionär.
Rakibi olan Draža Mihailović'i saf dışı bıraktı.Das Dorf wählte Dragoljub Mihailović persönlich aus.
Köyün rakım olarak yüksekte bulunması kış mevsiminde hayat şartlarını zorlaştırmaktadır.Ihr dann erreichtes Gewicht ist ausschlaggebend für ihre Überlebenschancen im kommenden Winter.
Rakiplerinin aksine Latz alanın mevcut durumunun değerini farketmişti (Weilacher, 106).Die Burg lag schon in Trümmern, militärisch war der Ort bedeutungslos. (nach Dargelt, 106).
İlk turda rakipleri Norveç'ti.Titelverteidiger war Norwegen.
Düşmanın kafasına yapacağınız tek mermilik bir atışla rakibinizi öldürmeniz mümkün.Ein Schuss in den Kopf des Rekruten hätte genügt.
Bunların bazıları rakip kurum olarak görülen Cem Vakfı tarafından kurulmuştur.Dies führte dazu, dass Zehnt-Schuldner wie potentielle Rebellen angesehen wurden.
Bunların beşinde Yagudin'le karşı karşıya geldi ve dördünde rakibini geçti.Auf beiden Seiten waren fünf Läufer im Einsatz, und Ragueneau wurde in der Einzelwertung Vierter.
NSDAP'nin rakip partileri düşüş yaşadı.Der Anteil an NSDAP-Mitgliedern in der Bevölkerung stieg rasant.
İki rakip devlet Peleponnes'te hakimiyet için savaşıyorlardı.Zwei Samurai-Familien kämpfen um die Macht im Staat.
İnsan rakipler ise % 63,3 oran elde etmiştir.Die menschlichen Konkurrenten hingegen erzielten 63 %.
Shamrock Rovers ile ezeli rakip sayılırlar.Die Harps haben eine gute Beziehung zu den Shamrock Rovers.
İcazet aldığında kendisine “Râkım” mahlâsı verildi.Wenn Russland sehr wütend ist, gibt er die Laute "Kolkolkol" von sich.
Rusya turnuvada üç dişli rakiple eşleşti.Im Zug sind drei russische Agenten.
Vancouver Whitecaps'in ezeli rakipleri Seattle Sounders ve Portland Timbers'dır.Hauptrivalen der Whitecaps waren die Seattle Sounders und die Portland Timbers.
Düelloda baron rakibini ölümcül bir şekilde yaralar.Er wird vom Marquis lediglich lebensgefährlich verletzt.
Toyota Comfort'un başlıca rakipleri Nissan Cedric Y31 ile Nissan Crew idi.Konkurrenten des Comfort sind die ähnlich konzipierten Modelle Nissan Crew und Nissan Cedric.
Konumunu sağlama almak isteyen lider önce olası rakiplerini ortadan kaldırmak istedi.Nach seiner Machtübernahme ließ er potentielle Konkurrenten beseitigen.
Ian'ın rakibidir.Ike’s Spies.
Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir.Er glaube fest, dass er damit Gott einen Dienst erweisen könne.
NBA finali'nde, Orlando Magic'in rakibi Kobe Bryant'lı Los Angeles Lakers oldu.MVP des Spiels wurde Kobe Bryant von den Los Angeles Lakers.
Reinhard Heydrich'e rakip oldu.Das Attentat auf Reinhard Heydrich.
Rakibine şanssız bir şekilde toplamda 4-2 lik sonuçla elenen Trabzonspor kendini lige verdi.Idealerweise hat er den Gegenspieler eine bis zwei Schritte hinter sich gelassen.
Bu tarihten sonra Rusya Osmanlıların en önemli düşmanı ve rakibi oldu.Bald wird aus ihm der meistgehasste Mann von Russland.
İlk maçı 3-1 kazanan takım, Türkiye'de rakiplerine 2-0 yenilerek elendi.Das erste Pflichtspiel unter dem neuen Trainer ging mit 0:1 gegen die Türkei verloren.
Konferans yarı finalindeki rakipleri Chris Paul'un liderlik ettiği Los Angeles Clippers takımı oldu.Er war Teil eines Trades, der den Clippers Chris Paul nach Los Angeles brachte.
Lübnan'da, dağlarda, manzaranın güzelleşmesi, coğrafi mesafelerden çok, rakıma bağlıdır.Näheres zu den Schutzgebieten findet sich auf den Seiten der LUBW, siehe Quellenangaben.
Rakipler birbirlerine kutu kaptırmamaya bakarlar.Nicht allein Feinde überziehen einander mit Spott.
Orta sahada rakibe göre nasıl isterseniz oynatabilirsiniz.Du kannst da oben so laut spielen, wie du willst.
Ancak bu dönemde yeni bir rakibi vardı.Vermutlich bestand schon damals ein Rat.
Söylendiğine göre bu köprü Pers Kralı Xerxes'in Çanakkale Boğazı'nı geçtiği köprüye rakipti.Danach segelte sie zum Hellespont, um die dort von Xerxes errichtete Brücke zu zerstören.
Şirket gelişme süreci içinde rakip şirketleri satın alma şeklinde daha da büyümüştür.Das Unternehmen wächst durch den Kauf von Unternehmen.
Ödülü de, rakip kaşif John McDouall Stuart kazandı.Dieses Unternehmen stand in Konkurrenz zu einer Expedition von John McDouall Stuart.
Jervis Coltrane: Lori'ye aşık bir Fransız ve haliyle Andy'nin rakibidir.Jervis Coltrane – Er ist, wie Andy, in Lori verliebt und daher der große Konkurrent von Andy.
Ayaktaki safha başlangıç safhası olarak kabul edilen safhadır, rakipler birbirlerini yere atmaya çalışırlar.So beginnt ein heftiges Wettschmücken, weil einer den anderen übertrumpfen will.
Ayrıca rakımı 2000 m'nin üzerinde 20 tepe vardır.Es gibt noch etwa 20 weitere Gipfel mit über 900 m Höhe.
Bu tür maçlarda rakip takım bir millî futbol takımı da olabilir.Als Beispiel könnte eine Fußballmannschaft dienen.

İlgili Sayfalar