Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Mas é muito desconfortável para nós reconhecer que vivemos num mundo assim.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Men det är så obekvämt för oss att erkänna att vi lever i en sådan värld.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Men det er meget, meget ukomfortabelt for os at anerkende, at vi lever i sådan en verden.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Nhưng thật khó chịu khi phải thừa nhận chúng ta đang sống trong một thế giới như thế.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Pero es muy, muy incómodo para nosotros reconocer que vivimos en un mundo así.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Αλλά είναι πολύ άβολο για μας να παραδεχτούμε ότι ζούμε σ' ένα τέτοιο κόσμο.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.Но много по-неприятно за нас е да признаем, че живеем в такъв свят.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.(צחוק) אני חשבתי שזה מאוד לא מכובד מצד "אקסנטור" (חברת ייעוץ) לנטוש את טייגר וודס בצורה
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.لكن من غير المريح لنا بشدة الإعتراف بأننا نعيش في مثل هذا العالم.
Ama bu bizim için çok rahatsız edici böyle bir dünyada yaşadığımızı kabul etmek.認めるのは、非常にぎこちない でも、私が言おうとしているのは
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Aber als ich das Magazin aufblätterte, gab es da etwas Verstörendes, und das zog sich durch.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Dar când m-am uitat în revistă, avea ceva oarecum deranjant şi asta a continuat.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Kiedy przeszedłem do treści pisma, odkryłem coś rozpraszającego i tak było przez cały artykuł.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.하지만 이 잡지를 읽었을 땐 뭔가 불편한 게 있었고, 그 느낌은 계속되었습니다.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Mais une fois que je me suis plongé dans le magazine, il y a quelque chose de dérangeant, et ça a continué.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Ma quando ho aperto la rivista, c'era qualcosa di piuttosto inquietante, e continua.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Pero cuando estuve en esta revista, había algo perturbador, y fue duradero.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Vậy mà khi tôi đọc cuốn tạp chí, có cái gì đó rất phiền nhiễu, nó cứ tiếp diễn.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Но когато разлистих това списание, има нещо обезпокоително, и то продължаваше.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.Но когда я открыл журнал, что-то было не так.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.אבל כאשר המגזין הגיע לידיי יש משהו מטריד כלשהו, וזה המשיך.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.لكن عندما تصفحت هذه المجلة, كان هناك شيء مزعج نوعا ما , واستمر ذلك لاحقا.
Ama bu dergiye girdiğimde, rahatsız edici olan bir şey vardı ve devam etti.なんとも殺伐としていたんです 左側には死んでいる人たち、ひたすら逃げ惑う人たちの写真
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Ale dręczyły mnie te historie i nie mogłem rozgryźć dlaczego, w końcu udało mi się.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Ale tieto články ma trápili a nevedel som prečo, až som na to prišiel.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Ale tyto příběhy mně nešly z hlavy, a nemohl jsem to pochopit, a nakonec jsem na to přišel.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Dar aceste articole m-au deranjat şi nu-mi dădeam seama de ce. Apoi am înţeles.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.De ezek a történetek zavartak, és nem értettem, miért, amíg rá nem jöttem.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.그러나 이러한 이야기는 저를 괴롭혔고 저는 왜 그런지를 이해할 수 없었고, 결국에는 알았습니다.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Maar deze verhalen bleven me bezighouden, ik kon maar niet uitmaken waarom, maar uiteindelijk wel.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Mais ces histoires m'ont tracassé. J'ai fini par comprendre pourquoi.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Ma queste storie mi torturavano e non riuscivo a capire perché, ma alla fine ce l'ho fatta.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Mas esses artigos incomodaram-me, até que acabei por perceber porquê.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Pero estas historias me molestaban, y no podía entender porqué, y finalmente entendí.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Αλλά αυτά τα άρθρα με απασχολούσαν, και δε μπορούσαν να καταλάβω γιατί - και τελικά κατάλαβα.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Но тези истории ме притесняваха и аз не можех да разбера защо. В крайна сметка разбрах.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.Но эти статьи не давали мне покоя, я никак не мог понять почему, но в конце концов догадался.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.אבל הסיפורים האלה הציקו לי, ולא יכולתי להבין למה, אבל בסוף הצלחתי.
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.لكن هذه القصص ضايقتني , ولم أستطع أن أفسر لماذا , وبمرور الوقت فهمت .
Ama bu olaylar beni rahatsız etti, nedenini anlayamamıştım, ama sonra anladım.理由が分からなかったのですが やがて気がつきました やっかいに思えた狂信家たちは
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.Ale przecież rak to jedna z najgroźniejszych chorób.
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.암은 오늘날의 가장 무서운 질병이라고 알려져 있었거든요.
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.Mas eu conhecia o cancro como a doença mais temida do nosso tempo.
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.Nhưng tôi lại nghe về ung thư như loại bệnh đáng sợ nhất hiện nay,
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.אבל שמעתי שסרטן הוא המחלה הכי מפחידה של ימינו,
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.لكن سمعت أيضا أن السرطان هو أكثر الأمراض رهبةً في عصرنا،
Ama kanserin de zamanımızın en korkulan rahatsızlığı olduğunu biliyordum.ではどうやってこの良いものと悪いものが結びついたのでしょう?
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Aber es ist nicht nur die Sterblichkeit von diesen Störungen.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Het betreft niet alleen de sterfte als gevolg van deze stoornissen, maar ook het ziektecijfer.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Nhưng đó không đơn thuần là tỉ lệ tử vong do những rối loạn này, mà đó là triệu chứng bệnh.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Nie chodzi tylko o śmiertelność, ale również zachorowalność.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Tieto choroby nespôsobujú len smrť, ale aj postihnutie.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.U těchto poruch nejde jen o mortalitu, ale také o morbiditu.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Але ці розлади провокують не лише смертність, а ще й хворобливість.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil. Aynı zamanda hastalık oranı.Но важно помнить не только о смертности в итоге этих болезней, но также и о самом процессе болезни.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Dar aceste tulburări nu duc doar la mortalitate.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.De nem csak a halandóság következik ezekből a rendelenességekből.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.주목해야 할 것은 이 장애들로부터 이어지는 사망률 뿐 아니라
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Mais il ne s'agit pas que de la mortalité liée à ces troubles.
Ama mesele sadece bu rahatsızlıklar nedeniyle ölüm değil.Ma non si tratta solo della mortalità data da questo disturbo.