Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.כאשר אנו מתבוננים, אנו ניצבים אל מול סוגים שונים של אזורים בלתי נעימים.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.نحن نتطلع , ونحن ندخل في جميع أنواع المناطق الغير مريحة.
Araştırdıkça çok daha rahatsız alanlara ilerliyoruz.例えば 人間とチンパンジーは
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Bis jetzt,das obere Zimmer... war wirklich unbequem,war es nicht so?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?E fino ad ora, la stanza di sopra.... era molto scomoda, non è così?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Jusqu'à présent, la chambre du haut... était vraiment inconfortable, n'est-ce pas ?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Lâu nay, ở phòng trên gác... thật bất tiện phải không?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Od teraz... pokój na górze... był bardzo niewygodny, prawda?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Pana acum, camera de la etaj... a fost foarte incomfortabila, nu-i asa?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Sampai sekarang, kamar di atas... Sangat tidak nyaman, bukan?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Tá izba na poschodí v reštaurácii... bola veľmi nepohodlná, však?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Tills nu, rummet i övervåningen.... ver verkligen obekväm, var det inte det?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Tot nu toe, de kamer boven... was erg oncomfortabel, was het niet?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?Μέχρι τώρα, το δωμάτιο επάνω... ήταν πολύ άβολο, έτσι;
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?До этого, комната на чердаке... была очень неудобной, ведь так?
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?وحتى الآن، الغرفة في الأعلى... لم تكن مريحة، صح؟
Artık yukardaki oda, gerçekten rahatsızdı değil mi?とても不快だったろ? 病室でハニが笑う姿を見て オ・ハニは やっぱり私たちの 家族だって思ったの
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Det är ju jag som inte vill bli avbruten.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Én vagyok az, aki nem akarja, hogy megzavarják.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim."Eu é que não quero ser interrompido.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Eu sunt cel care nu doreşte să fie întrerupt.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Ich bin derjenige, der nicht unterbrochen werden möchte.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Ik ben diegene die niet gestoord wil worden.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Já jsem ten, kdo nechce být rušen.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim."저도 방해 받고 싶지 않은 사람중에 한명이니까요."
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Minä olen se, joka ei halua tulla keskeytetyksi.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Sono io quello che non vuole essere interrotto.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Tôi mới chính là người không muốn bị làm phiền"
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.To ja nie chcę, żeby mi przeszkadzano.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.To ja som ten, kto nechce byť vyrušovaný.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Εγώ είμαι αυτός που δε θέλει να τον διακόπτουν.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Аз съм този, който не иска да бъде прекъсван.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Це я сам не хочу, щоб мені заважали.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.Это я не хочу, чтобы меня отвлекали.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.אני הוא זה שלא רוצה שיפריעו לו
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.أنا من لا يرغب في أن تتم مقاطعته.
Asıl rahatsız edilmek istemeyen benim.話したいはずだ でも
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.그리고 제가 34살 때까지, 저는 언제나 휘파람으로 사람들을 짜증나고 거슬리게 했습니다.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.A než mi bylo 34, vždycky jsem lidi pískáním štval.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Do wieku 34-ech lat wszystkich irytowałem swoim gwizdem.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.E até fazer 34 anos, sempre aborreci e irritei as pessoas com o assobio.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.En realidad, hasta los 34 años,
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.En tot ik 34 was, verveelde en irriteerde ik mensen altijd met mijn gefluit.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.És tulajdonképpen, amíg 34 lettem, mindig idegesítettem és irritáltam az embereket a fütyüléssel.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Et en fait, jusqu'à mes 34 ans, j'ai toujours ennuyé et énervé les gens en sifflant.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.In realtà fino ai 34 anni, ho sempre dato fastidio fischiando.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Itse asiassa 34-vuotiaaksi asti närkästytin ja ärsytin ihmisiä viheltäessäni.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Sebenarnya sampai usia 34 tahun, saya selalu mengganggu dan membuat orang jengkel dengan siulan.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Şi de fapt până la vârsta de 34 de ani, am enervat şi iritat mereu oamenii cu fluieratul.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.Und erst mit 34 Jahren, hab ich andere Menschen mit meiner Pfeiferei verägert und irritiert.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.И в действителност, до 34-тата си година Винаги ядосвах и раздразвах хората с подсвиркването си.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.И до 34 лет я вечно всем мешал и всех раздражал своим свистом.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.І до 34 років я завжди дратував та сердив людей своїм свисом.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.וכיום אני בן 34 ועדיין שורק. תמיד עצבנתי והטרדתי אנשים עם השריקה שלי
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.في الحقيقه , حتي الـ34 من عمري دائما أضايق و أزعج الناس بالتصفير.
Aslında 34 yaşıma kadar, hep insanları ıslık çalarak rahatsız ettim.口笛で周りの人を煩わせ 苛立たせていました 正直 私の口笛は
Aslında hala "Prenses" ve "Kraliyet Ailesi" hakkında konuşmaktan rahatsızım.Να πω την αλήθεια, νιώθω ακόμα λίγο άβολα με το "Πριγκίπισσα και Αυτοκρατορική Οικογένεια"...
Aslında hala "Prenses" ve "Kraliyet Ailesi" hakkında konuşmaktan rahatsızım.....في الواقع انا غير مرتاحة مع كلمات مثل: اميرة ,عائلة ملكية
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ça rendra également des membres d'organisations criminelles nerveux pour les mêmes raisons.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.De asemenea, ele îi vor enerva pe mulți membri ai organizațiilor criminale din aceleași motive.