rahatsızlık ile cümle

rahatsızlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Psikiyatrik rahatsızlıklar.Psychiatrische Abhandlungen.
Hıçkırık, sık görülen ve kendiliğinden sonlanan bir rahatsızlıktır.Sie sind gefaltet, oft sichelförmig gebogen und schwach gerieft.
Daha sonra felç oldu ve ömrünün kalan 2 yılını rahatsızlıklarıyla mücadele ile sürdürdü.Mehr und mehr mit seiner Krankheit kämpfend, verbrachte er seine letzten beiden Lebensjahre.
Bir süredir geçirdiği kalp krizine bağlı olarak rahatsızlıkları bulunmaktaydı.Er hatte schon länger an Herzproblemen gelitten.
Seferden döndükten sonra hastalanan Sultan on ay süren bir rahatsızlık devresinden sonra 1155 yılında öldü.Jedoch wurde er bald krank und starb 1552 nach nur zehnmonatiger Regierungszeit.
Denemelerinin boyutları ve rahatsızlık nedeni tam olarak bilinememektedir.Die Reihenfolge und Weiten der Versuche sind unbekannt.
Psikiyatrik rahatsızlıklar.Troubles psychiatriques.
1900 yılında, Hesse gözlerindeki rahatsızlık yüzünden askerlik görevinden muaf tutulmuştur.En 1900, Hesse fut exempté du service militaire en raison de sa faible vue.
Bazı ırklar kalp rahatsızlıklarına daha eğilimlidir.De plus, cette race est plus sensible à certains problèmes intestinaux.
Bu yeteneğini bir psikolojik rahatsızlık olarak görmekte ve psikiyatr desteği almaktadır.Il résulte une amélioration des capacités psychomotrices et un soutien psychologique.
Basçılarla Nasırcılar arasındaki ilişki, en iyi tanımlamayla "rahatsızlık" boyutlarındaydı.L'engagement auprès des « Insurgents » apparait au mieux comme une diversion de grande ampleur.
Bu rahatsızlık fiziksel ya da psikolojik bir durum olabilir.Cela peut inclure un trouble psychologique ou physique.
Safra taşı olan bazı kişiler bir acı veya rahatsızlık duymazlar.Les frères ou sœurs suppliciés ne se plaignent pas de la douleur, au contraire.
İçedönük bir kişi olarak bilinir, ünlü olmasından rahatsızlık duyar.Today one is famous for being famous.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.Le reste de sa vie fut très malheureux.
Yurt dışında yaşamaktan hiç rahatsızlık hissetmiyor musun?¿No sientes alguna molestia de vivir en el extranjero?
De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır).Dijo: ¡Todo es berdad!
Psikiyatrik rahatsızlıklar.Trastornos psiquiátricos.
Daha sonra kendisinin dilinden rahatsızlıkları dinlenir.Para poco más tarde redimirse cortándose a sí mismo la lengua.
Sürekli bir kıyas hali psikolojik bir rahatsızlıktır.El trastorno psicótico compartido no deja de ser una curiosidad psiquiátrica.
Bunu yazdığım için dahi, tanrılara hakaret gibi bir duyguya eşlik eden bir rahatsızlık hissediyorum.Así que escribo con un sentimiento diferente cuando lo hago para la gente joven.
Ek olarak bazı agnozi türleri, gelişimsel rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir.Además, algunas formas de agnosia pueden ser el resultado de trastornos del desarrollo.
Ancak, son dönemlerde, kişideki kuruntuların rahatsızlık verici olması kavramı tekrar önem kazanmıştır.Sin embargo, en el último tramo de su mandato se hizo notorio el hastío de la población.
Halk tarafından özellikle mide rahatsızlıklarında ve yaraların iyileştirilmesinde kullanılmaktadır.Es costumbre popular invocarle particularmente para remediar afecciones de la garganta.
Onlar sıkça mantıksız kuruntularla bilinen rahatsızlıklar yaratıyorlar.A veces crea planes ridículamente difíciles de realizar.
Kâbus en genel olarak uyurken kişiye güçlü bir duygusal rahatsızlık veren rüyalardır.El acostarse del lado del corazón ocasiona malos sueños.
Bir kere bir kir gördü içinde saplantı halinde-düzelmeyen rahatsızlık olmuştu.Se sentía como si hubiera un arrebato de emoción incontrolada dentro de nosotros.
Ancak küçükken dizimden bir rahatsızlık geçirmiştim.Recuerdo con gran nostalgia mi infancia.
Rahatsızlık için üzgünüz.Ci dispiace per il disagio.
Bu rahatsızlıklar nedeniyle eser veremez oldu.Vi ringrazio per il disturbo.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.Le cicatrici possono anche provocare un disturbo dell'immagine corporea.
Psikiyatrik rahatsızlıklar.Disturbi psichici.
Psikolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanır.La transessualità è classificata come un disturbo psichiatrico.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.L'ultimo periodo di vita fu infelice.
Bazı ırklar kalp rahatsızlıklarına daha eğilimlidir.In più, questa razza è più sensibile ad alcuni problemi intestinali.
Uygunsuz yerlerde ilginç rahatsızlıklarından bahseder.Tutte piacevoli occupazioni insolite per lui.
İçedönük bir kişi olarak bilinir, ünlü olmasından rahatsızlık duyar.È una persona sicura di sé al punto da sapere come dare una buona impressione.
Motive olmaya çalıştığım şu zaman diliminde bana rahatsızlık veriyorsun.Ты мешаешь мне сосредоточиться.
De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır).Éí — «она, они, тот, те» — указательное местоимение.
Ömrünün son seneleri rahatsızlıkla geçmiştir.Последний год своей жизни тяжело болел.
Psikolojik bir rahatsızlık olarak tanımlanır.Они чувствуют психологический дискомфорт.
Ancak küçükken dizimden bir rahatsızlık geçirmiştim.Когда я был маленьким, мне приходилось нелегко.
Aslı bu durumdan bir hayli rahatsızlık duymaktadır.Здесь, правда, возникает одна неприятность.
Bu olay Osmanlı Hanedanı'nın da bu meseleden rahatsızlık duyduğuna örnek olarak gösterilir.Бывший же его хозяин конечно недоволен таким развитием событий.
Ses tellerindeki rahatsızlıktan dolayı devam edemedi.Не смог дальше выступать из-за заболевания пневмонией.
Onlar sıkça mantıksız kuruntularla bilinen rahatsızlıklar yaratıyorlar.Часто возникают галлюцинации, связанные с бредовыми идеями.
De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır).وحيث قال : أنّه لهوٌ مكروه يشبه الباطل.
Ek olarak bazı agnozi türleri, gelişimsel rahatsızlıklardan da kaynaklanabilir.إضافة إلى ذلك بعض أشكال العمه قد يكون نتيجة اضطرابات النمو.
Savaş bunalımı geçiren bazı kişilerde travma haline gelmiş ve kalıcı bir psikolojik rahatsızlık oluşturmuştur.الناس المصابين بصدمات نفسية يجدون أنفسهم في نوع من مزاج الإنذار المستمر.
Nitekim kısa süre sonra sultan ve ümera arasında gerginlikler ve rahatsızlıklar artmıştır.وفيما بعد ازدادت التوتّرات بين منتظری وبين النظام.
Kalp krizlerine, felçlere ve başka ölümcül rahatsızlıklara neden olur.مما يؤدي إلى مشاكل في القلب و الموت المفاجئ.
Bu rahatsızlık bir yaralanma sonucu ortaya çıkar.بذلك تتكون صورة واضحة للعضو المصاب.
Filmlerinde gerilim, cinayet, tutku, psikolojik rahatsızlıklar gibi temaları işler.تدور موضوعات أفلامه حول التشويق والجريمة والهوس والاضطرابات النفسية.
Dentin displazisi, dişin köklerinin ve pulpanın etkilenebileceği bir rahatsızlıktır.خلل التنسُّج العاجيّ هو اضطراب قد تتأثر به جذور و لب الأسنان.
Bart'ın isyankâr tutumu, Springfield İlkokulu'nda onu rahatsızlık verici bir öğrenci yapmıştır.وحالة التمرد لبارت جعلته طالب مقدم في المدرسةالإبتدائية على مضض.
De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır).KE: que (como conjunção, não como correlativo).
Bu rahatsızlık için bilinen mevcut bir tıbbi tedavi yöntemi yoktur.Atualmente não existe nenhum tipo de tratamento conhecido para esse distúrbio.
Yara izleri de vücudun görünüşünden rahatsızlık duymaya yol açabilir.A cicatrização pode também provocar alterações na aparência do corpo.
1822’de sinirsel rahatsızlıklar geçirmiş ve bu raharsızlıklar sonucu dinlenmek için yolculuğa çıkmıştır.Em 1822, uma séria doença nervosa o atacou e ele foi obrigado a fazer uma viagem para poder descansar.
Kaşıntı, ağrı yapabilirler veya hiç rahatsızlık vermeyebilirler.As bolhas podem coçar, causar dor, ou não produzir sintomas.

İlgili Sayfalar