Pseudo-Şeytana tapma ayinleri yapsalar da, rahiplerin Bacchus ve Venus inançları daha kuvvetliydi.Neben pseudosatanischen Riten waren vor allem auch Bacchus und Venus in ihren Feiern enthalten.
İkinci Tapınağın yıkılmasından sonra rahiplerin kurban kesme görevi de son buldu.Nach der Zerstörung des zweiten Tempels endete mit den Opfern auch das Schlachten von Pessachtieren.
Feliks çocukluğunda bir rahip (Rusça: Ксёндз, Lehçe:Ksiądz ) olmayı hedefliyordu..In der Kindheit träumte Felix davon, Priester zu werden.
1775: Malta Rahipler Yükselen.1775: Nur Schlosser lobt das Stück.
Çocukluğunda Katolik rahip olan amcası de Sade’nin yanında eğitim gördü.Ein Onkel von ihm, katholischer Priester, nahm sich seiner an.
Châlons-sur-Marne katedralinin rahipliğini yaptı.Als Bischofskirche der Diözese Châlons-sur-Marne ist sie dem hl.
1950'de rahip olarak göreve başlamıştır.Dort wurde er 1950 auch als Pfarrer eingestellt.
1775: Malta Rahipler Yükselen.1775 : révolte des prêtres à Malte.
Abbe Farya: İtalya kökenli bir rahiptir.L'abbé Faria est un prêtre italien.
Tıpla uğraşan bu rahip, Yahudi, Hristiyan ve Müslüman mahallelerinde iyi tanınıyordu.Ce moine pratiquait la médecine et était bien connu des milieux juif, chrétien et musulman.
1851 - Vietnam İmparatoru Tu Duc, bütün Hıristiyan rahiplerin öldürülmesini emretti.1851 (Viêt-Nam) : l'empereur Tu Duc fait mettre à mort des prêtres chrétiens.
Annesi onun bir rahip olmasını istiyordu, fakat o hiç rahip sınıfına gitmedi.Sa mère voulait qu’il devînt prêtre, mais il n’entra jamais dans les ordres.
İlkokulu bitirdikten sonra annesi rahip olması için Córdoba'ya gitmesini istedi.Ses études primaires achevées, sa mère voulut l’envoyer à Córdoba pour en faire un prêtre.
Üç rahip hayatta kaldı.Trois des évêques sont encore vivants.
Mr. Tyke — Bulstrode'un desteklediği rahip.Mr. Tyke — homme d'église favorisé par Bulstrode.
Hapiste olduğu sırada, bir rahip onu ziyaret eder.Quand ils sont arrivés sur la terre ferme, un prêtre les a trouvés.
Her bir rahip kendi tanrısından sorumludur.Le prêtre a raison de chacun de ses interlocuteurs.
Meşale yanıp bittikten sonra rahip "Sic transit gloria mundi" diye duyurur.Frings se contenta de dire : « Sic transit gloria mundi ».
Abe no Nakamaro ve rahip Genbō ile Çin'e yapmış oldukları bu yolculukları ile ünlenmiştir.Il devient fameux pour ces voyages en Chine avec Abe no Nakamaro et le moine Genbō.
Bunun üzerine rahip Marino oyalanmak için elini bir kitaba uzatır.Marino fait incarcérer son collègue sous un quelconque prétexte.
Daha sonra bu işi de bırakarak Metodist rahip yardımcısı olmaya karar verdi.Il abandonna par la suite sa pratique médicale pour devenir pasteur méthodiste.
Tibet rahipleri geleneksel giysileriyle.Trois Tibétains en costume traditionnel.
Onun adını ancak rahipler söyleyebilirler.Seuls les prêtres peuvent y accéder.
1964 - Nobel Barış Ödülü zenci rahip Martin Luther King'e verildi.1964 : le prix Nobel de la paix est attribué à Martin Luther King.
Kız hapisten çıkar ve budist bir rahip tarafından yetiştirilir.La jeune femme devient danseuse mais finit par être assassinée par un prêtre bouddhiste assoiffé de vengeance.
Gençken rahip olmak istediğini söyledi.Enfant, il souhaitait devenir prêtre.
Yenilenen bir tema ise de "Aamund" ve "Kettil" adlarındaki iki rahip hakkında olan hikâyedir.Un thème récurrent est l'histoire de deux prêtres nommés Aamund et Kettil.
Şanghay yakınlarında dünyaya gelen Sheng-yen Usta, 13 yaşındayken Budist rahip olmuştur.Né près de Shanghai en Chine Continentale, Maître Sheng-yen devint un moine Bouddhiste à l'âge de 13 ans.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.Elle regroupe environ 400 prêtres aujourd'hui.
Chydenius bir rahipti.Juvencus était prêtre.
Bu sırada rahipler ve rahibelerden oluşan maiyeti ile Başrahip gelir.C'est de là que viennent les prêtres sorciers.
Eski bir sorgucu rahip olan William, olayı araştırmak üzere görevlendirilir.Steve Davis, un ancien officier du renseignement de l'armée, est chargé d'enquêter.
Bu topluluk, yeni bir rahip nişanı yaratma kararını vermiştir.Un scrutin est alors organisé pour la désignation d'un nouveau prince héritier.
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.Les connaissances religieuses de l'auteur impliquent qu'il était moine ou prêtre.
Vaaz işlemi her rahip için zorunlu tutulmuştur.Ces sacrements doivent être conférés par un prêtre.
Bogomil (Bulgarca: Богомил), Bogomilizm akımının fikir babası olan Bulgar rahip.Bogomil (en bulgare : Богомил) est un prêtre bulgare du Xe siècle.
İnka yüksek rahipleri, kurbanları ayin için yüksek bir dağın tepesine götürürdü.Qaïl, qui était infidèle, conduisit les victimes sur le sommet d’une montagne pour les sacrifier lui-même.
Rahip kilisede dua ederken insanlar ağır ağır içeri giriyorlardı.Mientras el monje rezaba en la iglesia, la gente entraba lentamente.
26 Mayıs 1301), Rahip.26 mayo 1301), sacerdote.
Annesi onun bir rahip olmasını istiyordu, fakat o hiç rahip sınıfına gitmedi.Su madre deseaba que se conviertiera en un sacerdote, pero nunca entró en el clero.
P, kısmen J ve E'yi yineler fakat detayları biraz değiştirip rahipliğin önemi üzerine odaklanır.P copia partes de J y E, pero altera detalles para resaltar la importancia del sacerdocio.
Mr. Tyke — Bulstrode'un desteklediği rahip.Sr. Tyke — Clérigo beneficiado por Bulstrode.
Üç rahip hayatta kaldı.Las siguientes tres iglesias sobrevivieron.
Yakından bakıldığında bu insanın bir rahip ya da keşiş olduğu anlaşılır.Después de la iniciación, la persona se considera un sacerdote o sacerdotisa.
Ticaret ise rahiplerin elindeydi.Las frutas pertenecían a los Sacerdotes.
Babasının ölümünün ardından 1758 ile 1760 yılları arasında rahip James Maury'nun okuluna devam etti.Después de la muerte de su padre, estudió con el reverendo James Maury de 1758 a 1760.
1944 - Max Josef Metzger, Alman bir Katolik rahipti.1944 - Max Josef Metzger, sacerdote católico fundador de "Una Sancta Brotherhood".
Rahip olduktan sonra 1944'e kadar papazlık yaptı.El Pregón precede, desde 1944, al Sermón.
Japon rahiplerin kaya bahçelerinde meditasyon yaparkenki fotoğrafları, muhtemelen kurgulanmış görüntülerdir.Las fotos de monjes japoneses meditando en jardines secos son eventos preparados.
Palenque'de bulunan ilk Avrupalı rahip Pedro Lorenzo de la Nada olmuştur (1567).La primera visita de un europeo a Palenque fue la de fray Pedro Lorenzo de la Nada Siberiano en 1567.
Manastırda ise yaklaşık 300 rahip yaşamaktadır.En el monasterio viven unos 30 monjes.
Jüpiter'in yüksek rahipliği olan Flamen Dialis konumundaydı.Este era un requisito para el flamen Dialis, el alto sacerdote de Júpiter.
Bugün manastırda yaklaşık 50 rahip yaşamaktadır.En el monasterio viven unos 50 monjes.
Kaşa Lazare – Asuri rahip.Santos Alfaro Latasa: Sacerdote.
Hukuk öğrenimi gördüğü yıllarda manastır yaşamı yaşamaktaydı ve bir rahip olmak isteğiyle yanıp tutuşmaktaydı.Después de dedicarse algunos años a la abogacía, sintió la fuerte necesidad de convertirse en sacerdote.
Hiçbir erkeğin ya da kadının rahip yardımcısı olmasına izin verilmesin.Que nadie ejerza la función de sacerdote; que nadie ya sea hombre o ya sea mujer, sea maestro de ceremonias.
Rahip ona kendisini kırk saat ölü gibi gösterecek bir iksir verir.Para ello, le da un brebaje que le hará parecer muerta durante 48 horas.
Subhuti adında bir rahip çıkar ve Buda'ya bir soru sorar.Uno de los monjes más veteranos, Subhuti, se adelanta y le plantea una pregunta al Buda.
Bu sırada sahnede olan Amneris rahiplere Radames'e karşı merhamet göstermeleri için yalvarır.En algunas representaciones Troilo está suplicando piedad.
Ancak kâtipler zorunlu askerlikten muaf iken, rahipler değildi.Su uso por no sacerdotes se encontraba prohibido.