Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Mas não é só a mortalidade destes distúrbios.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Men det handlar inte bara om dödligheten hos dessa sjukdomar.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Pero no se trata solo de mortalidad por estos trastornos.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Tapi kita tidak hanya membicarakan kematian sebagai akibat dari kelainan ini.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Αλλά δεν είναι μόνο η θνησιμότητα αυτών των διαταραχών.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.אבל זו לא רק התמותה מהפרעות אלו.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.لكن ليس فقط الوفيات من تلك الأمراض.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.但係,呢啲病唔單止增加死亡風險
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.疾病率です
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amada souffre du décalage horaire, elle se sert de son bras, µ
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda była zmęczona po locie, gdy używała ramienia, wszystko poszło nie tak.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda kam mit Jetlag, sie verwendete den Arm und alles ging schief.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda kwam hier aan met jetlag, ze gebruikte de arm, en alles ging fout.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda llegó con un gran desfase horario usando su brazo y todo salió mal.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Amanda risentiva ancora del jet-lag doveva usare il braccio, e andava tutto storto.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Deci Amanda a ajuns obosită de pe alt fus orar, folosea brațul, și totul mergea prost.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.아만다가 시차증을 느끼고 있는데 팔을 쓸려고 하니까 완전히 말을 안듣는 거예요.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Số là Amnada bị mệt sau chuyến bay cô sử dụng cánh tay và rồi mọi thứ đều hỏng cả.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Η Αμάντα ήρθε με τζετ λαγκ, χρησιμοποιεί το χέρι και όλα πηγαίνουν στραβά.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Аманада беше уморена от полета, тя използва ръката и всичко се обърка.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.Вчера Аманда, уставшая после полёта, пробует руку в работе, и всё идёт не так.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.אמנדה הגיעה עם ג'ט לג, היא משתמשת בזרוע, והכל משתבש.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.إذا أن أماندا حضرت متأخرة بسبب الطيران ، وكانت تستخدم الذراع ، وفجأةً أصبح كل شيءِ لا يعمل.
Amanda saat farkından dolayı biraz rahatsız olarak geldi, kolu kullanıyordu, ve herşey ters gitti.義手を操作すると うまくいきませんでした システムが変な挙動をし
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Ale jego sposób Lekceważyli miał ją irytował i Millie miał gorący czas z tego, że po południu.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Ale urážať tak si ju rozčuľovalo, a Millie mala horúce čas, že popoludní.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Ale urážet tak si ji rozčilovalo, a Millie měla horké čas, že odpoledne.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Dar calea lui snubbing avut-o iritat, şi Millie au avut un timp de fierbinte se că după-amiază.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.De snubbing utat kellett irritált neki, és Millie volt meleg idő az, hogy délután.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.그러나 그의 타박 방식 그녀를 염증 있었고, 밀리는 오후 그 뜨거운 시간을 보냈습니다.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Maar zijn snubbing weg had geïrriteerd haar, en Millie had een warme tijd van het die middag.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Ma il suo modo snobba l'aveva irritato, e Millie aveva un tempo caldo di questo pomeriggio.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Mais sa façon snober avait irritée, et Millie avait un temps chaud de l'après-midi.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Mas seu caminho esnobando tinha a irritava, e Millie tinha um tempo quente de que naquela tarde.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Men hans SNÄSA sätt hade retat henne och Millie fick en varm tid på det på eftermiddagen.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Mutta hänen snubbing tapa oli ärtynyt hänen ja Millie oli kuumaa aikaa siitä iltapäivällä.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Nhưng snubbing cách của mình đã bị kích thích cô ấy, và Millie đã có một thời gian nóng của nó chiều hôm đó.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Pero su manera de desairar la había irritado y Millie había un momento caliente de por la tarde.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Tapi cara snubbing telah jengkel, dan Millie memiliki waktu panas sore itu.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Vendar pa je imel snubbing način njenega razdraženo, in Millie je vroče čas, da popoldne.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Αλλά ο τρόπος snubbing του την είχε ερεθισμένο, και Millie είχε ένα καυτό χρόνο από αυτό το απόγευμα.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Але його шлях був чинення тиску дратували її, і Міллі були жаркий час вона в той день.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Но его путь был оказание давления раздражали ее, и Милли были жаркое время она в тот день.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.Но неговите snubbing начин я раздразнени, и Millie гореща време на него този следобед.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.ولكن كان في طريقه متجاهلا غضب لها ، وميلي لديها الوقت لأنه حار بعد الظهر.
Ama onun snubbing şekilde onu rahatsız vardı ve Millie o öğleden sonra sıcak bir zaman vardı.訪問者のゴーストを与えることなく、四時まで、パーラーに残った
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Aber du bist so leicht beleidigt, weißt du!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Ale ty jsi tak snadno urazit, víš!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Ale ty si tak ľahko uraziť, vieš!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Ale ty tak łatwo obrazić, wiesz!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Dar tu eşti atât de uşor jignit, să ştii!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"De te olyan könnyen megsértődött, tudod!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! ''하지만 당신은 너무 쉽게 감정을 상하는, 당신이 알고있어! "
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! ''Maar je bent zo snel beledigd, weet je!'
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Mais vous êtes si facilement offensés, vous savez!
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Mas você é tão facilmente ofendido, você sabe!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! ''Ma tu sei così facilmente offeso, sai!'
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Men du är så lätt förolämpad, du vet!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Men du er så let fornærmet, du kender!"
"Ama sen kolayca rahatsız, biliyorsun! '"Mutta olet niin helposti loukkaantua, tiedät!"