Ana madde: 1900 Sigmund Freud'un Rüyalar ve Yorumları adlı kitabı yayımlandı.The title references Sigmund Freud's 1930 book Civilization and Its Discontents.
Sami dillerini konuşanlar özellikle "peygamberane rüya"yı iyi bilmekteydiler.Classical Mandaic is the language in which the Mandaeans' gnostic religious literature was composed.
Ayıldığında kendisini annesinin yanında bulur, kötü bir rüya gördüğünü söyler.When she contacts him, he assures her that it was just a bad dream.
Onunla ilgili birçok rüya görür.All the guys dream about her.
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.Dreams to Reality.
"Aysel, erkeklerin hem rüyası hem kâbusu"."Raisa: Tentang Mimpi dan Harapan" .
Fırıncıbaşının rüyası ise şöyleydi: Fırıncıbaşı başının üstünde üç sepet beyaz ekmek taşıyordu.For the signature bake, the bakers had three hours to make a free-form loaf of bread.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın"."Designern som lever sin dröm".
O sırada Nancy hala bir rüyada olduğunu anlar.Romeo later appears to Indi in a dream.
Oyuncunun amacı ise bu rüyadan kurtulup, gerçek hayata dönmektir.The children are jerked out of the dream world and return to reality.
Babylon Projesi, gerçeğe dönüştürülmüş bir rüya idi."Burgoa, un sueño hecho realidad".
Oraculum: Kehanete ilişkin rüyalar.Ayla continues to have prophetic dreams.
İkinic perdenin sonunda tüm bunların Bilgin'in rüyası olduğu anlaşılır.We learn that it was all Sach's dream.
Bu da rüyaya en yakın haldir.And that's the nearest thing to the dream.
Rüya olduğunu bilseydim..If I knew it was a dream...
(kağıdın arkası) Burası da diyor ki: "Mooji, rüyadayken,This one says, [Laughter] 'Mooji, when I dream,
Tamamiyle çok mutlu bir sevginin, partnerimle bütün olduğumun rüyasını görüyorum.I dream of being totally in blissful love, completely connected to my partner.
"Rüyadayken, tamamiyle çok mutlu bir sevginin partnerimle bütün olduğumun." Anladım.'When I dream, I dream of being totally in blissful love completely connected to my partner.' I see.
"Tamamiyle çok mutlu bir sevginin, partnerimle bütün olduğumun rüyasını görüyorum."'When I dream, I dream being totally in blissful love completely connected to my partner.'
Rüyada bu şekilde ne hoş değil mi?It's nice like that in the dream, no? [Laughter]
Onun uyuşturucu oluşturulan Rüyaların yükseldi ve bazı yeni kokusu üzerine sıcaktı sorun.He had risen out of his drug-created dreams and was hot upon the scent of some new problem.
Hayır sorun yok. <i>Bu rüya mı?No, it's alright. <i> Is this a dream?
Evet bu bir rüya olmalı! <i>Kendıne gel Oh Ha NiYeah, this must be a dream! <i>Come to your senses, Oh Ha Ni.
Ama Danny, Amerikan Rüyası tamamen yaşam, özgürlük ve mutluluk arayışı ile ilgili.But Danny, the whole American endeavor is about life, liberty, the pursuit of happiness.
Bu bir rüyaydı.It was no dream.
Bu rüyayı istiyoruz da. Rüyada kalmak ama uyanık olmak istiyoruz.We also want this dream, we want to stay in the dream but you want to be awake.
'Ama nasıl bu rüyada kalmak istiyorum' diyorsunuz.You say, 'But how do I want to stay in the dream?'
Kimliğinizi savunacak güçlü bir fikriniz varsa bu bir rüyadır.Well if you have a strong idea to defend your identity, it is dream.
Bu çok fazla' bu da rüya hissinin bütününden bir parça.It's too big,' or something, then this is also part of the whole feeling of dream.
Yani mükemmel ev aslında kafamızda, Amerikan rüyası, sadece bir ev -- hayallerdeki ev.So we all have in our head the perfect house, the American dream, which is a house, the dream house.
Biz de Amerikan rüyasının benzerini, taşınabilir evi alıyoruz.So we have the American dream look-alike, which is a mobile home.
Bu bir vücut sanki bir rüya gibi. " >It's like as if a body was in a dream." >
Rüyalarında onu görerek kendini rahatlatıyor.He comforts himself by seeing her in his dreams
Aradım, çünkü son zamanlarda, rahatsız edici rüyalar gördüm.I called because I have had disturbing dreams for the past few days.
"lütfen gözümü açıp hepsinin kötü bir rüya olduğunu göreyim"Please, I just want to wake up, it's got to be a nightmare."
Bir rüya gibi bir awaketh, bu yüzden, Sen awakest, eceksin hor oh Rab, görüntü.As a dream when one awaketh, so, oh Lord, when thou awakest, thou shalt despise their image.
Bu koronun parçası olmak rüyanın gerçeğe dönüşmesi, çünkü daha önce hiç bir koroda bulunmadım.It is a dream come true to be part of this choir, as I've never been part of one.
Vakfım bu rüyayı gerçekleştirmeye nasıl katkıda bulunabilir?"and connect it up with the other great things going on on the internet."
Sylavia nın rüyasını nasıl gerçekleştiririz?How do we realize Sylvia's dream?
Ve rüyamda Diana'nın işini mi yapıyorum, kendi işimi mi yapıyorum, emin olamıyorum.And I'm not sure if I'm dreaming about doing her work or doing my work.
Rüyanızı bir dilde görmeye başladığınızda, bilirsiniz ki sonunda ona hâkim oldunuz.Once you start dreaming in a language, you know you've finally mastered it.
O onun uyuşturucu oluşturulan rüyalar yükseldi ve bazı yeni kokusu üzerine sıcak vardı sorunu.He had risen out of his drug-created dreams and was hot upon the scent of some new problem.
Ayrıca kendi rüya takımımız var.We also have our very own dream team.
Rüyalarımda neredesin?Where are you in my dreams?
Rüya mı görüyorum acaba?I gotta pinch myself
Demek ki rüya değilmiş.Well, I'm not dreaming.
O, rüyasında mercan resifleri ve planktonları görüyor.He dreams of coral reefs and plankton.
Bu rüya, şu iki tanıdık teknolojinin bir araya gelmesi sonucu gerçekleşebildi.So this dream is really enabled by the convergence of two known technologies.
Ama İspanyollar en vahşi rüyalarının dahi ötesindeki yeni dünyanın işgalini sürdürdü.[bell chime]
Rüya mı görüyorsun?Are you dreaming?
Rüyalarımda görüyorum bunu, ve bazen oldukça kötü bu rüyalar.I dream about it, and sometimes they are bad dreams.
Niye? Rüyamda biri bana sarýlýyormuţ gibi uyuyorum... ...ama bir açýyorum gözümü, kimse yok.I have actually been sleeping well for the last two days, but I don't wake up that well
Kötü rüya görmekten? Uyumazsan görmezsin be Erenler.Ali brother, you never get scared?
"Amerikan Rüyası " mı ?It's an "American tail".
Ve inanıyorum ki bir sonraki adıma gideceksiniz, dinleyicilerin gerçek rüyasına.And I believe you'll get to the next step, the real dream of listeners.
Rüyalar da bu tanımda, bilincin bir şeklidir.Dreams are a form of consciousness on this definition.
Ahh... heh Seung Jo'yla rüyamda buluşmama izin veren şey... bir yapraktı.Ahh.. heh <I>The thing that allowed me to meet Seung Jo in my dream <i>was the leaf.
Fakat... bu rüyada bir problem var.But.. there's a problem within that dream.
Seung Jo, ne söylüyorum, Benim rüyam...Seung Jo, what I am saying, my dream is. . .
Çok önemli bir rüya değil.It's not much of a dream.