rahatlık ile cümle
rahatlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Он был адвокатом и использовал мою комнату, как временные удобства, пока его новый помещения были готовы.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.Той е адвокат и е използвал моята стая като временно удобство, докато новата му помещения бяха готови.
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.הוא היה עורך דין והיה שימוש בחדר שלי מטעמי נוחיות זמני עד החדש שלו
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.وكان محام وكانت تستخدم غرفة بصفتي راحة مؤقتة لحين جديد له
O bir avukat ve onun yeni odama kadar geçici bir rahatlık olarak kullanarak tesislerinde hazır.敷地内には、準備ができていました。彼は昨日の外に移動。"
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.ao qual disse: Este é o descanso, dai descanso ao cansado; e este é o refrigério; mas não quiseram ouvir.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.colui che aveva detto loro: «Ecco il riposo! Fate riposare lo stanco. Ecco il sollievo!». Ma non vollero udire
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han, som dog sagde til dem: "Her er der Hvile, lad den trætte hvile, her er der Ro!" men de vilde ej høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.han som sa til dem: Dette er ro, unn den mødige ro, og dette er hvile. Men de vilde ikke høre.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.im, ktorým povedal: Toto je odpočinutie; dajte odpočinúť ustalému, a toto utíšenie! Avšak nechceli počuť.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.전에 그들에게 이르시기를 이것이 너희 안식이요 이것이 너희 상쾌함이니 너희는 곤비한 자에게 안식을 주라 하셨으나 그들이 듣지 아니하였으므로
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.on, ki jim je rekel: To je pravi pokoj, pokoja dajte trudnemu; in to je odpočitek! A niso hoteli poslušati.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler."So hat man Ruhe, so erquickt man die Müden, so wird man still"; und sie wollen doch solche Predigt nicht.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.TUHAN menawarkan tempat istirahat kepada kamu semua, tetapi kamu tak mau mendengarkan Dia
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.Им говорили: „вот – покой, дайте покой утружденному, и вот успокоение". Но они не хотели слушать.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.אשר אמר אליהם זאת המנוחה הניחו לעיף וזאת המרגעה ולא אבוא שמוע׃
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.الذين قال لهم هذه هي الراحة. اريحوا الرازح وهذا هو السكون. ولكن لم يشاءوا ان يسمعوا.
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們 說 、 你 們 要 使 疲 乏 人 得 安 息 . 這 樣 纔 得 安 息 、 纔 得 舒 暢 . 他 們 卻 不 肯 聽
Onlara, ‹‹Rahatlık budur, yorgunların rahat etmelerini sağlayın, huzur budur›› dedi, ama dinlemek istemediler.他 曾 對 他 們說 、 你 們 要 使 疲乏 人 得 安息 . 這樣纔 得 安息 、 纔 得 舒暢 . 他 們卻 不 肯 聽
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Egyiptomban -- mondhatjuk -- valami történik.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Il est évident que quelque chose est en train de se passer en Egypte.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.In Egitto, si può dire che qualcosa sta succedendo.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.In Egypte weet je dat er dan iets aan de hand is.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.이집트에서, 거기에 어떠한 일이 일어나고 있다고 말할 수 있습니다.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Ở Ai Cập, có thể nói điều đó đang xảy ra.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Podemos dizer que se passa alguma coisa no Egito.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Se vede că ceva se întâmplă în Egipt.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.W Egipcie coś takiego ma miejsce.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Wie in Ägypten. Man sieht, dass dort etwas vor sich geht.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Στην Αίγυπτο βλέπετε ότι κάτι συμβαίνει.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.В Египте, как кажется, уже что-то происходит.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.Можете да кажете, че нещо се случва в Египет.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.У Єгипті щось справді відбувається.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.במצרים רואים בבירור שמשהו קורה.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.في مصر ، يمكنك أن تلاحظ أن ثمة شئ يحدث هنالك.
Orada bir şeylerin olduğunu rahatlıkla söyleyebilirsiniz.それはユーモアの力で 大変革の鍵となる強力な要素です
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Co gdybym mogła użyć tych danych by dowiedzieć się na ile rozluźniona jestem w każdej chwili?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Contohnya, bagaimana kalau saya dapat menggunakan data ini untuk mencari tahu seberapa santai saya saat ini?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?De exemplu, ce-ar fi dacă am putea folosi aceste date pentru a afla cât de relaxată sunt în orice moment?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?예를 들어, 제가 얼마나 안정되어 있는지 알아보기 위해 이 데이터를 어느 때든 사용할 수 있으면 어떨까요?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Mitä jos esimerkiksi voisin käyttää dataa selvittääkseni, kuinka rentoutunut olen?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Například, co když budu chtít použít tyto data ke zjištění, jak jsem v jakémkoliv okamžiku uvolněná?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Par exemple, si je pouvais utiliser ces données pour savoir si je suis détendue, à tout moment ?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Per esempio, se potessimo usarli per scoprire quanto sono rilassata in qualunque momento?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Por ejemplo: ¿qué tal si uso estos datos para ver mi estado de relajación actual?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Ví dụ, nếu tôi có thể dùng những dữ liệu này để xem ngay lúc này tôi thoải mái đến mức nào?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Was zum Beispiel, wenn ich damit herausfinden könnte, wie entspannt ich in einem bestimmten Moment bin?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?Wat als ik deze informatie kan gebruiken om uit te vinden hoe ontspannen ik ben?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?לדוגמה, מה אם תוכלו להשתמש במידע הזה כדי לדעת כמה רגועה אני בכל רגע?
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?على سبيل المثال، ماذا لو كنت قادرا على استخدام هذه البيانات لمعرفة مدى استرخائي في أي لحظة؟
Örnek olarak, bu veriyi şu anki rahatlık derecemi ölçmek için kullansam ne olur?データで分かったらどうでしょうか? またはその情報を取り出して
Parasal sistemde, insanların rahatlık seviyesine göre belirlenene sosyal sınıflar bulunuyor.Didalam sistem moneter kita memiliki kelas-kelas sosial yang ditentukan oleh tingkat kenyamanan seseorang.
Parasal sistemde, insanların rahatlık seviyesine göre belirlenene sosyal sınıflar bulunuyor.Nel sistema monetario abbiamo classi sociali che sono determinate dal grado di comfort che una persona ha.
Parasal sistemde, insanların rahatlık seviyesine göre belirlenene sosyal sınıflar bulunuyor.В монетарната система имаме социални класи, които определят степента на благосъстояние.
Parasal sistemde, insanların rahatlık seviyesine göre belirlenene sosyal sınıflar bulunuyor.我々は生まれる場所を選べない。将来は運で決まるのだ。
Piyangodan, çekilişe, parasal sistemde rahatlık seviyeni artırabilecek pek çok durum vardır.貨幣制度下では、生活の質を上げるチャンスは多い。 だが、
Rahatlık, eğitim, evrim.Comfort, educazione, evoluzione.
Rahatlık, eğitim, evrim.Comfort, onderwijs, ontwikkeling.
Rahatlık, eğitim, evrim.El resto depende del medio ambiente: comodidades, educación, evolución.
Rahatlık, eğitim, evrim.Kenyamanan, pendidikan, evolusi.