rahatlatıcı ile cümle

rahatlatıcı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Det känns så mycket bekvämare att bara lägga ner lagen.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Điều đó cảm thấy thoải mái hơn hẳn đơn giản là hãy bỏ đi những luật lệ.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.E' così rassicurante semplicemente fare la lezione.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.É muito mais confortável simplesmente determinar as regras.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Es ist so viel einfacher, einfach das Gesetz zu machen.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Es mucho mejor cuando uno simplemente hace la ley.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Het voelt veel comfortabeler aan de wet gewoon vast te leggen.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Il est tellement plus aisé de simplement faire la loi.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Je mnohem pohodlnější prostě stanovit nějaké pravidlo.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Je oveľa pohodlnejšie jednoducho ustanoviť zákon.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Jest znacznie wygodniej po prostu ustanawiać prawo.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.모두가 따라야 하는 규칙을 만들면 만사가 편하기 마련이죠.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Se simte mult mai in siguranta pur si simplu sa faca reguli.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Terasa jauh lebih nyaman untuk memaksakan suatu hal.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Είναι πολύ πιο άνετο απλά να φτιάχνεις το νόμο.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Много по-удобно е просто да се налагаш.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Це видається набагато комфортніше, просто спиратися на постулати.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.Это кажется таким комфортным просто опираться на постулаты.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.אני מרגיש הרבה יותר בנוח פשוט לקבוע את הכללים.
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.فمن المريح ان يعتمد المرء حلاً وان يستريح من التفكير فيه
Basitçe kurallara karşı gelmemek çok daha rahatlatıcı geliyor.ずっと楽なのです コクランはわかっていました
Bedeniniz, zihniniz ve sesiniz için tam anlamıyla rahatlatıcıdır.То е действа силно релаксиращо на тялото, ума, гласа и душата.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Ada kenyamanan memakai suara yang bukan milik saya sendiri.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.C'era qualcosa di consolatorio nel sentire una voce che non fosse la mia.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Có cái gì đó thoải mái hơn khi giọng nói đó không phải của tôi.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Eine Stimme zu benutzen, die nicht meine eigene war, hatte etwas Beruhigendes.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Era ceva liniștitor într-o voce care nu era a mea.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Er ging iets troostends uit van die stem die niet van mij was.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Głos, który nie był mój, poniekąd dodawał mi otuchy.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Havia algo confortável em usar uma voz que não a minha.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Il y avait quelque chose de rassurant dans une voix qui n'était pas la mienne.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.제가 아닌 다른 목소리에 뭔가 편안함 같은 게 있기도 했습니다.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Na hlase, který nebyl můj, bylo něco uklidňujícího.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Siempre había algo reconfortante con una voz que no era la mía.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Volt valami megnyugtató a hangban, ami nem az enyém volt.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Υπάρχε κάτι παρήγορο στη φωνή που δεν ήταν δική μου.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Было что-то успокаивающее в голосе, который не был моим собственным.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.Имаше нещо успокояващо в глас, който не е мой.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.היה משהו מנחם בקול שהוא לא שלי.
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.فقد كنت مرتاحاً للصوت الذي لا يخصني والذي كان يخرج من الحاسوب حينها
Benim olmayan bir sesin rahatlatıcı bir tarafı vardı.でも とりあえずやってみようって決めたんです
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.En morgon Jag ville trösta så mycket att jag sänkte stolthet Woosters och vädjade till stipendiaten direkt.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.Eräänä aamuna halusin lohdullista niin paljon, että upotti ylpeys Woosters ja valittaa mies suoraan.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.Nekega jutra sem hotel tolažba toliko, da sem potopila v ponos in Woosters pritožila na kolegi neposredno.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.어느 날 아침 나는이 Woosters의 자부심을 침몰하고 많은 위안이 원하는 사람에 직접 호소.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.Една сутрин аз исках толкова вкусно, че съм потънал гордостта на Woosters и обжалвано пред колеги директен.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.Однажды утром я хотел утешительные так много, что я опустился гордость и Woosters обратился к прямой парень.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.Одного ранку я хотів втішні так багато, що я опустився гордість і Woosters звернувся до прямої хлопець.
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.في صباح أحد الأيام أردت مطمئنة كثيرا لدرجة أنني غرقت فخر وWoosters
Bir sabah, Woosters gururu battı ve o kadar çok rahatlatıcı istedi adam doğrudan başvurmuştur.直接仲間に訴えた。 "Jeevesは、"私は言った、"これは、ビットを取得しています
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Acest lucru este pentru mine, într-un mod ciudat, foarte, foarte încurajator.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Bagi saya, hal ini dengan caranya yang aneh, sangatlah menghibur.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Ceci me paraît, d'une manière étrange, très, très réconfortant.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Das ist für mich, auf eine eigene seltsame Art, sehr, sehr tröstlich.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Điều này đối với tôi, ở một góc độ kỳ lạ nào đó, rất rất là an ủi.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Dit is voor mij op zijn eigen vreemde manier een zeer, zeer geruststellende gedachte.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.이것은 저에게, 그 특유의 방식을 통해, 아주 아주 큰 위안을 줍니다.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Para mim, por estranho que seja, isso é muito reconfortante.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Questo, per me, nella sua stranezza, è molto, molto confortante.
Bu bana göre, kendi gizemli yanıyla, çok çok rahatlatıcı bir düşünce.Számomra ez, furcsa módon, nagyon megnyugtató.

İlgili Sayfalar