rahatlık ile cümle
rahatlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirPoate mânca lejer o jumătate de iguană pe zi.
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirΜπορεί άνετα να φάει μισή ιγουάνα την ημέρα.
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirВ день он может съесть половину взрослой игуаны.
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilir.הוא אוכל 'בכיף' חצי איגואנה ליום
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirهو يمكن أن يأكل بارتياح نصف إيغوانا في اليوم
Histogramın, istatistiksel verilerin gösterilmesinde en çok kullanılan yöntem olduğu rahatlıkla söylenebilir.자료를 쉽게 볼 수 있게 그래프를 많이 사용하는데요
Histogramın, istatistiksel verilerin gösterilmesinde en çok kullanılan yöntem olduğu rahatlıkla söylenebilir.Myslím, že je asi fér říci, že histogram je nejužívanější cesta k vyjádření statistických dat.
Histogramın, istatistiksel verilerin gösterilmesinde en çok kullanılan yöntem olduğu rahatlıkla söylenebilir.Umiddelbart lyder histogram meget smart i det, men det er det ikke.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.D'abord, elle parlait du confort, du statut, de la beauté.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Eerst sprak zij over comfort, status, schoonheid.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Først, snakkede hun om komfort, status, smukhed.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Innanzitutto ha parlato di comfort, di status symbol, della bellezza dell'accessorio.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.În primul rând a vorbit despre confort, statut, frumuseţe.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.우선, 그녀는 모기장이 얼마나 안락하고 상태가 좋으며 예쁜지를 설명하였고,
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Najpierw mówiła o wygodzie, statusie, estetyce.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Najprv rozprávala o pohodlí, postavení, kráse.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Primero, habló de comodidad, estatus, belleza.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Zuerst redete sie über Bequemlichkeit, Status, Schönheit.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Πρώτα, μίλησε για άνεση, κοινωνικό κύρος και ομορφιά.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Първоначално тя говори за комфорт, статус, красота.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.Сначала она говорила о комфорте, текущем положении дел, красоте.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.בהתחלה היא דיברה על נוחות, מעמד, יופי.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.أولاً ، لقد تحدثت عن الراحة، الوضع، الجمال.
İlk önce, rahatlık, statü, güzellik hakkında konuştu.彼女は言いました この蚊帳を床に敷けば 虫は家に寄り付かなくなり
Iste bu medeniyetin ta kendisi. Ve bu toprak surekli buyuyor, ozgurluk, rahatlik ve kultur.Dette er civilisation -- i hvis jord gror fremdeles frihed, tryghed og kultur."
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Mientras que un inquilino, por supuesto, diria: "Mi contrato termina y me marcho"
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Natomiast najemca, może oczywiście rozwiązać umowę i odejść.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Nebo bych možná ani nechtěl hledat práci v Los Angeles. Zatímco nájemce samozřejmě, můj nájem skončí a odejdu.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Trong khi đó người thuê nhà, đương nhiên, khi tôi hết hạn hợp đồng vào chuyển đi.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Während die Mieter natürlich endet mein Mietvertrag und ich verlassen.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.Αν είμαι ενοικιαστής, θα φύγω όταν λήξει το μισθωτήριό μου.
Kiracı ise hareket kabiliyetine sahip, kira kontratı bitince başka yere taşınabilir rahatlıkla.これは、借りるか買うかのラフな感覚です。
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.Consolarea pe care mi-o oferea muzica n-ar putea fi descrisă în cuvinte.
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.De troost die de muziek me gaf, was gewoon onbeschrijfelijk.
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.음악은 저에게 설명할 수 없을 만큼 위로가 되었고,
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.Nguồn an ủi âm nhạc đã cho tôi
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.O conforto que a música me dava era simplesmente indescritível.
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.Втіху, яку дала мені музика, важко навіть описати.
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.Утешение, которое музыка дала мне, было просто неописуемым.
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.הנחמה שהמוסיקה העניקה לי פשוט איננה ניתנת לתיאור,
Müziğin bana verdiği rahatlık tarif edilemezdi.言葉では言い表せません それはまさに 目の前が開けるような経験でもありました
Neredeyse dengede sayılan sistemlerde rahatlıkla basınç ve sıcaklık gibi makrodurumlardan bahsedebiliriz. -거시 상태의 변화를 살펴볼 때에는 나머지 조건들이 평형 상태이어야 하기 때문입니다
Neredeyse dengede sayılan sistemlerde rahatlıkla basınç ve sıcaklık gibi makrodurumlardan bahsedebiliriz. - -S dějem, který je vždy tak velmi blízko rovnováze, že můžeme mluvit o makrostavech jako je tlak a objem.
Neredeyse dengede sayılan sistemlerde rahatlıkla basınç ve sıcaklık gibi makrodurumlardan bahsedebiliriz. -לשווי משקל, בהם "זה בסדר" לדבר על מצבי מאקרו,
Obama rahatlıkla Louisiana'yı kazanacktı.그 중에 반만이라도 투표했다면, 오바마가 루이지애나를 손쉽게 이길 수 있었을 겁니다.
Obama rahatlıkla Louisiana'yı kazanacktı.אפילו חצי מהם, אובמה היה זוכה בלואיזיאנה בקלות.
Obama rahatlıkla Louisiana'yı kazanacktı.أو حتي نصفهم، لكان لأوباما ان يكسب لويزيانا بامان.
Obama rahatlıkla Louisiana'yı kazanacktı.このリストの上位の州すべてにそう言えます
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Bil je odvetnik in je bil z mojo sobo kot začasna udobje vse do svoje nove prostori so bili pripravljeni.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Bol advokát a používal môj pokoj ako dočasné pohodlie až do svojej novej Priestory boli pripravené.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Byl advokát a používal můj pokoj jako dočasné pohodlí až do své nové Prostory byly připraveny.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Był adwokatem i był przy moim pokoju jako tymczasowe wygody do swojej nowej pomieszczenia były gotowe.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Dia adalah pengacara dan menggunakan kamarku sebagai kenyamanan sementara sampai baru tempat sudah siap.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.El a fost un avocat si a fost folosind camera mea ca o comoditate temporar până la noi sa sediul erau gata.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Él era un abogado y estaba utilizando mi habitación como una conveniencia temporal hasta que su nuevo
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Er war ein Anwalt und war mit meinem Zimmer, als eine vorübergehende Bequemlichkeit bis zu seinem neuen
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Hän oli asianajaja ja käytti huoneeseeni väliaikaisena mukavuutta kunnes hänen uusi tilat olivat valmiit.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Han var advokat och använde mitt rum som en tillfällig bekvämlighet fram till sin nya lokalerna var klara.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.그는 변호사 였고 그의 새로운 때까지 임시 편의를 제 방에를 사용했습니다
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Ő volt ügyvéd, és a szobámban, mint egy ideiglenes kényelmét, amíg az új helyiségek készen álltak.