Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.Dit volgende liedje is een liedje dat gebaseerd is op een droom -- een droom uit mijn kindertijd.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.다음으로 들려드릴 곡은 어린 시절의 꿈에서부터 시작한 것입니다.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.Kolejny utwór jest piosenką, która zaczęła się jako marzenie -- dziecięce marzenie.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.La siguiente canción es una canción que inició como un sueño - un sueño de infancia
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.Următorul cântec a fost un vis din copilărie.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.Следващата песен започна като мечта - детска мечта.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.Следующая песня зародилась из моей детской мечты.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.השיר הבא הוא שיר שהתחיל כחלום -- חלום ילדות.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.الأغنية القادمة هي أغنية بدأت كحلم -- حلم طفولة.
Diğer şarkı bir çocukluk rüyası olarak başlayan bir şarkı.夢-子どもの頃の夢から生まれました この曲名を
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Al nacer los bebés siguen sonriendo... al principio, sobre todo mientras duermen.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Amikor megszületnek, a babák továbbra is mosolyognak -- eleinte leginkább alvás közben.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Après la naissance, les bébés continuent de sourire -- d'abord essentiellement dans leur sommeil.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Când se nasc, copiii continuă să zâmbească -- la început mai ales în somn.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Gdy się rodzą, dzieci dalej się uśmiechają -- początkowo, głównie podczas snu.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.In ko se rodijo. ostanejo nasmjani -- najprej predvsem med spanjem.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Když se narodí, usmívají se miminka dál, ze začátku hlavně ve spánku.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Keď sa narodia, deti sa neprestanú usmievať -- spočiatku hlavne počas spánku.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Ketika mereka lahir, bayi terus tersenyum -- awalnya, kebanyakan di dalam tidur mereka.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Khi đứa trẻ được sinh ra chúng sẽ tiếp tục cười -- về cơ bản, phần lớn ở trong giấc ngủ.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.아기들이 태어날 때, 계속 미소를 짓습니다. 처음에는 대부분 수면하는 동안이죠.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Når de bliver født, fortsætter babyer med at smile til at begynde med - mest i søvne.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.När de föds fortsätter spädbarn att le -- till en början först i sömnen.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Quando nascem, os bebés continuam a sorrir de início, principalmente quando dormem.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Quando nascono, i bambini continuano a sorridere, inizialmente, prevalentemente durante il sonno.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Syntymän jälkeen lapset jatkavat hymyilemistä aluksi lähinnä nukkuessaan.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Wanneer zij geboren worden, blijven baby's glimlachen -- in het begin vooral in hun slaap.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Wenn sie zur Welt kommen lächeln die Babies weiterhin anfangs, meist im Schlaf.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Όταν γεννιούνται, τα μωρά συνεχίζουν να χαμογελούν -- αρχικά, κυρίωςστον ύπνο τους.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Когато се родят, бебетата продължават да се усмихват -- първоначално предимно като спят.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Після народження діти продовжують посміхатися - спочатку, в основному під час сну.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.Появляясь на свет, младенцы продолжают улыбаться поначалу, в основном, во сне.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.כאשר הם נולדים, תינוקות ממשיכים לחייך -- בתחילה, בעיקר בשנתם.
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.وعندما تولد الاجنة فهي تستمر بالابتسام بصورة اساسية اثناء نومهم
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.たいてい寝ながらですが 微笑み続けます 目の見えない赤ちゃんでさえ
Doğduklarında, bebekler gülmeye devam ediyor -- başlangıçta çoğunlukla rüyalarında.佢哋出咗世 多數會瞓覺時 繼續識得笑
Dokundukları her şeye ruhlarını bıraktılar ki bu da rüyayı onurlandıranlara tabiatı kutsal kıldı.Dejaron sus esencias en todo que tocaron. El paisaje fue sagrado para los que respetan el soñando.
Dokundukları her şeye ruhlarını bıraktılar ki bu da rüyayı onurlandıranlara tabiatı kutsal kıldı.Wszystkiemu nadali swoją duszę. Dlatego ci, którzy wierzą w Czas Snu, czczą także krajobraz.
Dr. King'in "Benim Bir Rüyam Var" konuşması bugün 1693 olduğu gibi uygun.킹목사의 "나는 꿈이 있습니다" 연설은 1963년때나 지금이나 의미가 많습니다.
Dr. King'in "Benim Bir Rüyam Var" konuşması bugün 1693 olduğu gibi uygun.La famosa frase del Dr. King, "Ho Fatto un sogno", è tanto importante oggi quanto lo era nel 1963.
Dr. King'in "Benim Bir Rüyam Var" konuşması bugün 1693 olduğu gibi uygun.O discurso "Eu Tenho Um Sonho" do Dr. King é tão relevante hoje como foi em 1963.
Dr. King'in "Benim Bir Rüyam Var" konuşması bugün 1693 olduğu gibi uygun.Его речь "I have a dream" также важна сегодня, как и 1963 году.
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verir내 입술에 키스로 그리고 breath'd 같은 인생 - 이상한 꿈, 그 죽은 사람이 생각하는 휴가를 제공합니다
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirDziwny sen, który daje martwy zostawić myśleć - A breath'd takiego życia pocałunkami w usta,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirFurcsa álom, hogy ad egy halott ember hagyja hiszem! - És breath'd az életet megcsókolja az ajkamat,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirKonstig dröm, som ger en död man lämnar tänka - Och breath'd sådant liv med kyssar i mina läppar,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirPodivný sen, který dává mrtvý muž opustí myslet - a breath'd takový život polibky na rty,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirPodivný sen, ktorý dáva mŕtvy muž opustí myslieť - a breath'd taký život bozky na pery,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirRêve étrange, qui donne un homme mort laisse à penser - Et breath'd vie comme des baisers de mes lèvres,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirSonho estranho, que dá um homem morto deixar de pensar! - E a vida como breath'd com beijos em meus lábios,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrange unelma, joka antaa kuollut mies jättää ajatella! - Ja breath'd kuten elämän suudelmat huulillani
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirStrano sogno, che dà un morto lasciano pensare - E breath'd vita come di baci nelle mie labbra,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirSueño extraño, que da a un hombre muerto dejar de pensar - ¡Y la vida, breath'd de besos en los labios,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirUnderlig drøm, der giver en død mand forlade at tænke -! Og breath'd sådant liv med kys på mine læber,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirVis ciudat, care oferă un om mort se lasă să cred -! Şi viaţa breath'd astfel cu sărutări în buzele mele,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранен сън, който дава на мъртвец, се оставят да мислят! И breath'd такъв живот с целувки по устните ми,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirСтранный сон, который дает мертвеца оставить думать -! И breath'd такое жизнь с поцелуями в губы,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirחלום מוזר, שנותן איש מת לעזוב לחשוב - והחיים כזה breath'd בנשיקות על השפתיים שלי,
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verirحلم غريب ، الذي يعطي رجل ميت ترك التفكير --! والحياة مثل breath'd مع القبلات في شفتي ،
Dudaklarım öpücüklere breath'd gibi hayatın garip bir rüya, bu ölü bir adam düşünmek için bırakın verir私はreviv'd、そして皇帝だったこと。私は、ああ!自体はpossess'd好きには、どのように甘いです。