rahatlık ile cümle

rahatlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Jika mereka menurut kepada Allah dan berbakti kepada-Nya, mereka hidup damai dan makmur sampai akhir hayatnya
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Jos he kuulevat ja alistuvat, niin saavat viettää päivänsä onnessa ja ikävuotensa ihanasti.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.만일 그들이 청종하여 섬기면 형통히 날을 보내며 즐거이 해를 지낼 것이요
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Nếu chúng vâng nghe và phục sự Ngài , Thì các ngày chúng sẽ được may_mắn , Và những năm chúng được vui_sướng .
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Nếu chúng vâng nghe và phục sự Ngài, Thì các ngày chúng sẽ được may mắn, Và những năm chúng được vui sướng.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Om de då höra på honom och underkasta sig, så få de framleva sina dagar i lycka och sina år i ljuvlig ro.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Om de da hører og tjener ham, så får de leve sine dager i lykke og sine år i herlighet og glede.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Se ascoltano e si sottomettono, chiuderanno i loro giorni nel benessere e i loro anni nelle delizie
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Se o ouvirem, e o servirem, acabarão seus dias em prosperidade, e os seus anos em delícias.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Si ellos escuchan y le sirven, acabarán sus días con bienestar y sus años con prosperidad
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.S`ils écoutent et se soumettent, Ils achèvent leurs jours dans le bonheur, Leurs années dans la joie.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Uposlechnou-li a budou-li jemu sloužiti, stráví dny své v dobrém, a léta svá v potěšení.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Εαν υπακουσωσι και δουλευσωσι, θελουσι τελειωσει τας ημερας αυτων εν αγαθοις και τα ετη αυτων εν ευφροσυναις.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.Если послушают и будут служить Ему, то проведут дни свои в благополучии и лета свои в радости;
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.И ако послужат и служат на Него, Ще прекарат дните си в благополучие И годините си във веселия;
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.אם ישמעו ויעבדו יכלו ימיהם בטוב ושניהם בנעימים׃
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.ان سمعوا واطاعوا قضوا ايامهم بالخير وسنيهم بالنّعم.
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.他 們 若 聽 從 事 奉 他 、 就 必 度 日 亨 通 、 歷 年 福 樂
Eğer dinler ve Ona kulluk ederlerse, Kalan günlerini bolluk, Yıllarını rahatlık içinde geçirirler.他 們若聽從 事 奉 他 、 就 必 度日 亨通 、 歷年 福樂
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.우리는 화면 해상도를 바꾸고 그리고 우리는 이것에 아주 당황해하지 않습니다. 아주 쉽게 이것을하고 있죠.
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.Wir ändern die Auflösung vom Bildschirm, und lassen uns dadurch nicht aus der Ruhe bringen.
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.Мы часто меняем измерения. мы меняем расширение экранов и особо не беспокоимся, нам комфортно это делать.
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.אנחנו משנים רזולוציה של מסכים, ואיננו נרתעים מכך באמת, אנחנו מרגישים מאוד בנוח עם זה.
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.نحن نغير مقاييس وضوح الشاشة بغير أن نكون منزعجين من ذلك، نفعل ذلك بشكل مريح
Ekranların çözünürlügünü değiştiriyoruz, ve bunu yaparken dağılmıyoruz, bunu çok rahatlıkla yapıyoruz.私たちは日常的に 尺度を変えています この展覧会でも
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.A legelemibb kényelmet is nélkülözik.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Brakuje nawet najbardziej podstawowego wyposażenia.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar. Bu çoğu büyük şehrimizde de olan bir şey.Mancano persino le strutture di base, ed è qualcosa di comune a tutte le nostre città più grandi.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar. Bu çoğu büyük şehrimizde de olan bir şey.Mereka bahkan tidak memiliki kamar yang layak. dan ini adalah sesuatu yang wajar bagi kota-kota besar.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Es fehlt an der grundlegendsten Ausstattung.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Họ không có ngay cả những tiện nghi căn bản nhất.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.기본적인 편의시설 조차 이용하지 못하고 있습니다.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Le lipsesc și cele mai elementare condiții.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Ni siquiera tienen los servicios más básicos.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Ze missen zelfs de meest fundamentele voorzieningen.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Липсват им дори най-основни удобства.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.Там нет даже самых элементарных удобств.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.חסרים להם השירותים הבסיסיים ביותר.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.حتى أنهم يفتقرون إلى أبسط وسائل الراحة.
En sıradan rahatlıktan bile yoksunlar.そしてこれはあらゆる大都市に共通しています
Entalpi düşüşün rahatlıkla görebilirsiniz.Takže vidíte, že zde došlo k tomuto poklesu entalpie.
Entalpi düşüşün rahatlıkla görebilirsiniz.יש לנו את מפל האנטלפיה הזה.
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.전통, 감각적인 경험, 물질적인 것의 편안함, 그리고 약간의 인간적인 면이요
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.la experiencia sensual, la comodidad de un objeto físico... un poco de humanidad.
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.Tradition, eine sinnliche Erfahrung, der Komfort des Ding-Seins - ein kleines bisschen Menschlichkeit.
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.נסיון חושני, הנוחות של משהו קיים -- מעט אנושיות.
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.والتجربة الحسية والرفاهية المادية -- قليل من الإنسانية.
Gelenek, duyusal bir deneyim, fiziksel bir nesnenin getirdiği rahatlık, birazcık insanlık.ちょっとした人間味です ジョン・アップダイクが クノッフから
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Le reste dépend de l'environnement : confort, éducation, évolution.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.O resto depende do ambiente: evolução conforto, educação,.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Ostalo je odvisno od okolja: udobje, izobrazba, evolucija.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Ostatní závisí na prostředí: komfort, vzdělání, vývoji.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Restul depinde de mediul înconjurător: confort, educație, evoluție.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Reszta zależy od środowiska: komfort, edukacja, ewolucja.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Остальное зависит от окружающей среды: комфорт, образование, развитие.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.Останалото зависи от заобикалящата среда: условия на живот, образование, развитие.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.השאר תלוי בסביבה, נוחות, השכלה, אבולוציה.
Geriye kalanlar ise çevreye göre değişir: Rahatlık, eğitim, evrim.このことを忘れないように。 生存には食糧と酸素が必要である。
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirChú có thể chén ngon lành nửa con kì đà mỗi ngày.
Günde yarım iguanayı rahatlıkla yiyebilirDokáže bez problémů sníst polovinu leguána denně.
İlgili Sayfalar