Ana içeriğe geç
Sözlük

rahatsız ile cümle

rahatsız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Det vil også gøre medlemmer af kriminelle organisationer nervøse af de samme grunde.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Es wird auch viele Mitglieder des organisierten Verbrechens nervös machen, aus denselben Gründen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Hal ini juga akan membuat anggota organisasi kriminal gelisah karena alasan yang sama.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Het zal ook leden van... misdaadorganisaties nerveus maken... om dezelfde redenen.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.또한 범죄 조직원들도 같은 이유로 불안해할 것입니다.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude sa to tiež páčiť mnohým členom kriminálnych organizácií, a to z rovnakých dôvodov.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Nebude se to líbit ani členům kriminálních organizací, a to ze stejných důvodů.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Si innervosiranno anche molti membri delle organizzazioni criminali per le medesime ragioni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Tämä hermostuttaa monia rikollisjärjestöjen jäseniä samoista syistä.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.También va a poner nerviosos a muchos miembros de las organizaciones criminales por las mismas razones.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.To co powiem sprawi, że członkowie organizacji przestępczych z pewnych powodów będą niezadowoleni.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Zavaró lesz a bűnszövetkezetek tagjai számára is ugyanazon okoknál fogva.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Επίσης θα προκαλέσει εκνευρισμό σε πολλά μέλη του οργανωμένου εγκλήματος για τους ίδιους λόγους.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Вместе с тем беспокойство проснется и в представителях криминальных структур по тем же самым причинам.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Разом з тим, занепокоєння прокинеться і в представниках кримінальних структур з тих же самих причин.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.Ще притесни и членове на престъпни организации, по същите причини.
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.כי זה וודאי ואינו ניתן לערעור. זה גם ילחיץ חברים בארגוני פשע
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.ان هذا الحديث سوف يعذب ايضاً اعضاء المنظمات الاجرامية لعدة أسباب
Aynı sebeplerden dolayı aynı zamanda suç örgütü üyelerini de rahatsız edebilir.犯罪組織関係者をも 緊張させます。 ここで社会の一員としての
Aynı şekilde, Sultan Aljumairy duyduğu rahatsızlığı kızgın bir şekilde aktarıyor:Del mismo modo, Sultan Aljumairy expresa su perturbación:
Aynı şekilde, Sultan Aljumairy duyduğu rahatsızlığı kızgın bir şekilde aktarıyor:De même, Sultan Aljumairy exprime son trouble dans un billet de blog furieux :
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Czasem przychodzili do ojca pacjenci, którzy, jego zdaniem, wcale nie byli chorzy.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Da kamen Patienten zu meinem Vater, die mein Vater nicht für krank hielt.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.아버지는 당신께서 보시기에 진짜 병이 난 사람이 아닌 환자가 오면
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mijn vader zag patiënten die volgens hem niet echt ziek waren.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Min pappa tog emot patienter som han inte trodde var sjuka.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Mio padre riceveva pazienti che pensava non fossero davvero malati.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Tatăl meu avea pacienţi care veneau despre care el credea că nu sunt bolnavi cu adevărat.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Έτσι, ο πατέρας μου είχε ασθενείς οι οποίοι κατ' αυτόν δεν ήταν στ' αλήθεια άρρωστοι.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.При баща ми идвали пациенти, които според него всъщност не били болни.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.Так вот, к моему отцу приходили пациенты, которые, на его взгляд, не были на самом деле больны.
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.אז אל אבא שלי הגיעו מטופלים .שהוא חשב שלא היו באמת חולים
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.اذا فكان هناك مرضى يأتون الى أبي وكان يعتقد أن ليس بهم أي مرض
Babamın da, aslında rahatsız olmadıklarını düşündüğü hastalar gelirmiş.来ることがあります そういう患者には 大きな瓶に入っている偽薬を取り出します
Babanız... rahatsızlandı!Votre père est souffrant.
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;aiheuttaa häiriötä tai haittaa toisille;
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;causer du dérangement ou des dommages aux autres
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;Provocar molestias o dañar a otros.
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;störa andra eller orsaka olägenhet för andra
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;причинять беспокойство и ущерб посторонним;
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;تسبب إزعاجًا أو ضررًا للآخرين
Başkalarına rahatsızlık ve zarar veremezsiniz;骚扰或影响他人; 骚扰或破坏鸟窝及幼鸟;
Başkan rahatsız, şey...Az Elnök úr nem érzi jól magát, ezért...
Başkan rahatsız, şey... Böylesi daha rahat.Ο Πρόεδρος είναι ανήσυχος, και... εδώ είναι άνετα.
Başkan rahatsız, şey...Le président ne se sent pas bien, alors...
Başkan rahatsız, şey...صحة الرئيس ليست جيدة
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Bom, sentia-me algo desconfortável por o Pete estar envolvido.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Bueno, yo estaba un poco incómoda con tener a Pete para empezar.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Bueno, yo estaba un poco incómoda con tener a Pete para empezar.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Czułam się trochę niezręcznie z Petem w ekipie.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Egy kicsit kényelmetlenül éreztem magam, hogy Pete-etel kell belekezdenem az egészbe.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Ik voelde me een beetje ongemakkelijk met het feit dat Pete daar moest beginnen.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Jag var lite obekväm med att ha Pete där för att börja med.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.No, byla jsem trochu nesvá jít do toho s Petem.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.No, minusta oli hieman epämukavaa saada Pete sinne alunalkaen.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Nun, mir war von Anfang an nicht wohl dabei Pete dabei zu haben.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.Ήταν λίγο άβολο να έχω τον Pete εκεί στην αρχή.
Başlangıçta Pete'le olmaktan biraz rahatsızdım.У почетку ми је било мало непријатно са Питом.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.A algunos les molestan las luces fluorescentes.
Bazı çocuklar florasan ışıklardan rahatsız olur.A luz fluorescente incomoda alguns miúdos.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod