Rüya Oyunu (İsveççe: Ett drömspel), İsveçli yazar August Strindberg'e ait bir tiyatro oyunudur.Avvento (in svedese Advent) è una dramma del drammaturgo svedese August Strindberg.
Ertesi gün arkadaşı Nancy’ninde aynı rüyayı gördüğünü öğrenir.Quando incontrò Ellie, venne a sapere che anche lei aveva il suo stesso sogno.
Kendisinin anlattığına göre bir rüya üzerine meşhur gezilerine başladı.Poi rivela di aver cominciato ad avere sogni premonitori.
Bazen kutsal rüya manasında da kullanılır.A volte viene anche contrapposta al sogno.
Ona Agathe o gece gördüğü bir rüyayı anlatmaya başlar.Melinda cerca di scoprire cosa accadde veramente quella notte.
Freud, rüyaların bireyin derin gereksinim ve arzularını ve bunların doyumunu ifade ettiğini varsayar.Hobson respinge con forza l'idea che i sogni esprimano necessariamente significati profondi o nascosti.
Yunan mitolojisindeki Morpheus ise rüya tanrısıdır.Espressione basata sulla mitologia greca, Morfeo era il dio del sonno.
Ve Gabrielle'nın en kötü rüyası gerçekleşmiştir.Il pensiero del torto fatto a Gabriel perseguita Elle.
Habertürk kanalında Bir Yaz Gecesi Rüyası programını sundu.Nell'estate del 1971 ha condotto in TV il programma di cartoni animati Il Raccontafavole.
Rüyâyı dinleyince arkadaşlarına; "Ey arkadaşlarım!Nel tentativo di incoraggiare le sue truppe esclamò: "Guardate!
Çünkü bir rüyadır hayat, Ve rüya da rüyadır sadece.'Tutto resta lì, come un sogno.
2015 yılında kullanılacak slogan "Drømmen lever" (Yaşayan rüya).Ordinanza balneare sull'utilizzo del demanio marittimo - Anno 2009.
Bu rüyalarda eski Dünya'da - New York'ta yaşadığını ve anılarında bir kadının olduğunu görmektedir.Sei riesce però a ricordare di aver vissuto in una città che dice essere New York.
Hayat sadece çabucak geçen bir rüya.Жизнь - это всего лишь мимолетный сон.
Bana yardım etmelisin! Her gece kotü bir rüya görüyorum.Ты должен мне помочь! Каждую ночь мне снится один страшный сон.
Rüya görüyor gibiyim.Мне кажется, что мне снится сон.
Tuhaf bir rüya gördüm.Я видел странный сон.
Güzel kızlar onu rüyalarında görüyorlar.Он красным девушкам во сне снится.
Bazen rüyamda çok yüksekten düştüğümü görüyorum.Иногда мне снится, как я падаю с большой высоты.
Bazen rüyamda çok yüksekten düşüyormuşum gibi görüyorum.Иногда мне снится, как я падаю с большой высоты.
Uykuda bir rüya gördüğümüz zaman uyanmaya yakınız demektir.Когда нам во сне снится сон — мы близки к пробуждению.
Aslında bütün bunları rüyanda görüyorsun.На самом деле, тебе всё это снится.
Sık sık aynı rüyayı görüyorum.Мне часто снится один и тот же сон.
Kötü rüyalar görmeye başladım.Мне стали сниться плохие сны.
Her yıl aynı rüyayı görüyorum.Каждый год мне снится один и тот же сон.
Bir rüya gibidir ölüm.Смерть подобна сну.
Onu hiçbir zaman rüyamda görmüyorum.Она никогда мне не снится.
Sence o ne rüya görüyor?Как ты думаешь, что ему снится?
Sence o rüyasında ne görüyor?Как ты думаешь, что ему снится?
Ne düşünüyorsun ? O rüyasında ne görüyor?Как ты думаешь, что ему снится?
İyi geceler, tatlı rüyalar.Спокойной ночи. Сладких тебе снов.
Eğer bir bebek uykuda gülümsüyorsa, rüyasında bir melek görüyor demektir.Если малыш улыбается во сне, значит, ему снится ангел.
Sadece üç Türk kadın ismi biliyorum: Kerime, Rüya ve Seval.Я знаю только три женских турецких имени: Кериме, Рюя и Севаль.
Danyal Peygamber'in dördüncü yaratık hakkındaki rüyası tek dünya devletinin oluşumundan bahsediyor.Сон пророка Даниила о четвёртом звере рассказывает о формировании мирового правительства.
Morpheus özellikle kralların ve kahramanların rüyalarından sorumludur.Морфей обязан следить за снами царей и героев.
Ancak Jack sürekli garip rüyalar görmektedir.Сэру Максу начинают сниться странные сны.
Çünkü bir rüyadır hayat, Ve rüya da rüyadır sadece.Дело не в том, что ты видишь сон; ты и есть сновидение.
Rüya Uslu: (Nuray Uslu) İzmir'lidir.Радислав (Радослав) — заботящийся (радеющий) о славе.
Ben de rüyamı anlatmaya gidiyorum.«Я расскажу Вам о своей мечте.
Yedi yaşında ilk büyük kompozisyonu "Rüyaların Çöpçüsü"nü tamamlamıştır.В возрасте семи лет — завершила первую оперу «Сметающий сны».
Oğluna "Yavrum, ben rüyamda seni boğazladığımı gördüm.Воистину, я видел во сне, что я приношу тебя в жертву с закланием.
Babylon Projesi, gerçeğe dönüştürülmüş bir rüya idi.Проект «Вавилон» стал воплощением нашей мечты.
El Sueño de Morfeo (Türkçe: Morpheus'un Rüyası), üç üyeden oluşan İspanyol müzik grubu.El sueño de Morfeo (в переводе с исп. — «Сон Морфея») — испанская музыкальная группа.
Ben 10'un korkulu rüyasıdır.Я верю в чудеса 10.
Vittorio ağzından: Küçük bir çocukken korkunç bir rüya görmüştüm.Вангелису приснился безумный сон, как будто он маленький мальчик.
Bahar Noktası (Bir Yaz Gecesi Rüyası'nın çevirisi) (Shakespeare) 1981.«Сон в летнюю ночь» — фильм (1981).
Bu rüyâ üç defâ tekrar etti.Сон повторился трижды.
O gece Kevin'le ilgili erotik bir rüya görür.В тот же вечер Стефану снится странный сон.
İlk operası Rüyaların Çöpçüsü nün bölümlerini de tam oluşmuş olarak bir rüyasında "duydu".Полностью сформированные фрагменты своей первой оперы «Сметающий сны» она также услышала во сне.
Kendisine rüyaları yorumlama yeteneği verilmiştir.Особенное впечатление на неё произвела его способность толковать сны.
Locke, rüya görür.У Люкса есть мечта.
Yusuf’un rüyâlarında yedi rakamı (mesela, yedi besili inek ve yedi cılız inek gibi) ön plana çıkar.Юсуф истолковал этот сон, предсказав семь лет обильных урожаев и семь лет голода.
Gördüğün rüyayı yerine getirdin.Мечта, которая сбылась.
Geceleri gelip, rüyalarda insanları korkutan ve ruhlarını alan kötücül yaratıktır.Волосень — домашний дух, который пугает и тревожит людей во сне.
Günlüğünde bir önceki gün, tam olarak aynı yerde yaralandığı kehaneti rüyasına girdiğini yazmıştır.В день состязаний он без помех первым добрался до меты, в то время как его соперники сошли с дистанции.
"Rüyalar ayı" olarak da bilinir.天使も夢みる, «Ангелы тоже видят сны»).
Fakat bu sadece bir rüyadır.Но это всего лишь сон.
Ve Gabrielle'nın en kötü rüyası gerçekleşmiştir.Худшим же оказался снимок Николь.
A Midsummer Night's Dream (Bir Yaz Gecesi Rüyası) op.«Midsummer Night’s Dream».
Salih rüya görmek sadece müminlere özgü değildir; müslüman olmayanlar da görebilir.Другого избрания нет, как нет и других избранных, кроме верующих".