Ana içeriğe geç
Sözlük

rüya ile cümle

rüya kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ve Gabrielle'nın en kötü rüyası gerçekleşmiştir.Aceasta a fost tragedia cea mai mare a Elisabetei, depresia accentuându-se.
Peter Lik and Andrew Leech: Okulun ve Andy ile Danny'nin korkulu rüyalarıdır.Peter Lik și Andrew Leech (Lik și Leech) sunt capii răutăților.
O sırada Nancy hala bir rüyada olduğunu anlar.El îi spune lui Sachs că a avut un vis minunat.
Rüyalar ve transa girmeler farklı bir iletişim yolu olarak görülürdü.Dansurile și zborurile ritualice tot sunt considerate forme ale comunicării.
Böylece Doktor rüyada olduklarını kanıtlar.Unul susținea că-i doctor în filosofie.
Bu Alpamayo'dur, rüya değil bilakis gerçek .El spune că ceea ce au trăit în Virginia nu a fost un vis, ci "singurul adevăr".
EUROAVIA’nın kuruluşuluyla rüyaları gerçek olan Jean Roeder ilk genel başkan olmuştur.Jean Roeder a devenit primul președinte al EUROAVIA.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Sokat álmodik.
Bu trans ya da rüya halinde iken, babası ve erkek kardeşlerinin denizde boğulmak üzere olduğunu görür.A transzállapotban (illetve álmában) meglátta apját és bátyjait, amint a víz alá merülnek.
Onların rüyaya da ihtiyacı vardır.A dolgozók álmodni is képesek.
Rüyaların büyük bir bölümü uyanıldığında unutulmuş olur.A legtöbb álmunkat már ébredés után elfelejtjük.
Rüyasını gerçekleştirmeye kalkar.Végül elmegy,hogy beteljesítse az álmát.
Rüyayı gerçekleştirdin.Megvalósult álom.
Bu rüya onun hayatını değiştirecektir.Ezek a szövegek megváltoztatták az életét.
Bir gece, rüyasında mahkemeye çıkarılır.Egy éjjel azonban álmában elszólja magát a felsége előtt.
Yusuf bir gün bir rüya gördü.Baldr egy éjszaka rémálmot látott.
Mercutio rüyalar perisi Kraliçe Mab baladı'nı söyleyerek ona takılır.Mercutio Rómeó félelmét és aggályait akarja eloszlatni Mab királynő balladájának előadásával.
Rüya sona eriyor.Csak az álmok leállnak.
O da korkunç rüyalar görmesine rağmen fazla önemsememiştir.Nem hittek neki harmadik álom után sem.
Ve bir gün rüyam gerçek oldu.Innentől vált valóra egy álom.
Gisela uyanır ve rüyasındn gördüğü hayalin ne kadar mucizeli olduğu hakkında bir şarkıya başlar.Walter lép a szobába és elmeséli, milyen csodálatos álma volt.
Locke, rüya görür.Guido csupán ábrándozott.
A Midsummer Night's Dream (Bir Yaz Gecesi Rüyası) op.Szentivánéji álom (A Midsummer Night's Dream) 1998.
Filmde bazen rüyalar ve gerçekler iç içe geçer.A filmben összemosódik az álom és a valóság.
Asena Taşkın - Rüya Gürsoy (8 yaş).Aislinge Olugusso (Olugus álma; 8. sz.)
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.Valóság és álmok határán.
Düzenli olarak rüya günlüğü tutmak rüyaların hatırlanmasını da kolaylaştıracaktır.Ez általában segít meghosszabbítani a tudatos álmot.
Ben gördüğüm bir rüyayı Resulüllah'a anlattım.Jöhé s'mé rábá m'várách láálám ulálmé álmájá.
Ve Gabrielle'nın en kötü rüyası gerçekleşmiştir.A közelgő támadással a luxemburgi kormány legszörnyűbb álmai váltak valóra.
Bu rüyada Boone ona bir yer göstermektedir.Boone hívja fel rá a figyelmét.
El Sueño de Morfeo (Türkçe: Morpheus'un Rüyası), üç üyeden oluşan İspanyol müzik grubu.El sueño de Morfeo (ejtsd: , jelentése spanyolul „Mórfeusz álma”), egy spanyol pop-rock együttes.
Kendisi kimi zamanlar rüyalarına göre olaylar yaşar.Például: szerelmesek egy időben ugyanazt álmodják.
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.Egy este, amint visszatér vadászatából, érzi, hogy valami baj történt.
Rüyalarında para, içki ve kadın eksik olmaz.Fizetség gyanánt pénzt, ételmaradékokat és alkoholt kapott.
Rüyada Betty; başarılı, çekici ve ileride ünlü bir oyuncu olmanın hayaliyle yaşayan bir kadındır.Ana Leal egy jókedvű, optimista nő, akinek az az álma, hogy híres színésznő legyen és családot alapítson.
İkinic perdenin sonunda tüm bunların Bilgin'in rüyası olduğu anlaşılır.Az epizód végén kiderül, hogy az egészet csak Dallasból ismert Pamela Ewing álmodja.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.A játékos egy különös álmot lát.
Ayrıca bakınız Bir Yaz Gecesi Rüyası.(Japánul) 春菜の夢.
"Rüya ve Maskeler".Majláth és Zsarnoczay."
Bu bölümde Freud dikkatleri rüyaların kendi yargı mekanizmaları olmadığına çekmektedir.Freud szerint ezek az álmok nem állnak az örömelv irányítása alatt.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Elájult, és az azt követő ébredés már csak kín volt neki.
Böylece Doktor rüyada olduklarını kanıtlar.Az orvos szerint azért, mert álmában ellazultak az izmai.
Bir rüya, bir şiir...Álom, álom, édes álom...
Sen bir rüyasın.Te egy álom vagy.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Tämä on vain unta, ja pian herään.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.David käpertyy Monican viereen, sulkee silmänsä ja menee ”paikkaan, jossa unet syntyvät”.
Çoğu bölümün sonunda karakterlerin o geceki rüyaları verilir.Lopussa useimmat näistä unelmista käyvät toteen.
Onların rüyaya da ihtiyacı vardır.Hän myös näkee tästä unta.
Yusuf bir gün bir rüya gördü.Ruotsissa hän pelasi unelmakauden.
Locke, rüya görür.Kenneth on uninen.
Rüya mıydı acaba? diyordum.Vai oliko se pelkkää unta?
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.Charlie näkee unta, jossa Aaron on hengenvaarassa.
Tatlı rüyalar.Suuri uni.
Gerçekte ise bu kişi yalnızca bir rüya görmüştür.Hän huomaa, että kaikki oli vain unta.
Rüyasına girdiği kişiler onu aydınlık bir ışık huzmesi içinde görürler.Lumouksestaan vapautuneet uskovat nähneensä unen.
Tüm aile bir Amerikan özgürlük rüyasının peşinde sürüklenirler.Teos kuvaa yritystä toteuttaa amerikkalainen unelma.
Rüya içinde rüya gördüklerini söyler.Ei turhaan uskonut hän unelmiin.
Buffy onlara rüyasını anlatır.Odysseus selittää unen hänelle.
Bir ozanın, üç bade içtiği rüyayı görmesidir.Väritys on punertava, kyljissä on kolme kellanruskeaa juovaa.
Bu noktada bütün bu olayların onun yorgunluk içinde uyuyakalmasıdan sonra gördüğü bir rüya olduğunu anlarız.Vain hän yksin tietää mitä hän tuolloin unta odottaessaan mietti.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod