Bu temanın örnekleri arasında Ağaç, Kuş ve Bulut, Rüya, Robenson sayılabilir.وتعتبر أشعاره (الشجره، الطائر والسحاب، الحلم، روبنسن) من بين نماذج هذا الموضوع أيضاً.
Rüyada kuyruğu kesik at görmek ölüm haberidir, gören kişi ölecek demektir.قتلٌ حقيقي أن يقتل الأمل في نفس الإنسان، الأمل في ماذا؟!
Daha sonra "Amerikan Rüyası" ve ABD'nin bir şaka olduğunu söyledi.فترفع شعارات "الموت لأمريكا" و"الموت لاسرائيل"، و"امريكا لا يسعها أن تسيء لأحد".
Yalnızlığın Yarattığı İnsan, Panco'nun Rüyası, Alemdağ'da Var Bir Yılan gibi pek çok öykünün de kahramanıydı.وكان بطلا لكثير من القصص مثل الوحدة التي أبدعها الإنسان، وحلم بانجو، وثعبان في جبل ألما.
Bunun sonucunda, Charlie bebeğin tehlikede olduğu ile ilgili rüyalar görür.Depois de um tempo, Charlie começa a ter sonhos sobre o bebê estar em perigo.
Jim o çukurları neden kazdığını açıklayamaz ancak onları sadece gördüğü bir rüya sebebiyle kazdığını söyler.Jim não pode explicar o porquê dele estar cavando, mas diz que foi por causa de um sonho que ele teve.
A Midsummer Night's Dream (Bir Yaz Gecesi Rüyası) op.«真夏の夜の夢, "Midsummer Night's Dream", "Sonho de uma Noite de Verão"».
Şarkı boyunca "rüya" yaşıyor ve içinde kendi hayatını kontrol etmeye çağırılıyor.Ela tem um "sonho" em toda a canção, na qual ela é impulsionada a tomar controlo da sua própria vida.
Gerçekle rüyayı karıştırmaktan.Do Sonho à Realidade.
Uyumaya çalıştığı sırada rüya hakkında şarkı söyleyen bir lamba görür.Enquanto ele tenta dormir, uma lâmpada que canta sobre sonhos aparece.
(1974). ^ Aşkın Çabası Boşuna ve Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda da kullanılmıştır.Recurso também usado em Trabalhos de Amores Perdidos e Sonhos de Uma Noite de Verão.
Buffy onlara rüyasını anlatır.Mohinder pergunta a ele sobre seus sonhos.
Tablo aynı anda hem rüya gören bir kadını hem de ilgili rüyanın içeriğini betimliyor görünümü vermektedir.A tela aparenta retratar em simultâneo uma mulher a sonhar e o contexto do seu sonho.
Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım!Logo, chamou pelos outros: "Companheiros!
Rüya sona eriyor.O sonho acabou?
Rüya mıydı acaba? diyordum.É um sonho?
Rüya analizi ve sembolizma üzerine katkılarıyla en çok bilinen çağdaş yazarlardan biridir.Ele é um dos maiores estudiosos contemporâneos de análise de sonhos e simbolização.
Gördüğün rüyayı yerine getirdin.Viu seu sonho realizado".
(Ford: È sogno o realtà? - "Bu bir rüya mı yoksa gerçek mi?").«Super-Homem na Marvel: sonho ou realidade?».
Jim daha sonra rüyasını ve çukurları neden kazdığını hatırlar: Ölüleri gömmek için.Jim então relembra seu sonho e porque ele cavou os buracos.
David gözlerini kapatır ve "rüyaların doğduğu yere" gider.Ao fechar seus olhos, David também morre, partindo junto com Monica para o lugar onde nascem os sonhos.
"Rüya evlilik bitti"."O sonho acabou".
Yaz Gecesi Rüyası.Sonho de Verão.
Bu bir rüya ve ben yakında uyanacağım!Jovens de um Novo Tempo, Despertai!.
Bir gün rüyasında Bünyamin’in başına kötü bir şey geldiğini görür.Por esse motivo, demorou algum tempo até se aperceberem de que algo acontecera ao Belgrano.
Kendisi "Yazıyı bana rüya âleminde tâlim ettiler" dermiş.E ele me disse, 'Ele coloca o nariz no chão.'
Bölümün sonunda her şeyin bir rüya olduğu anlaşılır.No final, tudo não passa de um sonho.
Onunla ilgili birçok rüya görür.Há tantas coisas com as quais eu ando sonhado para isso.
Rüyalar ve transa girmeler farklı bir iletişim yolu olarak görülürdü.Sonhos e transes forneceram um local muito diferente para interação.
Ve bir gün rüyam gerçek oldu.No dia seguinte, o sonho tornou-se real.
Devam filmleri de gerçeklik ve rüya arasındaki farkları bulanıklaştırmaya devam etmiştir.A peça questiona os limites entre ficção e realidade.
Ama bu gördüklerimizin Xander'ın rüyası olduğu anlaşılır.Isso indiscutivelmente retrata a cena da janela de Jason como um sonho.
Alelade rüyalar kişi tam uykuya dalarken veya tam uyandığı sırada oluşurlar.Que os cristãos, se porventura estão adormecidos, acordem finalmente.
Bunların en başta geleni, bu kişilerin bazı kişilerin rüyalarına girmesi olayıdır.Sua grande obra é disseminar aquele sonho para outros.
Fakat bu sadece bir rüyadır.Foi mais do que um sonho.
"Rüya yogası"nda dünyasal yaşam rüya kabul edilir, rüya ise gerçek yaşam kabul edilir.O Mundo Ripilica é o lugar em que o sonho e a brincadeira se tornam realidade.
Filmin sonunda Şurik uyanır ve karısının kendisini terketmesi de dahil her şeyin rüya olduğunu anlar.No final ela acorda ao lado de seu namorado e descobre que tudo foi só um sonho.
Rüya yorumu rüyaların anlamlarının saptanmasıdır.Como descobrir o sentido dos seus sonhos.
Rüyaları yorumlayan kişidir.A Interpretação dos Sonhos.
Ben de rüyamı anlatmaya gidiyorum.Enfim quero realizar nosso sonho.
Rüya Oyunu (İsveççe: Ett drömspel), İsveçli yazar August Strindberg'e ait bir tiyatro oyunudur.O teatro sueco tem um dos maiores nomes da dramaturgia, de todos os tempos, August Strindberg.
Námo'nun kardeşi, hayallerin ve rüyaların efendisiydi.Irmo, o mais novo, é o senhor das visões e dos sonhos.
Karabastı: Kâbus, kötü rüya.«Serra Pelada: Sonhos, violência e miséria».
Yusuf bir gün bir rüya gördü.Ben afirmou que ele costumava ter sonhos.
Rüyalar aleminde var olan Freddy Krueger gerçek dünyadaki insanları öldürebilmektedir.Ver artigo principal: Freddy Krueger Freddy Krueger é um maléfico espírito que vive nos sonhos.
Hocası rüyanın doğruluğunu tasdik edince Allah'tan başka bütün sevgileri kalbinden çıkarmak üzere gayret eder.Aqui, quando diverge em direção ao centro, a arca dos justos encontrará respeito em Deus.
Rüyayı gerçekleştirdin.Realizaram seus sonhos?
Hâbname, Rüya kitabı.«Resenha do livro Sonho Grande».
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.O sonho de Nello 40.
Çünkü bir rüyadır hayat, Ve rüya da rüyadır sadece.Ou seja, a ficção existe porque o ser humano sonha.
Böylece Doktor rüyada olduklarını kanıtlar.Assim, realizou o sonho de se tornar médico.
Kelebeğin Rüyası, Yılmaz Erdoğan'ın yazıp yönettiği şiirsel hayatı konu alan 2013 yapımı dram filmidir.Kelebeğin Rüyası é um filme de drama turco de 2013 dirigido e escrito por Yılmaz Erdoğan.
Rüya ya da hayal görüyor olabilirim.Dormir Talvez Sonhar.
Karısı Emese, rüyasında Tuğrul kuşunu görmüş ve Álmos doğmuştur.Na história, o narrador, em sua casa, dorme e sonha.
1992 yılında Barcelona Olimpiyatlarında Rüya Takımının bir üyesi olmuştur.Participou dos Jogos Olímpicos de 1992 em Barcelona.
Bizi rüyalarımızda öldürmeye çalışan ilk avcısın"."Eu quero ter certeza de eles vão começar a perseguir os seus sonhos."
Rüya ifade etmek istediği düşünce ve duyguyu ona uygun gördüğü bir formatta yaratır.Isso lhe permite imitar sons e gerar qualquer som que ela deseja.
Psikanalize göre rüyalar "farklı" şekilde odaklanırlar.Portanto as terapias psicanalíticas usam interpretação dos sonhos como um recurso para "elaborar".
Seni rüyamda gördüm.Eu sonhei com você.
İyi geceler ve tatlı rüyalar.Boa noite e bons sonhos.