Ana içeriğe geç
Sözlük

rahip ile cümle

rahip kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
385 yılında çıkardığı bir kararname ile rahipleri eşleriyle birlikte yaşayabileceği konusunda hüküm verdi.Escreveu um decreto no 385, afirmando que os padres deveriam parar de conviver com suas esposas.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Hoje, possui cerca de 50 monges vivendo no mosteiro.
Sonuç olarak, kraliyet ailesi, rahipler, peygamberler ve yazmanlar Babil Sürgünü'ne gönderildiler.Como resultado, a corte real, os sacerdotes, os profetas e os escribas foram exilados na cidade de Babilônia.
Sıradan insanların tanrılar hakkındaki algıları rahiplerin algılarından farklılıklar gösterebilir.As percepções de pessoas comuns sobre o divino podem ter diferido daquelas dos sacerdotes.
Mr. Tyke — Bulstrode'un desteklediği rahip.Sr. Tyke — Clérigo favorecido por Bulstrode.
Jean Buridan (Latince: Joannes Buridanus) (1300-1358) Fransız rahip, filozof.Jean Buridan (em latim: Joannes Buridanus; 1300 — 1358) foi um filósofo e religioso francês.
Henry bunun üzerine bu kızgın rahipleri dağıttı.Jerry enfrenta o padre louco.
Hiçbir erkeğin ya da kadının rahip yardımcısı olmasına izin verilmesin.Que ninguém, homem ou mulher, seja um mestre.
Bu sırada sahnede olan Amneris rahiplere Radames'e karşı merhamet göstermeleri için yalvarır.Em algumas representações Troilo está implorando por misericórdia.
Çok sayıda rahip siyasete atıldı.Um grande número de monjes estavam envolvidos em política.
Bunlara 640'ta Rahip Thomas düzenlenmiş 724 tarihli vakainame dahildir.Dentre elas há a Crônica de 724 de Tomás, o Presbítero, composta em 640.
Rahip Cosmas, Bulgar başrahipler ve piskopos sürülerini açgözlülük, oburluk ve ihmalle suçladı.Cosme acusou os abades e bispos búlgaros de ganância, gula e negligência em relação ao seu rebanho.
1839) 1822 - Gregor Mendel, Avusturyalı bilim adamı ve rahip (ö.1822 - Gregor Mendel, monge e cientista austríaco (m. 1884).
Rahip (Priest): Rahipler ikiye ayrılır, Peteran ve Jacoban.Sacerdotes possuem dois tipos: os Peteranos e os Jacobianos.
Ülkenin en yüksek yöneticisi filozof bir rahiptir.Conseqüentemente, o maior dos criminosos é filósofo.
Ta-mu 170 rahipi vardı.Tinha 700 ilustrações de 1790.
Rahipleri keçi derisi giyerdi.Deimos tinha barba de serpentes.
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.Este último deve ser um sacerdote ou um religioso.
İtalyan bir bayan vatandaş ise kendisine ait bir araziyi kilise yapılmak üzere rahiplere bağışlamıştır.Segundo Escilitzes, o agradecidos italianos dedicaram uma igreja em sua honra.
Yaklaşık 1675 yılında, 24 yaşındayken, Fénelon bir rahip olarak görevlendirildi.Em 1598, com 22 anos, foi ordenado como sacerdote.
Taoist rahip Wang Chongyang tarafından 12.yüzyılda kuruldu.A Ponte Guangji foi construída pelo procurador Zeng Jiang no século 12.
1922-1923 yıllarında rahip sınıfına yönelik idamlar ve saldırılar, 1928 yılında tekrarlanmıştı.Entretanto, devido as revoluções de 1930 e 1932, as aulas foram suspensas nesse período.
Rahip kardeşler tarafından İncil’i Slav diline çevirmek için oluşturulmuştur.Essa escrita foi introduzida por missionários suecos para traduzir a bíblia nessa língua.
P, kısmen J ve E'yi yineler fakat detayları biraz değiştirip rahipliğin önemi üzerine odaklanır.P dupliceert J en E gedeeltelijk, maar wijzigt details om het belang van het priesterschap te benadrukken.
Babası bir rahip ve güçlü kişisel inançları olan bir Hristiyandı.Zijn vader was een priester met een sterk persoonlijk geloof.
Kilise İtalyan rahipler tarafından yönetilir.De kerk wordt beheerd door Italiaanse monniken.
Benedict rahipleri hala kilisede resmi görevlerini yerine getirmektedirler.De Benedictijner-monniken houden nog godsdienstoefeningen in de kerk.
Hiçbir erkek rahip olmasın.Mag geen priester zijn.
Hapiste olduğu sırada, bir rahip onu ziyaret eder.Bij diens afwezigheid wordt dit door één van de aanwezige priesters gedaan.
O sık sık politikacılar ve rahipleri konu alır.Deze bevatten vaak de namen van magistraten en priesters.
Liam ve Franklin aynı zamanda Rahip John'ın otoritesinin de karşısında dururlar.Mercier en Franklin dagen het gezag van broeder John uit.
Lakabı 'Kızıl Rahip’ti.Zijn bijnaam was de Rode Dominee.
Üç rahip hayatta kaldı.Er zijn drie predikanten.
972), Lombardiyalı tarihçi, yazar ve rahip.922-972), Lombardisch historicus, diplomaat en bisschop
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.In het klooster verblijven 150 monniken.
Kısa bir süre sonra, adına bir tapınak ve rahip ithaf edilmiştir.Een schrijn en een priester werden kort daarop aan haar gewijd.
Meşale yanıp bittikten sonra rahip "Sic transit gloria mundi" diye duyurur.Hierbij wordt geroepen: "Sancte Pater, sic transit gloria mundi!"
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.In het klooster woonden ongeveer 100 monniken.
Kültür Devrimi boyunca çok sayıda rahip hapse atıldı.Tijdens de Culturele Revolutie zijn veel Tibetaanse kloosters verwoest.
Onun adını ancak rahipler söyleyebilirler.Dit mochten alleen predikanten doen.
Gençken rahip olmak istediğini söyledi.Als kind wilde hij al dominee worden.
Jean Buridan (Latince: Joannes Buridanus) (1300-1358) Fransız rahip, filozof.Johannes Buridanus (1300-1358) was een Frans filosoof en priester.
Üçüncü oğlu ise rahip oldu.Drie van zijn zonen werden priester.
Kız hapisten çıkar ve budist bir rahip tarafından yetiştirilir.Toen trad hij af en werd een Boeddhistisch priester.
Tarikata bağlı rahip ve rahibeler bulunmaktadır.Hier worden de Priests en Sorceresses getraind.
16 Haziran 1973'te rahip olarak takdis edildi.Hij werd op 16 juli 1977 priester gewijd.
Ta-mu 170 rahipi vardı.Kobylice telt 170 inwoners.
Vigilantius şehitler kültüne ve kutsal emanetlere, fakirlik andına ve rahiplerin bakir kalmasına muhalifti.Priester Poppe had voorliefde en aandacht voor de armen, de jongeren en de heiligheid van de priesters.
Muromaçi döneminde ise budist rahipler soya fasulyesinin öğütülüp hamur kıvamına getirilebildiğini fark etti.In de Muromachiperiode ontdekten boeddhistische monniken dat sojabonen vermalen konden worden tot pasta.
Kınalıada Ermeni Kilisesi rahipliğine atandı.Er werd bijvoorbeeld in het Germaans gepreekt in de ariaanse kerk.
Arabada bir rahip ve üç rahibe vardır.Er waren in zijn familie immers drie priesters en een kloosterzuster.
Mennonitler, Friesland'daki Witmarsum'dan rahip Menno Simons'un adını 1540 civarında aldı.De mennonieten zijn rond 1540 genoemd naar de priester Menno Simons uit het Friese Witmarsum.
Anabaptizme geçen bir Katolik rahipti.Hij was een katholiek priester die zich bekeerde tot het anabaptisme.
Marcus Kane: Lucas’ın abisi, rahip.Markus Kane – ksiądz, brat Lucasa.
Hiçbir erkek rahip olmasın.Nie jest żadnym seminarium duchownym.
Kültür Devrimi boyunca çok sayıda rahip hapse atıldı.Większość księży została uwięziona w czasie rewolucji kulturalnej.
26 Mayıs 1301), Rahip.1497, zm. 26 maja 1536) – włoski poeta, ksiądz.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.W klasztorze mieszka dziś około 50 mnichów.
Gençken rahip olmak istediğini söyledi.Już jako dziecko pragnął zostać księdzem.
Din eğitimi alan yazar önceleri rahip olmayı düşünüyordu.Wybierając drogę życia zakonnego, początkowo chciał zostać księdzem.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod